Zarif Yıldırım

Zarif Yıldırım
@Zarife33
Bismillahirrahmanirrahim /بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Ah her şey burada kalıyor demek Bu içimizi ısıtan güneş, Özenle kurduğumuz evler, Aşk için büyüdüğümüz günler, Yorgunluklarımız, O aziz acılarımız, savaşlar, Demek hepsi Burada kalıyor öyle mi? Boşuna yorulduk desene Özgür bir yürek olmaktı en güzeli… Mevlana İdris Zengin
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sözde senden kaçıyorum Dolu dizgin atlarla Bazen sessiz sevdasın İpekten kanatlarla Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla Karşıma çıkıyorsun En serin imbatlarda Adını yazıyorum Bulduğun fırsatlarla Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla Sözde senden kaçıyorum Dolu dizgin atlarla Ne olur bir gün beni Kapından olsun dinle Öldür bendeki beni Sonra dirilt kendinle Çarpsam kara sevdayı En azından yüzbinle Nasıl bağlandığımı Anlarsın kemendinle Kaç defa çıkıp gittim Buralardan yeminle Ama her defasında Geri döndüm seninle Hangi düğüm çözülür Nazla, sitemle, kinle
DELİ... Ağanın biri köyünde büyükçe bir konak yaptırmış. Açılış günü köyde yaşayan herkese yemek vermiş. Çoluk-çocuk, kadın-erkek, akıllı-deli. Deli lafın gelişi değil, gerçekten deliyi de davet etmiş çünkü hemen her köyde olduğu gibi o köyün de bir delisi varmış. Yemekler yenmiş. Köylüler ayrılırken Ağa, “Deliye sorun, bu konaktan ne istiyorsa alsın.” talimatını vermiş adamlarına. Delinin gözü bahçede bağlı duran beyaz ata takılmış ve “Bu atı istiyorum.” demiş. O at ise Ağa'nın gözdesiymiş. “Hayır!” demiş Ağa, “Başka bir şey istesin.” Deli ısrar etmiş, “İlla da bu beyaz at.” diye diretmiş. Ağa da “Hayır!” demiş başka bir şey dememiş. Ziyafet bitmiş, ayrılık zamanı gelmiş. Deli konaktan melül-mahzun bir şekilde ayrılırken bir şeyler konuşuyormuş kendi kendine. Ağa'nın dikkatini çekmiş bu hâl ve “Gidin dinleyin bakalım.” demiş adamlarına. Deli sürekli şunu söylüyormuş: “Sen isteseydin verirdi, Ağa da kim oluyor ki? Sen isteseydin verirdi, Ağa da kim oluyor ki?” Adamları, Ağa'ya söylemiş delinin dediklerini. “Geri çağırın ve verin atı demiş.” bu defa ağa. Deliye atı vermişler. Deli, atın yuları elinde konaktan ayrılırken yine aynı şekilde söylenmeye devam ediyormuş. Ağa adamlarına “Bu defa ne diyor, gidin dinleyin.” demiş. Ne diyormuş biliyor musunuz deli:
Nerede bir can ölse, oralı olur yüreğim. Olmalı zaten. Olmazsa insan olmaz yüreğim....! ~ Ahmed Arif~
. BİR Üstad'dan Okumadım, Yol Nedir, Erkân Nedir. İlm-i Zahir Okumadım, Kalpteki Bürhan Nedir. Ey Beni Yaratan HÜDA’m, Cümle Bilgi Sendedir. Dertliler Geldi Kapına, Hem Dermanı Sendedir. . Hazreti HIZIR A.S.'ın Talebesi LADİKLİ AHMET HÜDAİ HAZRETLERİ ❤❤❤