Zeliha

Zeliha
@Zeliha_a
Siyaseten kendini nerede görüyorsun? Solda mısın? Komünist misin? Sosyalizme mi inanıyorsun yoksa liberal bir adam mısın? - Bilmiyorum Abi, bilmek de istemiyorum. Ben yalnızca insan hayatına en samimi ve gerçek gördüğüm yerden bakıyorum. Aslına bakarsan bu siyasetlerin hiçbirinin önemi yok ya da ben önemsemiyorum. Bence en doğrusu hiçbiri olmamak... Evet, evet, hiçbiri olmamak... Sağı da solu da ortası da benim umurumda değil, hiç olmadı da! Esas olan gerçekten insan olabilmekte, insan gibi yaşamakta ve herkesi insan gibi yaşamaya değer bulmakta. Diğerleri benim umurumda değil! Zaten birbirlerini yiyorlar. Daha önce de dedim ya, ben haber ve onun fotoğrafını kovalıyorum, yani insan ve toplum yaşamlarını.
Sayfa 70 - Vagon Kitap, 6. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ara Abi, bu ülke için önemli bir adamsın, kültür dünyamızda da ciddi bir yerin var, bu sana nasıl bir sorumluluk yüklüyor? Kendini kısıtladığın oluyor mu? - Şimdi, şurada anlaşalım. Bir kere "önemli adam" olunmaz, "mühim adam" olunmaz. Ben bunların hepsini reddediyorum Abi. Ben tarihe tanıklık ediyorum ve bunu önemli buluyorum. Önemli olan da o, tanıklıktır, ben değilim. Mühim adam olmak insanları birbirinden uzaklaştırır. Tabii bizim "mühim adam" da yalnız kalır. İletişimi kopar. Hâlbuki insanların birlikte düşünüp birlikte üretmeleri gerekir; insanlık o zaman ilerleyecektir, yürüyecektir. Şimdi ortada "mühim adam" diye gezenler; bak işte, genelde boktan boktan adamlardır. Hayatımızın da içine s.çanlar hep bu adamlardan çıkar. Bu hıyarlardan birini görünce kafasına bir şey geçirmek geliyor insanın içinden.
Sayfa 60 - Vagon Kitap, 6. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Tam da böyle bir olay Ara'nın başına gelse nasıl davranır diye merak ediyordum ve sordum: - Sen olsaydın ne yapardın? - Çekerim Abi, tereddütsüz fotoğrafı çekerim. Ben foto muhabiriyim, işim bu benim! Hafiften şoktayım, beklediğim yanıt aslında bu değildi doğ- rusu! Devam ediyorum: - Peki, fotoğrafı çektikten sonra? - Sonra, ne bok yersen ye. Akbabayı kovala, çocuğu kur- tar, arkanı dön git filan falan... Bu sana bağlı, senin insan olarak durduğun yere. - Kovardın değil mi akbabayı? - Şüphen mi var ulan? Her şeyden önce erdemli davranmak gerekir. Yalanım yok, aldığım bu makineli tüfek atışı gibi yanıtlarla rahatlamıştım.
Sayfa 53 - Vagon Kitap, 6. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Nisan 1994'te, en prestijli gazetecilik ödüllerinden biri olan Pulitzer Ödülü Kevin Carter'a verilir ama siyahi kız çocuğunun akıbeti bilinmediği için ödül kamuoyunun önemli bir kısmı tarafından tartışmalı hale gelir. Kevin Carter ise "Yardım görevlisi değilim, sadece fotoğrafçıyım, üstelik salgın hastalıklar sebebiyle yerli halka yaklaşmamız da yasaktı!" yanıtı ile tartışmaları daha da körükler. Kamuoyu siyahi kıza dokunmadan da yardım edebileceğini tartışır ve bu olayla birlikte "vahşet paparazzisi" diye yeni bir tanımlama tartışılmaya başlar. Bu kadar baskıya dayanamayan Kevin Carter'ın ruh sağlığı bozulur ve 27 Temmuz 1994 intihar ederek yaşamına son verir. Oldükten sonra Kevin için müzik grupları besteler yaparlar, hakkında kitaplar yazılır ama Kevin'in muhabirliğinin etik olup olmadığı o günden bugüne hep tartışma konusu olur.
Sayfa 53 - Vagon Kitap, 6. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Kevin Carter, 1960 Güney Afrika Cumhuriyeti Johannesburg doğumlu bir foto muhabiridir. Çocukluğunda orta sınıf beyazların yaşadığı bir mahallede büyümüş, beyazların hâkim olduğu yönetimin, siyahlara nasıl zulüm uyguladığına tanık olmuştur. 1993 yılında, Birleşmiş Milletler, Güney Sudan yakınlarındaki bir köyde kamp kurar ve açlıkla pençeleşen halka mısır dağıtır. Kevin Carter de muhabir arkadaşları ile birlikte bu kamptadır. Günün birinde kampın dışına çıkar, bir hayli uzaklaşır ve inanılmaz bir manzara ile karşı karşıya kalır. Kampa gelmeye çalışan küçük siyahî bir kız, açlıktan son gücünü kaybetmiş ve olduğu yere yığılıp kalmıştır. Henüz ölmemiştir ama yaklaşık 4-5 metre uzağında ölmesini bekleyen bir akbaba vardır. Kevin, fotoğraf makinesinin deklanşörüne defalarca basar ve bu fotoğraflar birkaç hafta sonra Newyork Timesta yayınlanır. Fotoğraf büyük ilgi görür ama insanların asıl merak ettiği küçük kıza ne olduğudur? Kevin bu soruya net yanıt veremez çünkü fotoğrafi çektikten sonra oradan uzaklaşmıştır!
Sayfa 52 - Vagon Kitap, 6. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı