Demir attım zamana,menzili meçhûl bir durakta...Yokluğun en yokunda,kaybolmaktı isteğim. Bir âh miktarı daha sokuldum,yalnızlığımın buğusuna ve " seni yaşayabilme " ihtimâlimi çizdim üzerine;hoyratça..! Öyle ki;bir yanı yarım'lık,bir yanı ham'lık. Ecel gibi sarıp sarmaladım da hüznümü;sakındım yüreğimi,sakladım,bir zemherî efkârında...
Bir yüreklik mesafenin,imkânsızlığıydı bu...Sineye çekip,arşınladım. Gidip de dönmelerin ayrık yollarında,başladığım yeri aramaktan usandım;yeni yaralar peydahladım...Yine de,dimdik durdum izzetimle ! Hayret ki,ne hayret..! İçimin iniltilerine bel bağlayıp,avuç açtım arsızca. Sır'lı kelimelerin tümünü okudum,kelâmsız satırlarda. Yankılandım "ben" yanımda,duruldum "sen" yanımda ! Anladım ki;kavuş(ma)manın mucizesiydi,tutunduğum...Yavaş yavaş uzaklaştım,mutmâin bir vedayla...
Sonra;gel-geç eyledim tövbeyi,gün/âh'ımın nâaş'ını savurdum...Bildiklerimin küllerinde,yüreğimi dağlayan bilinmezlikleri soldurdum. Y/el'e verdim hasretimi;yığıldım,boynu bükük sevdamın ayak uçlarına...Veyl olsun zamana;kışına,yokluğuna,yoksunluğuma ! Zeyl'ettin günâhını boynuma,hiçliğimi s/onsuzluğa..! Karardı gece,söküldü yıldızlar;evvel'inden âhir'ine,ikiye ayrılmak düştü zaman'a...
Yorgundum...Bahtımın s/ol yokuşunda,vaktin sesine uyandım. Var mıydım,yok muydum ? Bilmiyordum...Tam o anda;göçebe ruhumu göğün eşiğinden geçirip de,bir Cân kenarında bağdaş kurmayı umdum..!! Saldım,beklediğim ne varsa...Öyle uzaktan uzağa,yarınları ummak değildi bu. Aşktan fukarâ dün'leri unutup,yükselmekti;düş'lerimden...
Ardında Gün/eş'i saklayan sarp yollarda,döndükçe döndüm;ağzı hiç açılmamış gün ışığıydı tek ihtiyacım ve bir de gün/aşığı...İzlerini sürdüm. Yolun sonunda,küçük bir ev gördüm...Sahiciydi ! Koşup,kapısından içeri girdim;bekleniyordum,sevindim ! Bir oda bir