Yusuf Ş

Yusuf Ş
@Yusufkitap
İstanbul
22 Şubat
30 okur puanı
Temmuz 2018 tarihinde katıldı
EDMONDO DE AMICIS
İstanbul’a girerken hissettiğim duygu, bana, Messina’nın boğazlarından Boğaziçi’nin girişine kadar süregelen on günlük yolculuk boyunca gördüğüm her şeyi unutturdu. Bir göl kadar durgun Yanya Denizi, Mora’nın güneşin ilk ışıklarıyla gül pembesi bir renge bürünen uzak dağları, gün batımında kor gibi parlayan Yunan takım adaları, Atina’nın harabeleri, Selanik Körfezi, Limni, Bozcaada, Çanakkale Boğazı, yolculuk boyunca beni eğlendiren ve ilgimi çeken pek çok insan ve olay, Haliç’in manzarasında silinip, gittiler. Şimdi artık, onları anlatmak istesem, hafızamdan çok hayal gücümü çalıştırmam gerekecek. Ancak ilk sayfamın sıcacık ve canlı başlayabilmesi için, anlatmaya, seyahatin Marmara Denizi’nin ortasındaki son gecesinden ve geminin kaptanının bana ve arkadaşım Junk’a yaklaşıp, ellerini omuzlarıma koyarak, boğuk Sicilya aksanıyla ‘Baylar, yarın şafak sökerken, İstanbul’un ilk minarelerini göreceğiz…”
Reklam
EDMONDO DE AMICIS
İstanbul’a girerken hissettiğim duygu, bana, Messina’nın boğazlarından Boğaziçi’nin girişine kadar süregelen on günlük yolculuk boyunca gördüğüm her şeyi unutturdu. Bir göl kadar durgun Yanya Denizi, Mora’nın güneşin ilk ışıklarıyla gül pembesi bir renge bürünen uzak dağları, gün batımında kor gibi parlayan Yunan takım adaları, Atina’nın harabeleri, Selanik Körfezi, Limni, Bozcaada, Çanakkale Boğazı, yolculuk boyunca beni eğlendiren ve ilgimi çeken pek çok insan ve olay, Haliç’in manzarasında silinip, gittiler. Şimdi artık, onları anlatmak istesem, hafızamdan çok hayal gücümü çalıştırmam gerekecek. Ancak ilk sayfamın sıcacık ve canlı başlayabilmesi için, anlatmaya, seyahatin Marmara Denizi’nin ortasındaki son gecesinden ve geminin kaptanının bana ve arkadaşım Junk’a yaklaşıp, ellerini omuzlarıma koyarak, boğuk Sicilya aksanıyla ‘Baylar, yarın şafak sökerken, İstanbul’un ilk minarelerini göreceğiz…”
Ömür Hanım
ve güz geldi ömür hanım. dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. insanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. yağmur ha yağdı ha yağacak. incecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. hüznün bütün koşulları hazır. nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı, yüzüm ömrümün atlası, düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. yaşamak bir can sıkıntısı mıdır ömür hanım? her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar ?
Gavroche takes the bullets from their bags and puts them into his bag. He is small and quick, and his bag is nearly full before the soldiers start shooting at him. Come back, Gavroche! He sings louder, but the fifth bullet hits him, and he falls down in the street. He moves once, then falls back. Gavroche is dead. A child of the Paris streets, his singing now stopped for ever, just another dead body in the rebellion.
Sayfa 37·Kitabı okudu

Yusuf Ş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·56 syf.·
2024 27. kitabı
Victor Hugo
9.4/10 · 105,4bin okunma
Reklam