İnsanı en çok gerçekmiş gibi gelen ama gerçekleşmeyen rüyalar acıtırdı. Uykunun en savunmasız haline büründüğünde kimi zaman sevdiğine kavuşur kimi zamanda en çok istediği şeyi yaşardı zihninde. Uykunun zırhından sıyrılmaya başlayınca ise ruhu çırılçıplak kalırdı ve gerçekler hiçbir zaman hayal kadar etkileyici olmazdı.
İnsan,inanırdı. Bir söze,bir bakışa,bir gülümsemeye...
İnanmak en kolay şeydi ve çoğu zaman insanı mutlu ederdi ama bazen öyle şeyler yaşardınız ki inanamazdınız. Çünkü inandığınız bir şey olurdu.