Öyle bir davanın mensubu ol ki rehberlerini peygamberlerden, sıddıklardan, şehitlerden ve salihlerden edinebilesin.
Emniyeti ve eminliği şahsiyetin temel esası olarak belirle ki dostlarını hayran bırakasın, düşmanlarını ise kendine takdir ettirebilesin.
Teslimiyeti kulluk yolunun en önemli azığı olarak edin ki korkmayasın, yorulmayasın, pazarlıklara girmeyesin, iman şerbetini başkalarına ulaştırmak için kendinden bile vazgeçebilesin.
Ümmetin vahdetinin Allah'ın bir emri olduğunu unutma ki şahsî ihtirasların, dünyevi makam ve mevkilerin, takdir ve alkışların kurbanı olmayasın.
Allah ile irtibatını her gün biraz daha güçlendirir ki ayağını yere sağlam basasın, O'ndan başkası ile tatmin olmayasın, savrulmadan istikamet üzere kalabilesin.
Araplar ön dişlerinden mahrum olup bazı harfleri çıkaramayanlara hetem derlerdi. Bundan ötürü Hz. Ebu Bekir, Ebu Ubeyde hakkında "O, hetemlerin en güzelidir." derdi.