Tek bir sanat vardı, bir öğreti, tek bir giz yalnızca: Kendini düşmeye bırakmak, Tanrı'nın istemine karşı durmamak, iyi olsun, kötü olsun hiçbir şeye bir daha bırakmayacakmış gibi sarılmamak. Ancak o zaman esenliğe kavuşurdu insan, o zaman acıdan da korkudan da yakasını kurtarırdı, ancak o zaman.
Eğer deha denen şey gerçekten bir cinnetse, bir şairin, bir ressamın ya da bir bestecinin ortaya koyduğu eser de söz konusu kişinin varlığında, yaşamında ve karakterindeki bir eksikliği gidermek için sürdürdüğü hummalı çabadan başka şey değilse o zaman "normal" insan bu gibi baskı ve zorlamalardan özgür, yani yeteneksiz kişidir.