İlk iş memleketin aydınları, çıkarcıların oyunlarını olduğu gibi halka anlatmalıdırlar. Anlatma yolunu bulmalıdırlar. Doğruları söylemek her zaman zor olmuştur ama, mutlaka da bir yolu bulunmuştur.
Yurdun imdadına erken bir zamanda yetişmek imkanı bulunacak mı? Onu soruyorum. Kültür yozlaşmadan, can çekişen toprak ölmeden… Hepimiz de açlıktan ölmeden.
Bir muayyen azınlığın akıl ve bilinçdışı, hak edilmemiş çıkarlarını anayasaya aykırı olarak bütün araçlarla devam ettirme çabaları çoğunluğun uyanmasını, yaratıcılığa yönelmesini ve memleketin imkanlarını bilimsel metotlarla en üst seviyesine ulaştırarak nasibini alıp, mutlu yaşamasını kösteklemektedir. Toprak reformunun, orman reformunun, mesken politikasının, sanayileşme hareketlerinin gereken köklü bir silkinmeyle en olumlu bir şekle sokulmaması bundandır.
“Bunlardan birincisi Türk basınının içyüzüdür. Kazanç mekanizmasının ne olduğunu kedinin pisliğini saklar gibi saklamak zorunda olan bir basın o memleketin gerçeklerini halka söyleyemez.”