Başının üzererindeki gökyüzü tunca dönüştüğünde,etrafındaki toprak susuzluktan kuruduğunda yağmur duasına çıkan bir çiftçi gibi kendimi yere atıp Tanrı'dan gözyaşı diledim.
O kadar çok şeye sahibim,ama ona olan duygularım her şeyi yutuyor; O kadar şeye sahibim,ama o olmayınca benim için her şey değersiz.Keşke yüz kere onun boynuna sarılacak duruma gelmeseydim! Yüce tanrım biliyor ya,etrafını bir çok güzel sandığını gören,ama onlara dokunma izni olmayan biri gibiyim; dokunmak insanların elbette en doğal iç güdüsü.Çocuklar gözlerine ilişkin her şeye dokunmazlar mı?- Ya ben?
İnsanların birbirleri için pek az şey ifade etmesi bende genellikle göğsümü parçalamak,beynimi dağıtmak isteği uyandırıyor.Ah,karşıdakine geçiremediğim sevgi,sevinç,şefkat ve hazzı karşımdaki de bana sunamaz,tüm kalbim mutlulukla dolup taşsa bile karşımda kılı kıpırdamadan duran birini mutlu edemem.