Yusef Masadow

Yusef Masadow
@YusefMasadow
" Can'sızım " [ Şiir ] 2016 " Rima'ya Mektup " [ Öykü ] 2018 " İçimdeki Kenan Ülkesi " [ Roman ] 2024 Taş - K'ağıt - Makas instagram.com/yusefmasadow
Umut; yeniden başlamaya cesareti olanın azığıdır. Ağız konuşur, yürek inanır... Varmak istenilen liman uzaksa; Korkulardan özgürleşerek, niyeti sağlam tutmalı... Kuşku; Kemirgenlerin en merhametsizidir... Beklentiler insanı yanıltır. Kanaat sofrasından gözü tok kalkan; Allahın taksimine razı gelir... Amenna ki; Rızık veren, sadece yaratandır.... Herşeyi tevekkülle karşıladığımız bir gece diliyorum... Beterin beteride var ilkesi göz ucumuzda imza olsun.... Ben, eski ben olamam amma, eski seni özlüyorum... // Yusef Masadow //
Reklam
Aşk'a uyandığın vakittir, ömrünün en şerefli saati... // Yusef Masadow //
Gün/eşi bekleyen kadının hikayesi...
. Evsizdi, evinde kadın. Evliydi. Mutsuzdu, mutlu görünen kadın. Belliydi. Sağı varlık, solu yokluk Hileli oyunda iki soluk. Güneşi seviyordu kadın. Gün eş'ti. Beyaz dişleri siy/aha geçti Gökkuşağından bir renk seçti Gül'dü kadın Güldü geçti.... Gülümsemesini saçtı kadın. Aynaya baktı Beyaz fırçayı soluna bandı. Maviye boyadı. Balkona astı. Mavi yâr'dı Mavi ondandı. Geceyi sevmiyordu kadın Ay'a küskün. Gülüşünü rafa kaldırdı Gece karaydı Saçını taradı Aynaya baktı Kendini kokladı
İnsandım...
. Bir ömür düştü dünyaya, Ebe'min avuç içleriyle yıkandım, al sularla. Gökyüzünde mahcubiyet, Çizgimde ki mecburiyet... Ilk nefesimi böyle aldım. Daha da alacaktım. Alacaklıydım... Belâ'mda nâr-ı cüdâ, bir gün aslıma rucû, bezirgan bir nefes ile, sebebimden son'ucuma, yolumda taban eskittim... Eskiyecektim, Eksiktim... Razılığım yokken varlığıma, doğdum binbir hülyaya. Belâmıdır, elamıdır, kapdırdım kendimi dünyaya. Çekti nazarımı bir avuç telaş, en kutsalsız yanına, ne yaman ateş. Şansım, en büyük günahlarla yanyana. Hayallerim talan, son kez baktım, bu ne yaman istila.Hercâ-i yazgım, dikildi baş'ucuma.Kendime yakıt kaç kitapsızdan mürekkeb devşirdim. Suya bir kez kandım, kabahat ile tartıldım.Yüküm sancıydı, azığım ateş. Kaç yağ kandili yaktım karanlığa sığınanlara. Dumandı, Karaydı, Yaraydı... Can pazarında gürültü koparmazdı pervane bilirim. Bahtımda katran kokusu, bugün var yarın yok idim...Ben son geminin mana yolcusu; yokluk peşimde, hem hâl idim. Suretimi terkedecekken, sıra geldi akıbete; İçimde isyankar süvari.Kan ile kanca, av oldum amansız tuzaklarda.Yola dehlemeden nalım vuruldu.Kurulmuş dar ağacına günler, kurulmuş saatim. Yelkovanın kancasında gömleğim. Dolup boşalıyor zamanın zembereği. Bilmem kaç üstü açık mezar, bekler toprağımı. Düzen kurulmuş; kim gördü kim duyacak. Kimse sormaz; açmış, tokmuş, dert üstüne dert...Babasının sırrına ihanet etmiş aynada velet. Damağımda yasak meyve tadı, ağzımda binler ağıt. Kırkımı örse vurdum ,küheylandı gençliğim. Kalbim ilk kıpırdadığında yitiklerime ağladım. Za'y oldu ruhum, za'y oldu emanet. Sahte yüzlerde hileye katık olmuş muhabbet. Namert çeşmelerde bir ile pirlere aldandım. Vefadan nasibsiz dostun selamına muhtaç. Kirpiklerim ıslanmadan, dünyadan usandım, Ne kaderim durdu, ne kederim... Yusef Masadow