Hatalar ruhumuzda pişmanlık bırakır, tıpkı bir yaranın derimizde iz bırakması gibi; o da sürekli kaşınır ve göze batar. Akıl tüm üzüntülerin üstesinden gelebilir, fakat pişmanlığın karşısında onun da eli kolu bağlıdır.
Neyi nasıl söylediklerine aldırmadan insanlar bizim hakkımızda konuşsun diye çabalayıp duruyoruz. İsmimizi başkalarının ağzından duymak nasıl da tatmin ediyor bizleri, sanki artık ismimiz var oluşunu tamamlamış ve ağızdan ağıza yayılarak varlığını sürdürecekmiş gibi...