seda

Sabitlenmiş gönderi
hayatını müzeyyen kılmak, inceliği bulmak, incelikli yaşamak da devrimdir. virginia woolf’un dediği gibi; ne hoş bir güzelliği vardır; hafif adımlarla dünyaya gülümseyerek geçenlerin, kimseye bir kötülüğü dokunmadan yaşayanların, onurlu bir yaşam seçenlerin...
Reklam
Duygusal olgunluk’ bir kişinin başkalarıyla derin duygusal bağlar kurarken aynı zamanda nesnel ve kavramsal olarak düşünme becerisine sahip olduğu anlamına gelir. Duygusal olarak olgun insanlar bağımsız şekilde görevlerini yerine getirirken hem derin duygusal bağlar kurabilir hem de günlük hayatlarına sorunsuz bir şekilde devam ederler
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Rol değiştirme, duygusal olarak olgunlaşmamış ailelerin kendine has bir özelliğidir. Bu noktada, ebeveynler çocuklarına sanki onlar birer ebeveynmiş gibi davranır ve çocuklarından daha fazla ilgi ve yardım beklerler. Bu tür aileler rol değişimi yaparlar ve çocuklarından yetişkin konularında bile sırdaş olmalarını beklerler. Çocuklarıyla kendi evlilik sorunlarını konuşan ebeveynler, rol değişimine örnek verilebilir. Ayrıca, bir çocuğun ebeveynlerinden beklemesi gibi onlar da çocuklarından kendilerini övmelerini, onlar için mutlu olmalarını bekleyebilirler.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Bir kadın danışanımın bana dediği gibi “Ben ailemin hoşuma giden yanlarını seçerdim ve bunu onların gerçek yanı gibi düşünürdüm. Kendime her zaman bu iyi yanlarının kazanacağını söylerdim ama hiçbir zaman öyle olmadı. Onların acı verici yanlarının asla gerçek olmadığını varsayardım. Ancak şimdi onların hepsinin gerçek olduğunu fark ediyorum. ” İnsanların savunmaları kişiliklerinin ayrılmaz bir parçası…
Sayfa 39·Kitabı okuyor
Bir ebeveyn olarak, zayıf duygularıyla ilgili korkularını çocuklarına geçirirler. Bu tür ailelerde, üzülen çocuğa genel bir tepkiyle cevap verilir; “Şimdi sana ağlayabileceğin bir şey vereceğim. ” Duygu fobisi olan ebeveynlerin çocuklarının çoğu, ağlamaya başladıklarında asla duramayacaklarına dair bir korku geliştirirler. Bu korku o duyguyu tam olarak ifade edebildiklerinde ağlamanın kendiliğinden durduğunu öğrenmelerine asla izin verilmediğinde ortaya çıkar. Üzüntülerini bastırmayı öğrenen ebeveynler tarafından büyütüldükleri için, bu çocuklar asla ağlama eyleminin doğal ritmini ve nasıl azalacağını deneyimleyemezler. Bu koşullar altında büyüyen çocukların kendi duygularından nasıl korktuklarını görmek kolaydır. Açıkçası, mutluluk ve heyecan gibi olumlu duygular bile endişeyle ilişkilendirilebilir. Örneğin; Anthony eve doğru yürüyen babasını karşılamak için sevinçle dışarı çıktığı anda yaşadığı acı verici olayı hatırladı. Küçük bir çalılığın üstünden atlamıştı ve ayağa takılıp yere düşmüştü. Açıkçası, Anthony babasından onu görmek için gösterdiği sevinci takdir etmesini beklerken babası onu dövmeyi seçmişti. Bunun sonucunda da Anthony, sadece babasından korkmayı değil aynı zamanda başını belaya sokabilecek bir mutluluk anından korkmayı da öğrenmiş oldu.
Sayfa 41·Kitabı okuyor