Ama etkili bir Ben-İletisi vermek için üçüncü bir parçaya da ihtiyacınız vardır. Çocuklar davranışlarının neden problem yarattığını bilmeliler. Bu yüzden onlara davranışlarının aile üzerinde yarattığı akla yatkın ve somut etkiyi söylemeniz önemlidir
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Genellikle, iki parçalı bir Ben-İletisi (istenmeyen davranışın tanımı ve ebeveynin bu konuda ne hissettiği) çocuğun istenmeyen davranışını değiştirmek için yeterlidir.
Ebeveynler çoğu zaman çocukların aile içinde sorumluluk yüklenmedikleriden yakınırlar. Onlara göre çocuklar ebeveynlerinin gereksinimlerine saygı göstermezler. Ancak çocuklar, kendi kendilerine bir şey yapmalarına fırsat verilmezse sorumlu olmayı nasıl öğrenecekler?
Ebeveynler, evde çocuklarının ciddi sorunlar hakkında konuşmamasından şikayet ettiklerinde, olay genellikle bu tür problemlerin zaman zaman tereddütlü bir biçimde çocuklar tarafından ortaya atılması ama ebeveynlerin geleneksel bir biçimde öğüt, vaaz ve ahlak dersi vermeye, öğretmeye, değerlendirmeye, yargılamaya, iğnelemeye ya da ilgi dağıtmaya başlamasıyla sonuçlanıyor. Sonra yavaşça çocuk kendi zihnini sonsuza kadar ebeveynin zihninden ayıracak perdeyi indirmeye başlıyor. Ebeveyn ile çocuk arasındaki bu yabancılaşma şaşılacak bir şey değil. Bu durum birçok ailede oldukça yaygın çünkü ebeveynler dinlemiyor-öğretiyorlar, düzeltiyorlar, itiraz ediyorlar, çocuklarının gelişmekte olan zihinlerinden gelen mesajları önemsemiyorlar.
Ebeveynlerin öğrenmesi gereken şey, çocuğun sızlanmalarını ve mızmızlanmalarını güven verme ya da tehdit etme yoluyla bastırmak yerine çocuğun duygularını kabul etmektir. Çocuklar sadece kendilerini ne kadar kötü hissettiklerinin bilinmesini isterler.