Eylül, gövdesinden yaprak döken bir sırdır,
Ve ben o sırrın kıyısında sana bakarken,
Bir çocuğun ilk kez denize bakışı kadar ürkek,
Bir şairin ilk harfine sevdalı kadar cesurum.
Defne, adın göğe yazıldığında,
Güneş bile rengini değiştirmeye kalkar.
Çünkü senin gölgende bile ışık vardır,
Ve ben, gölgenin gölgesine bile razıyım.
Eylül, bana hep eksilmek gibi gelirdi,
Ta ki senin gözlerinde çoğalmayı öğrenene dek.
Şimdi her sararan yaprak
Sanki sana giden gizli bir davetiye.
Biliyor musun,
Şairler kelimeleri saklar,
Ben ise kelimeleri sana yatırıyorum,
Faizi kalbimde çarpan heyecan.
Eylül’ün akşamında sen diye başlayan
Her cümle, göğe doğru salınan bir dua.
Ve bil ki,
Sana yazılmamış tek kelime bile
Benim için boşa harcanmış bir ömürdür...