Önüne kitap gelirse bakar, inceler, kitabın arkasında ki konuyu okur, sonra okumak isterse sıraya koyar. Kitaplara çok seçici yaklaşmaz. Kitaplardan ders çıkarır ve varsa bazen kitabın filmini ve incelemesini izler.
Sıkıcı ve ağır bir kitap, aslında dışarıdan bakılırsa öyle durmuyor ama bu kitabı okumak benim için bir sabır taşı olmaktan farksızdı. Böyle kitapları çok sevmem belki de o yüzdendir.
İsmi çok iddialı bir kitap. Önemli olan benim için kitapta anlatılan tarihi olaylardır çünkü Güç Sahibi Olmanın Yasaları bu aralar internette zaten dolaşıyor. Bu yasalara internetten de ulaşabilirsiniz. Bu yüzden boşuna para vermenizi tavsiye etmem.
Ben 18 yaşındayım, kitabı zor okuyorum. Tavsiyem 20 yaşın üstündeki kişilerin kitabı okuması.
Dediğim gibi yazar, yasalar ile tarihi olaylar arasında bir bağ kurmuş. İlgi çekici tarihi olaylar var. Bu tarihi olayları yeri geldimi araştıracağım.
Bize kalırsa hüküm tam tersidir. Sevgilinizin sizden başkası nazarında sevilmiş olması davasındaysanız, o halde gerçekte sevilmiş olmayan bir şeyi severek kendi kendinizi aldatmış olduğunuza kani ve razı olmanız lâzım gelir. Böyle bir zat seze gerçekte sevgi beslese bile neye yarar ki, âlemde kendisini sevecek kimseyi bulamadığı için sizi zarurî ve mecburî olarak seviyor demektir.
Siz, intikama kudreti yoktur zannedilen yüreklerini yaktığınız bunca bîçarelerin, gerçekten intikamlarını alacak yok mudur zannedersiniz?
(...) O eşkıyayı ümmete ki, onlar îlahî kudret ve kuvveti yalnız dil ucu ile itiraf ederler ve halbuki bir cürüm ve cinayet izleyecekler zaman Allah'ın gözetici gözü kendilerini görmüyor sanırlar!
Civelek:
(...) dünya pek güzel bir dünyadır; ama insanların her biri o güzelliği hep kendisine kabullenmiş ve başka hep kendisine bend etmiş. Hani ya şu koyun sürüsü, sığır sürüsü tedarik ettikleri gibi. Bir de insan sürüsü tedarik etmişler; işte Ahmet Beyin de atları, itleri olduğu gibi, uşakları, esirleri dahi var ki, onlar da bizleriz.