Nos, Marlo ve Zaina'ya bir bakış attı.
Tek bir bakış. O kadar küçük ve doğal bir işaretti ki bu, başkası asla fark etmezdi. Ama onlar bir seferde anlamıştı.
Gitmeliyiz, koşmalıyız bakışı. Kaçmalıyız.
Tanrı bilir kaç kez birbirlerine boyle bakmışlardı.
"Bu nedir?" (Eira)
"Süt." (Nos)
"Süt mü?"
Başını salladıktan sonra tekrar kulağıma seslendi.
"Gece rahat uyuyabilmen için. Kesinlikle Marlo ve ben başka ne içersin bilemedik diye değil."