Ah her şey burada kalıyor demek
Bu içimizi ısıtan güneş,
Özenle kurduğumuz evler,
Aşk için büyüdüğümüz günler,
Yorgunluklarımız,
O aziz acılarımız, savaşlar,
Demek hepsi
Burada kalıyor öyle mi?
Boşuna yorulduk desene
Özgür bir yürek olmaktı en güzeli…
Mevlana İdris Zengin
Sözde senden kaçıyorum
Dolu dizgin atlarla
Bazen sessiz sevdasın
İpekten kanatlarla
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
Karşıma çıkıyorsun
En serin imbatlarda
Adını yazıyorum
Bulduğun fırsatlarla
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
Sözde senden kaçıyorum
Dolu dizgin atlarla
Ne olur bir gün beni
Kapından olsun dinle
Öldür bendeki beni
Sonra dirilt kendinle
Çarpsam kara sevdayı
En azından yüzbinle
Nasıl bağlandığımı
Anlarsın kemendinle
Kaç defa çıkıp gittim
Buralardan yeminle
Ama her defasında
Geri döndüm seninle
Hangi düğüm çözülür
Nazla, sitemle, kinle
DELİ...
Ağanın biri köyünde büyükçe bir konak yaptırmış. Açılış günü köyde yaşayan herkese yemek vermiş.
Çoluk-çocuk,
kadın-erkek,
akıllı-deli.
Deli lafın gelişi değil, gerçekten deliyi de davet etmiş çünkü hemen her köyde olduğu gibi o köyün de bir delisi varmış.
Yemekler yenmiş. Köylüler ayrılırken
Ağa,
“Deliye sorun, bu konaktan ne istiyorsa alsın.” talimatını vermiş adamlarına.
Delinin gözü bahçede bağlı duran beyaz ata takılmış ve
“Bu atı istiyorum.” demiş.
O at ise Ağa'nın gözdesiymiş. “Hayır!” demiş Ağa, “Başka bir şey istesin.”
Deli ısrar etmiş,
“İlla da bu beyaz at.” diye diretmiş.
Ağa da “Hayır!” demiş başka bir şey dememiş.
Ziyafet bitmiş, ayrılık zamanı gelmiş. Deli konaktan melül-mahzun bir şekilde ayrılırken bir şeyler konuşuyormuş kendi kendine.
Ağa'nın dikkatini çekmiş bu hâl ve
“Gidin dinleyin bakalım.” demiş adamlarına.
Deli sürekli şunu söylüyormuş:
“Sen isteseydin verirdi, Ağa da kim oluyor ki?
Sen isteseydin verirdi, Ağa da kim oluyor ki?”
Adamları, Ağa'ya söylemiş delinin dediklerini.
“Geri çağırın ve verin atı demiş.” bu defa ağa.
Deliye atı vermişler.
Deli,
atın yuları elinde konaktan ayrılırken yine aynı şekilde söylenmeye devam ediyormuş.
Ağa adamlarına
“Bu defa ne diyor, gidin dinleyin.” demiş.
Ne diyormuş biliyor musunuz deli: