Yunus

Yunus
@Yunus_w
"Her şey zehirdir, mühim olan dozudur."
Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak uygun bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca, hüzünlerinden herşeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. Herkes tabii olanı kabul eder, ortada ne hayal kırıklığı, ne gönül kırıklığı kalır...bu halimizle hepimiz acınmaya layığız; ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...
Fakat bu hep böyle değilmidir? Birçok şeylere olan ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?
Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?
İnsan tahammül edemeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor ben de yaşayacağım... Ama nasıl yaşayacağım!