Teknolojik bir gelişme göremediğim gibi, psikolojik bir ilerleme de göremedim o cenaze töreninde anneane.
"Ölümle yüzleşe yüzleşe alışır insan ona. Kanıksar."
Pencereden baktım. Dört evin ışığı yanıyor. Birinde deli bir kadın yaşıyor. Belli ki geceden çok korkuyor. Deli kadınlar gecelerden korkarlar. Cinler kötülüğün müziğini geceden çalarlar. Deli kadınlar bu müziği duymakta ustadırlar.
Ağlamayın. Filmelere bu kadar ağlanmaz, başkalarının yaşamına bu kadar ağlanmaz. Biz kendi yaşamlarımıza baksak ya... kim bilir bizim başımıza neler geldi, gelecek, geliyor... Öyle değil mi hanımefendi?
"Deli olduğunun farkında mı? Bunu bilebilir misiniz?"
"Evet farkında."
"Deliliğinden kurtulmaya çalışmamış mı hiç... İyileşmeye."
"Hayır. O çok sevmiş deliliğini."
"Nereden anladınız bunu?"
"Bir zamanlar yatağının durduğu yerin tavanına takılı kancalardan... Kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir. Kendini ve deliliğini."