Bu şehirde Kongo'dan getirilmiş insanların sergilendiği "İnsanat Bahçeleri" kapatılalı nereden baksan altmış küsur yıl olmuştu. Yüz elli sene boyunca milyonlarca Belçika'nın ziyaret ettiği bu mekan sonunda insanlık dışı bir uygulama olarak kabul edildiğinde en büyük eğlenceleri ellerinden alınmıştı.
"İntikam zavallı aptalların sporudur. Oysa ben akıl ve bilimi rehber edinmiş bir insanım. Akıl bana şunu söylüyor: O yapması gerekeni yaptı, şimdi geleceğe bakma zamanı."
Bütün bir Avrupa ve onlara özenen üçüncü dünya tam bir koyun sürüsü gibi davranıyordu. Biri bile neyi niçin yaptığını sorgulamadan kendini önemli, işe yarar ve kahraman hissetti. Çocukluğumdan beri bana aklın ve bilimin ve sorgulamanın ve düşünmenin payitahtı diye öğretilen coğrafyanın insanlarının tam bir kaz kafalı çıkmaları ve her geçen gün kaz kafalılığın dozunu arttırmaları aklımı başımdan alıyordu.
"Erkekliğin yüceltildiği, kadının aşağılandığı erkek egemen bir toplumda farklı bir sonuç beklemek hata olurdu. Elbette hiçbir erkek kadın olmaya aklından bile geçirmez."
"Hem hırsız, hem tecavüzcü, hem katil, hem sahtekar, hem sadist, hem psikopat birine filmlerde dahi rastlamazsınız. Belki geçen yüzyılın başlarında Kongo Irmağı'nın kıyısında dolaşan Belçikalılar bu tarife uyar. Ya da Hindistan'daki İngilizler... Namibya'daki Almanları, Cezayir'deki Fransızları da ekleyin hadi. Demek istediğim en fazla Kıta Avrupası kadar insan böyledir."