Ç.

Ç.
@Z_B_C
Asıl zor olan, insanlarla birlikte yaşamak değil onları anlamak, dedi doktor.
Reklam
Körlerin en kötüsü artık görmek istemeyen kördür
vaktiyle mucizeler yaratılmış bir yerdeyiz, ama şimdi o sihirli güçlerimin kanıtları bile ortada yok, ne kadar belge varsa alıp götürmüşler, Bizim elimizden gelebilecek tek mucize yaşamaya devam etmektir, dedi karısı, hayatın kırılganlığını her gün korumaktır, sanki hayatın kendisi körmüş gibi, ne yöne gideceğini bilemeyen hayatmış gibi, belki de doğrudur bu, ne yöne gideceğini gerçekten bilemiyordur, bize aklımızı verdik-ten sonra kendini bizim ellerimize teslim etmiştir, oysa baksanıza onu ne hale getirdik biz
Bir örgüt, bedenimiz de örgütlü bir sistemdir, örgütlü kaldığı sürece hayatta kalıyor, ölüm ise örgütsüzlüğün sonucundan başka bir şey değil, Bir körler toplumu yaşamını sürdürebilmek için nasıl örgütlenebilir, Örgütlenmek yeter, örgütlenmek bir bakıma görmeye başlamak demektir
Ölüm her zaman bir zaman meselesi olmuştur, dedi doktor, Ama insanın yalnızca kör olduğu için ölmesi, ölümlerin en kötüsüdür, Hasta olduğumuz, kaza geçirdiğimiz için ya da tesadüfler sonucu ölüyoruz, Buna bir de kör olduğumuz için ölmek eklendi, demek istiyorum ki, körlükten ve kanserden, körlükten ve veremden, körlükten ve AIDS'ten, körlükten ve kalp krizinden ölebiliriz, hastalıklar insandan insana değişebilir, ama şu anda bizi tam anlamıyla körlük öldürüyor, Ölümsüz değiliz, ölümden kaçamayız ama hiç olmazsa kör olmaktan kaçınmalıyız, dedi doktorun karısı, Nasıl yapacağız bunu, körlüğümüz somut ve gerçek, dedi doktor, Ben bundan pek emin değilim, dedi karısı, Ben de, dedi, koyu renk gözlüklü genç kız.
Reklam