Kıza diyorum ki; “Gel sana bir ömür Oğuz Atay okuyayım” Bu da mı evlilik teklifi değil, illa ipten parmağına alyans mı geçireceğiz? Boğaz köprüsüne “Evlenek mi?” yazdıracağız? Havai fişek mi patlatacağız? Tribünde pankart mı açtıracağız? Mumları yakıp yerlere gül yaprakları mı dökeceğiz? Yoksa tek taş alıp mal mal suratına mı bakacağız? Kız kulesinde bir yemek?
Daha değerli olan şeyler bir ömür paylaşılacak olanlar değil mi? Karpuzu ben keserim gibi ya da mandalinaları ben soyarım. Kestaneyi beraber yaparız. Kitaplığı beraber düzenleriz. Filmi beraber seçeriz. Mısırı beraber patlatırız. Mutfağın yolunu ben de bilirim mesela. Şimdi sana bir gün için romantik bir adam lazımsa eğer inan bana o ben değilim. Bana ömürlük bir aşk lazım.