Zekra

Zekra
~keşke'leri iyi ki'lere çevirecek kadar..
Özgür bıraktığın her şey ya ait olduğu yere gider, ya da uçabildiği halde yanında kalmayı tercih eder. 🌑🌒🌘
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yıldız kenterden dinlemenizi tavsiye ederim
Nereden çıktı bu plastik çiçekler? Neden plastik bu çiçekler? Bulabildiği her toprak parçasında filiz veren tomurcuklara inat, her bahar yeniden renklenen yaşama inat, toprak mı bitti, yoksa yağmurlar mı? Ah özensizlik, umursamazlık, sıradanlık ... Her yanımızı saran boş vermişlik duygusu, Beğenilme güdümüzü tatmin için plastik cerrahi, Örselenen ruhumlarımıza plastik sanatlar, Yapay ilişkilerin fırça darbeleriyle sürdürülen plastik yaşamlar. Neden çıktı bu plastik çiçekler? Neden plastik bu çiçekler? Özen göstermeye gerek bırakmayan bir güzellik bir birliktelik arayışı mı? Tıpkı evlilikler gibi... Savruk hayatların, tutunamamanın, kök salamamanın ve zamansızlığın, her daim zamansızlığın dışa vurumu mu? Etiketleri yırtılmış eğilip bükülmüş ama içinde yaşadığı cana inat ayakta duran konserve kutuları süslemiyor artık pencere pervazlarını. Nereye gitti hercai menekşeleri ile övünen, tomurcuk veren sardunyalarıyla konuşan komşular? Gül ve hanımeli kokularının birbirine karıştığı dingin balkonlar? Ne zaman vazgeçti ortancalar teneke kutuları mesken tutmaktan? O uzak kentlerdeki karmaşada her şeye karşı yeniden tomurcuklanan yaşam sevinçlerime yer kalmadı mı? Gökdelenlerin gölgesinde başını kaldıramıyor mu kır çiçekleri? O kentlerin koşuşturmasında vaz mı geçildi nergis'in kokusundan? Basit yaşamak zorlaştı insanlar kente teslimi oldu. Preslenmiş insan yığınları, PVC pencereler, kauçuk pabuçlar, plastik uzaktan kumandalar, naylon ilişkiler, çabalamadan güzellikleri ellerinde tutmak isteyenler plastik yaşamlar .... ve sulanması, özen gösterilmesi gerekmeyen, odalara yayılmış, sahibinin hevesinin geçmesini bekleyen plastik çiçekler. Nereden çıktı plastik çiçekler? Neden plastik bu çiçekler?
Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış. Cahit Sıtkı Tarancı
Bence de öyle :)
''Şiir; Onu yazana değil, ona ihtiyacı olana aiittir"