"Bazı enayiler savaşı kahramanlık sanıyor, savaş dünyanın en aşağılık şeyidir."
…
..
Savaşla yaşayan, kanla beslenen bir yüzyılda zordur bu cümleyi kurmak. Diklenmektir, oyunu bozmaktır, siyah ile beyazın farkını bağır bağır haykırmaktır. Ağır işçiliktir bu sözler. Adamı bir söz yüzünden doğduğuna pişman ediyorlar, zindanlarda çürütüyorlar değil mi? Savaşlara katılmış; bombanın, tankın tüfeğin altında yattığı siperden objektifini uzatmış adamdır Ara Güler. Bilir savaşın kovboyculuk oynamaya benzemediğini ve oradaki silahların sıcacık tahtadan değil, buz gibi çelikten yapıldığını. Her normal insan gibi o da korkar savaşın ortasında kalmaktan, kalmıştır ama kaçmamıştır. Şöyle anlatır savaş
..
“- (...) Nasıl korkmam? Kaçmadım ama zaten istesen de kaçamazsın ki! Nereye kaçacaksın, neyle kaçacaksın?
Her taraf kurşun, bomba, duman havadan karadan.
(..) Her şey tehlikedir, gittin mi bunu bileceksin.
Dünyada harp kadar iğrenç bir şey yok. Dünyanın her yerinde kendini kahraman zanneden enayiler var. Savaşı bir halt, kahramanlık sanırlar. Savaş dünyanın en
aşağılık şeyidir (...)”
…
Böyle bir Ara Güler'dir aynı ülkede, aynı yüzyılda yaşadığımız ve yanı başımızdan akıp giden...