Rasulullah (sav) şöyle buyurur:
"Şu üç kişinin duası müstecâptır: Oruçlunun duası, zulme uğrayanın duası ve yolcunun duası" (İmam Beyhakî)
"Şu üç dua asla geri çevrilmez: babanın çocuğuna yaptığı dua, oruçlunun duası ve yolcunun duası" (Sahîhu'l-Camii's-Sağîr)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı dua kabul edilir. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, 'duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin' diye dua eder." (Müslim)
Ramazan ayında yapılacak en güzel amellerden birisi; gerek önceki günahlarımıza gerekse ileride işlememiz muhtemel olan günahlarımıza şimdiden Allah'tan bağış dilemek ve O'ndan bizi affetmesi için bu güzel ayı fırsat bilerek ısrarla mağfiretini dilenmektir.
Tevbe İle İstiğfârın Farkı
İslâm âlimlerinin belirttiğine göre, tevbe ve istiğfar kelimeleri farklı cümleler içerisinde kullanıldığı zaman aslında aynı anlamı ifade etmektedir; lakin bir cümle içerisinde yan yana kullanılırlarsa o zaman aralarında küçük bir fark, basit bir nüans olur. Bu durumda istiğfar "önceden işlenen kötü amellerden dolayı Allah'tan af dilemek" anlamına gelirken; tevbe "ileride işlenilmesinden korkulan günahlardan dolayı şimdiden Allah'tan bağışlanma dilemek" manasında kullanılır.
Tevbe, İslam âlimlerinin ifade ettiğine göre "İşlenen günahı terk ederek Allah'a dönmek; emirlerine uymak ve yasak ettiği şeylerden kaçınmak suretiyle Allah'a sığınarak O'ndan affetmesini, bağışlamasını dilemek" demektir. İstiğfar ise: "Allah'tan bağışlanma talep etmek" demektir ki, çoğu zaman yenge tevbe ile aynı anlamda kullanılır.