Belkide yeryüzünde insanlığın ulaşmaya çalıştığı hedef, ulaşmaya çalışma surecinde, yani hayatın kendisinde yatmaktadir. Ulaşılacak sonda iki kere iki dört eder gibi kesin olarak sunulacak bir formülde değil.
İnsanoğlu yeni yollar inşaa etmeyi ve yaratıcılığı sever, bu tartışılmaz bir gerçektir. Ama neden yıkıcılığa ve karmaşaya bu kadar düşkündür peki ? Söylesenize! Bu konuda bende bir şeyler söylemek istiyorum. Belkide insanoğlu kurmakla yükümlü olduğu yapıyı tamamlamaya ve hedefine ulaşmaya içten içe korktuğu için yıkmaya ve karmaşa çıkarmaya bu kadar düşkündür. Ne biliyorsunuz; belkide binayı uzaktan seviyordur, yakından değil. Belkide sadece inşaa etmeyi seviyordur içinde yaşamayı değil.