Şiirlere yeni yeni merak salıyorum.
Kendim karaladığım nacizane yazılarımda, devrik cümlede olabilir. İmla hatasıda yazım yanlışıda. Ben onlarla ilgilenmiyorum. O an düşüncelerim ney ise onu yazıp içimi döküyorum.
Uyandın mı sevgilim
gözlerin uyandı mı
içinde umulmaz yaraları
sular-seller gibi ağıtları gördüğüm?
Uyandı mı gözlerin
sevgi dolu bakışlarla bana bakarken
okyanuslar içinde kaybolduğum?
İki narin papatya ak-pak
ellerin uyandı mı sevgilim
ellerimin içinde ısıttığım
ve durup durup
avuç içlerini öptüğüm?
Uyandı mı dudakların sevgilim
gülce gülüşlerinin tiryakisi olduğum
bir türlü öpmekten bıkmadığım
ve yorgunluğumu dinlendirdiğim?
Uyandı mı sevgilim
içine bin bir acıyı
bin bir hasreti, ayrılığı
ve benim narçiz aşkımı
sığdırdığın o naif yürek?
Uyandılarsa öpmek isterim
gözlerini, ellerini, dudaklarını
yüzlerce, binlerce defa
birini bırakıp diğerini
en çok da yüreğini.
Ser yatağımı sevgilim
uyumak istiyorum.
Kelebek kanadı yüreğinin
tüm sevecenliğiyle
yanı başımda olduğunu bilerek
ve hissederek şefkatli ellerini avuçlarımda.
Zor sorular sormayın bana
hayat yetirince zor zaten.
...
Güldüğüm yerlerden sorun bana
anlatsın sevinçlerim.
Ama sormayın ağladığım yerlerden
çünkü; lâl oldu kederlerim.