Yusef Masadow

Yusef Masadow
@YusefMasadow
" Can'sızım " [ Şiir ] 2016 " Rima'ya Mektup " [ Öykü ] 2018 " İçimdeki Kenan Ülkesi " [ Roman ] 2024 Taş - K'ağıt - Makas instagram.com/yusefmasadow
Ağam ağam..! Uskut zamanların keşkelerinde; Yelkovan, titrek mahreminde. İlerlemeyen akrep s'uçsuz, Sırılsıklam kirpikler susuz, Gökten yere aşk, Ki; ne/fer'siz, mutsuz.. Ağam ağam..! Bir hal olmuş şiirlere, Kalem kanlı, Kılıcı kuşanmış kerb'elâsında,, Ki; zernişâ, Hazanda gurur, Arzu ahvale derdest, Tabirsiz bir rüyadan zebanice vurur. Vurgun yemiş (k)ulaklar, Yürek sağır, Kâbusa zimmetli, uykuda gurur... Ağam ağam..! Örse vurulmuş vuslat, Örs'elenmiş âşık'a revamı sırat. Sevme(me)ye râm.. Silin(me)mişler vadisinde, ayrılık yayan, Yol vardı sinesine, kahra ayan, Yolcusunda yalnızlığın kırkı, Arafa yeminli yılgın yanılgı, Akla tuzak, bu kaçıncı satılıştı....
Reklam
Az bile insana bunca musibet İmanı kuranı rafa kaldırdık Hurafe diz boyu akıl cenabet İlimi irfanı rafa kaldırdık Ne kuru ekmeği ne sıcak aşı Bölmedik ikiye fırlattık taşı Hep bana Rabbena çekiyor başı Vicdanı insafı rafa kaldırdık Hayvana eziyet cezasız bizde Tecavüz idamsız hak bulur bizde Adalet nerede bulurmuş sözde Edebi hayayı rafa kaldırdık Aklını başına almazsa millet Geçer mi topyekün azılı illet El alem çalışsın sen otur seyret Emeği desteği rafa kaldırdık // Yunus Toktay //
Bir kış daha bitti... Bitti diyorsam; arza emrivâki fâsıladan, körpe yeşilin cilvesinden, filizlenen başaklardan, ağaç dallarında şakıyan kuşlardan, toprağını delen tohumlardan, taşlara nazlanan eflatun menekşelerden kulağıma gelen mûsikî sesindendir... Gökler kadar ırak değil haşr-i bahar; kışın hengâmına, gün vuran ayazlara mı aldandın..? Gözlerini kaldır, seyrâna çık ömür tüketen gâm u kederden, gözyaşı döktüğün gecelerden..! Güneş bir başka doğuyor dünlerin önünden;cemre düşmüş olmalı,zemherinin har'ına...Durma,çek içine havayı ! Nasıl da esiyor ılık rüzgâr,ıtır kokuları sarmış her bir yanı...Mest olsun ruhunun aynasında,Sevgili'nin sûret-i yansıması... Sanki ,Aşk geçmiş buralardan...Sanki,vuslatın kokusu sinmiş cân'ına...Bir nefes(len)Sen..!! Ser'imi sevi'sine feda ettiğim;kapat gözlerini,en güzel düş'ünü ser mavi atlasa ! Ser ki;göreyim cemâlinin rû'yetini... Bilmez misin;felâket'i olur Âşık'ın didâr'ından,mahrumiyet...Bilmez misin;nazargâh'ımdır gözlerin,hangi ufka yönelsem.......buğusunda yalnız Sen...!! Daralıyor vakit!! Kulak ver; gönlüne sezdirilen sırrın, kendi zamanına ulaşan sesine... Sukutu adımladığın yollarda ses olayım lisanına... Dinle ve dile tez elden fasl-ı baharı... // Yunus Toktay //
Kasem ki ; Aşk'a ve Sevda'ya , Yediye ve katlarına İnandığım sabahlara Ah,ne yamandır sevgi..! Dönüşü olmayan düş'melerde, Günahına küskün Talihi sükut Ve zamansız heykel gibi, Bir kadın gördüm ; Yüreği mayın döşeli... Duydum..! Musarra Rubai'ler okuyor, Vakur ve mağrur... Oluk oluk duygu akıyor Yüzünden ; Ve gözlerinde itir/af var, Mavi'ye asi bakıyor... Kasem ki ; Sabr'a ve Sadr'a , Kırk'a ve silsile-i sıraya Dalağı patlamış tay'a Ah,ne yare'dir gidişi..! Dönüşü olmayan küs'melerde, Terkisinde eş yitirmiş Talihi manramak
Kabrinden t'AŞ K'aldıran Karınca...
. Hüzün düşmüş düşüncelere; ay ile güneş arasında kalmış cismin... Ey aşka soyunmuş Mihr-i Mâh..! Ay ışığında, yüzünü güneşe dönmüş gibisin... Evvelinde Zümrüd-ü Ankâ yakar, ahirinde bir kumru hep seni arar; upuzun bir yol eşiğinde, bekleşenler var... O yol ki; sol ucuna mil çekilmiş kalbinin, sevda desen ikisinde de mühürlenmiş... Yol ayrımında bir Karınca...Yolcunun heybetinden nâçar; menzilin ötesinde murâdın kundakta beklerken, O yolcudan kaçar..! Kısrağını kuşanmış kadını, sırlamış Karınca; hiç salınma !! Al hisseni Karınca'dan; al ki, geçit versin düş beşiğine gâm'dan... Al sırrını Karınca'dan; al ki, çekilsin siy/âh perdeler Daru's-Selâm'dan... Af dilemek elzem; hele bak avuçlarına,bak ! Ne'n var ki, veresin..?! Feleğin sahnesinde taşın kaderi görülmez, zinhâr ! Reng'ini sudan almış, ne çetrefillidir hikâyesi; birden bir'i çıkaracaksın ki, aşikâr olacak bir'den ötesi... Ama,ne karışık bir rüya..! Uyandım... Durdum, duruldum; yatağına bir yol buldum. Toprakta b/arınmayan "Su" aciz... Evirdim, çevirdim; döndürdükçe dünden öteye geçemedim. Nazarıma d/okunmayan "Taş" aciz... Kanatlanıp,çırpındım;arz-ı / hâl'ı / mdan kesilemedim. Lisân'ımdan bîhaber ötüşen "Kuş" aciz... Baktım baktım,göremedim; görsem bile çözemedim. İdrâk'ten nasiplenmeyen "Göz" aciz... Dillendim, dilden düşürdüm; bir susup beş söyledim. Aşk'a susamayan " Gönül " aciz... Velev ki; yol aziz, menzil aziz... Karınca'nın nasihatı, taşın hali vakti, yolculuğun sadakâti aziz; Vesselâm....... // Yusef Masadow (Yunus Toktay) //
Reklam