Zesme

İnsan kendi içinde iki kişi gibidir. Birisi olduğu haliyle ben, diğeri de onu değerlendiren ben. Bu iki ben ne kadar uyum içinde olursa içim de huzur o kadar fazla olur. Olduğu haliyle ben, benim var olduğum doğal halimdir. Değerlendirici ben ise bizi yetiştiren ebeveynlerimizden devraldığımız, içimizdeki depoların dolup dolmaması ile sağlıklı olan ya da sağlıksız olan bendir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Pişmanlık hayatın gerçeği; nasıl yaşarsan yaşa, her zaman bazı konularda pişman olacaksın. Geçmişin bir kısmına takılıp, neden böyle oldu, diye suçlamaman gerek kendini. Geçmişi olduğu haliyle kabullenip bundan sonra ne olabileceğine bakmalı insan.
Zeka tek başına sadece bir bilgisayarın donanımı gibidir. Ancak bu donanım deneyimle birleşirse bu donanımın potansiyeli katlanarak artar. Hayat yolunda her daim deneyimlerle zekamız zenginleşir; yola çıktığında sahip olduğu kapasiteyi artırarak ilerler. İlk başta daha kısıtlı kapasiteye sahip olan zeka için, hem iyi olaylar hem de kötü olaylar gelişimine yardım eden verilerdir. Bu sebeple, yaşadığımız deneyimleri keşke olmasaydı diye reddetmek ve kendimizi suçlamak bazen hayattan kopmamıza bile neden olabilir.
Bazen sadece zarardan kurtulmak bile çok ciddi bir kâr getirir.
Aşkın çılgınlığı, aşık olunan kişinin özündeki normalliği görmeyi reddetmesinden bellidir.