Yeşim Yörük

Yeşim Yörük
@YesimYoruk
KELİMELERİN EFENDİSİ / ÖYKÜ: KELİMELERİN EFENDİSİ
“Son zamanlarda Firuze Hanım’ın ruh hali nasıldı? Depresyon, bunalım veya benzeri bir sebepten görüştüğü bir doktoru var mıydı?” “Yok Komiser ablam. Olsa ben bilmez miyim? Yıllar var ki doktor yüzü görmemişti Firuze ablam. Nezle bile olmazdı. Öyle psikoloğa falan da gitmedi hiç. Gitse bilirdim. Her şeyini anlatırdı ablam bana. Kardeşi gibiydim ben onun. İntihar etmiş olamaz. Hayat doluydu o. Asla, asla intihar ettiğine inandıramaz kimseler beni. Ben bunu bilir bunu söylerim Komiser abla; Firuze ablamı kesinkes biri öldürdü.”
Sayfa 171 - Herdem Kitap Yayın / Herdem Polisiye
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
KELİMELERİN EFENDİSİ / ÖYKÜ: KURTLAR SOFRASI
Uzun süren gecenin ardından doğan güneş bile Feride’nin yüreğini aydınlatmaya yetmiyordu. Kızı hakkında bir ihbar duyabilmek ümidiyle masasının üzerinde açık vaziyette duran polis telsizine gözlerini dikmiş, öylece oturuyordu. Kapısının önünde sessizce dikilmiş, Feride’yi seyreden Başkomiser Ahmet, dün gece Cinayet Büro’ya döndükten sonra Feride’ye Adli Tabip ve Komiser Sinan ile yaptığı görüşmelerden öğrendiklerinin hepsini anlatmamıştı. Şimdilik Feride’nin korkularını çoğaltmaktan başka bir işe yaramayacak bazı bilgileri kendine saklamaya karar vermişti.
Sayfa 140 - Herdem Kitap Yayın / Herdem Polisiye
Alıntı
KELİMELERİN EFENDİSİ / ÖYKÜ: MELEK VE ŞEYTAN
“Peki İbrahim Bey, dün gece saat dokuz ilâ on bir arası fabrikada mıydınız?” “Fabrikadaydım ya, neden ki?” “İspatlayabilir misiniz?” İbrahim gözlerini patlatıp bir Feride’ye bir Selim’e baktı. Lafın nereye geldiğini anlamıştı. “Yok, yok Komiserim. Senin ağzın ne söyler öyle? Tövbe… Ben karımı neden öldüreyim?” “Sen öldürdün demedi dayı. Sen cevap ver, fabrikada olduğunu ispatlayabilirsen zaten sorun kalmayacak.” Dişlerini sıkan adam tıslar gibi bir “Hasbinallah,” dedikten sonra zorlanarak ayağa kalktı. Cebinden kimlik benzeri bir kart çıkardı. Fabrikanın işçi kartıydı bu. Hasbahçe Cam Fabrikası yazıyordu kartın sol üst köşesinde. “Aha burada yazıyor fabrikanın adı, sanı. Gidin kendiniz öğrenin orada mıydım, değil miydim!”
Sayfa 82 - Herdem Kitap Yayın / Herdem Polisiye
Alıntı
KELİMELERİN EFENDİSİ / ÖYKÜ: BÜYÜKADA CİNAYETLERİ
Çalan telefonun sesiyle uyandığında ter içindeydi. Başucundaki komodinin üzerinden kol saatini aldı; saat altı buçuğa geliyordu. Yatağın öteki tarafında karısını göremedi. Ankara’ya, oğlu Mehmet’in yanına gittiğini anımsaması uzun sürmedi. Salona ulaştığında artık kesileceğini sandığı telefon ısrarla çalmaya devam ediyordu. “Başkomiserim, ben Selim… Hemen buraya gelmeniz gerek. Yeni bir vaka var!” Başkomiser Ahmet, bir anlığına kafasını toparlayamadı. Hâlâ gördüğü rüyanın etkisindeydi. Hayırsız rüya, anında çıkıvermişti. “Neredesin oğlum? Feride’yi çağırdın mı?” “Büyükada’dayız, Feride Komiserim de yanımda. Olay biraz karışık.” “Nasıl karışık oğlum?” “Gelseniz iyi olur Başkomiserim.”
Sayfa 46 - Herdem Kitap Yayın / Herdem Polisiye
Alıntı
KELİMELERİN EFENDİSİ / ÖYKÜ: İLAHİ ADALET
“Merhaba Bilal. Seni göreceğimi sanmıyordum. Ama madem karşıma çıktın, bana yardımcı olacağından eminim.” “Buyur Başkomiserim. Yalnız, sana nasıl yardım edeceğimi anlayamadım. Sen Cinayet Büro’dan değil misin abi? Benim mekânımda ne işin olur?” “Mekânına gelen biri evinde öldürüldü Bilal. Profesör Sadık Efeli, tanırsın sanırım. “ “Ben profesörlüğünü bilmem ama Sadık Efeli’yi tanırım. Her hafta sonu gelir, temiz temiz kumarını oynar gider.” “Borcu harcı yok mu sana?” “Yok abi, hiç borcu yok bize Sadık Efeli’nin."
Sayfa 27 - Herdem Kitap Yayın / Herdem Polisiye
Alıntı