Karaçay-Malkar Türklerinin mitik tasavvurlarına göre oburlar bebeğin beşiğine kanını içmek için gelirler. Mahti Curtubaylani'nin verdiği bilgiye göre Karaçay-Malkarlarda oburu tanımak için yedi verden alınmış su bir tasa konulmalı ve bu tas bebeğin başucuna içine eritilmiş kurşun dökülerek bırakılmalıdr. Daha sonra soğuyan kurşunun yüzüne bakarak bebeğin hangi oburdan korktuğu, oburun hangi kılıkta (yalan, cüce, kedi) ve kime ait olduğu öğrenilir. Bebeğin oburla ilgili rahatsızlığını sağaltmak için o obur bulunup, dua ettirilip bir şişeye tükürmesi sağlanır. Duası "Calla, calla, callavan / Sen ketgin, kart maravan!" şeklindedir. Eğer obur kabul etmezse, yaşlı bir kadına gidilip sağaltım için yardım istenir. Bu sağaltımın yöntemine göre ise sarımsak, tereyağı, kükürt ve kök boya yaprağı denilen ot karıştırılır ve yedi gün boyunca her sabah bebeğin tenine sürülür. Böylece obur bir daha bebeğe musallat olamaz.