Yine bir muhteşem dönem romanı ve yine tabi ki Osman Balcıgil. Nahit Hanım sevgili yazarımızdan okuduğum 7.kitaptı yine şaşırtmadı. Cemal Süreya'nın Cumhuriyet gibi bir kadın dediği Nahit Hanım Cumhuriyet Dönemi yaşamış, birçok şairi büyüleyen bir hanımefendi. Kitabı okurken Nahit Hanım'ın hayatından çok yeni başkentin Ankara'nın gelişimin, Atatürk'ü, Cumhuriyet balolarını, Hasan Ali Yücel'in Köy Enstitü çalışmalarını, Türkiye'yi savaştan dolayı geri kaldığı yıllardan hızlıca toparlayan aydın, ileri görüşlü insanları okuyoruz. Öyle bir kitap ki içerisinde Orhan Veliler, Abidin Dinolar, Necip Fazıl, Sabahattin Ali, Halil Vedat Fıratlı, Hasan Ali Yücel gibi dönemine damga vuran tüm insanlardan birer parça okuyorsunuz.
Ankara da yaşayan biri olarak Ankara'nın yıkık dökük halinden başkent olma yolcuğunu okumak, Nahit Hanım'ın arkadaşı Nermin ile birlikte o zamanlar henüz inşaat halinde bulunan şimdinin Gençlik Parkında oturmaya gitmesi, Ankara Palasta konaklamaları beni derinden etkiledi. Türkiye'yi her yönüyle değişime uğratan bu insanlar İstanbul'u bırakıp henüz gelişmekte olan Ankara'ya gelmeleri de takdire şayan kesinlikle.
ve tabiki değinmeden geçemeyeceğim Nahit Hanım ve Orhan Veli aşkı.. Halil Bey ile evliyken Orhan Veli'nin aşkına düşer Nahit Hanım. Hiç beklemediği anda büyülenir. Öyle bir sevda ki yıllarca mektuplarla, git gellerle ayakta tutulmaya çalışılan. Ve bir gün hiç beklenilmeyen anda henüz 36 yaşında bir belediye çukuru.. Belediyenin sorumsuzluğu bir uyarı tabelası bile olmadan açılan çukura Orhan Veli'nin düşmesi ve kafasına aldığı travma sonucu yarım kalan bir aşk. Cebinde çıkan son bir şiir parçası birde. Bu kısmı okurken o kadar üzüldüm ki.. O şimdi ebediyette ve İstanbul'u dinliyor gözleri kapalı..
Ayrıca sadece 100 yıl önce yaşamış döneminin çok