Zehra Ekinci

Zehra Ekinci
@Zehramay
Mihrabını arayanlardan
… Öpmek, aslında yudumlamak demektir. Bu yüzden Türkler eskiden çorba içmeye, “çorba öpdim (öptüm)” derdi. Dahası öfke (öpke) de buradan geliyor. Aralarındaki bağ ise nefes. Öfkeyle solumak, çorbayı höpürdetmek ve sevdiğini öperken kokusunu çekmek… Hepsi nefesle ilgili. Bir de Yahuda öpücüğü var. Bu da, dost görünüp ihanet edenler için kullanılır. Hz. İsa’yı Romalılara teslim etmek isteyen Yahuda, onu ele vermek için yanağına bir öpücük kondurur. Böylece Romalılar topluluk içindekilerden hangisinin Hz. İsa olduğunu anlar ve onu yakalarlar. İsmet Özel’in mısraları da buna göndermedir: “Yahudi değilsem bile bende Yahudalık da mı yok Kimi öptüm de kurtuldu çarmıha çakılmaktan?”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şivekâr önceleri Arayışın ilk aşamasında Bu utancı sadece seyretmekteydi. Evden ayrılırken bohçasına koyduğu birkaç altın Takındığı birkaç parça mücevher Bir şehirden başka şehre göçerken Dağlar aşıp ormanlardan geçerken Sıyrılıp yol bulmayı ona kolaylaştırdı. Daha sonra ve fakat İnsan dedikleri o sahipsiz utançla Yaptığı pazarlık fena tartakladı onu İnsanlık utancından En külliyetli payı o aldı.
“ niçin bugünü yaşamıyorsun mümtaz? ya mazidesin ya istikbaldesin.”
Yûnus Emre'nin şiirlerinde bulduğumuz huzur, sakinlik ve güven duygusuna ihtiyacımız var. Acıya rağmen orada durabilen, kederi sinesinde demleyip erdeme çevirebilen insanlar görmeye ihtiyacımız var. Pek çok psikoloji kuramının ittifak ettiği mevzulardan biri "insanın potansiyelini ortaya koyabildiğinde" iyileştiğidir. Lakin bu bedelsiz olmuyor. Acıya, kedere, hayal kırıklığına yer açmayı gerektiriyor. Çünkü denemeyen, hayal kırıklığına da uğramaz. Ve yine denemeyen, sınırlarının nereye ulaştığını da bilemez.
O yollardan geçtim çünkü yolculuk nasipti. O kişilere denk gelmem, daha iyilerini tanıyabilmem için vesileydi. Mutluluğu hissetmem için acıyla da karşılaşmam gerekirdi. Hayatta hiçbir şey tesadüf değildi. Ya bir şeyler öğretti ya da öğretmem için şans verdi.