> Güçlü insanlar her şeyde kazananlar değil,
Düştüklerinde kalkabilenlerdir... <
Düştüğümde kalkmamı, kimseden yardım beklemeden kendime yetebileceğimi anlamamı sağlayan kahramanlara sevgiyle... #zeyna #rei
" - Hayatında olduğum için kendini şanslı hissettiğin oluyor mu hiç? Düğünden iki gün önce seni terk etmeye ne kadar yaklaştığımın farkında mısın? Düğüne gelmemiş olsam, şu an ne berbat bir durumda olacaktın, bunu biliyor musun?
- Ya? Öyle mi? Kendini bayağı bir önemsiyormuşsun meğer, Nora.
- Önemsemeyeyim mi? Yani, herkesin önemsemesi gerekmez mi? Kendini önemsemenin neresi yanlış?"
" Ah, bunlar gerçek, Nora Seed. Fakat senin anladığın anlamda bir gerçeklik değil bu. Daha iyi anlatabilmek için, arada bir yer diyebilirim. Yaşam değil. Ölüm değil. Geleneksel anlamda gerçek dünya değil. Ama rüya da değil. Ne biri ne de öteki. Kısacası, yalnızca Gece Yarısı Kütüphanesi. "
" - ... olası hayatlarından birini yaşamak istiyor musun? Farklı yapmış olmayı istediğin bir şey var mı? Değiştirmek istediğin? Yanlış yaptım dediğin?
- Evet. Bütün her şey. "
"Nora kendini düşündüğünde - ki son zamanlarda gitgide daha çok düşünmeye başlamıştı - ancak olmadığı şeyler aracılığıyla düşünebiliyordu. Olmayı beceremediği şeyler aracılığıyla. Olmayı beceremediği çok fazla şey vardı. Zihninde sürekli tekrarlanan pişmanlıklar.
Yüzücü olup olimpiyatlara katılamadım. Buzul bilimci olamadım. Dan'in karısı olamadım. Anne olamadım. Labirentler'in vokalisti olamadım. Cidden iyi ve cidden mutlu biri olamadım. Voltaire'e bakmayı beceremedim.
Şimdiyse, bunlar yetmiyormuş gibi, ölmeyi bile becerememişti. Boşa harcadığı fırsatların bu kadar çok olması cidden acınacak bir durumdu. "