Zilan

Zilan
@Zilan5466
Yan masadaki okuyan kadın
Ön lisans
Çevre sağlığı teknikeri
Eskişehir
Bozüyük, 5 Mayıs 1999
38 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ben benim olanı güzelleştirme derdindeyim ...
Reklam
Eylüldü. Dalından kopan yaprakların Sararan yanlarına yazdım adını Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. Eylüldü. Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız Adımlarımızın kısalığı bundandı Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan, Ellerin kadar ıssız, Sen kadar zamansız molalar veriyordum Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz. Eylüldü. İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin, Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun. Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde. Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman En çok sesini aradım. Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ. Gözlerini sildi zaman..
Adını söylerken bir ciddiyet çöker üstüme. Öyle yalın, öyle gerçek, öyle sade, öyle samimi.. 'Vatanım' demek gibidir ismini söylemek? Öyle ciddi, öyle kudretli.. Takılı kalıyorum, buradan ileri gidemiyorum. O eşiği aşmak için eşlik etmiyor bana ayaklarım. Durup düşünüyorum ve ben daldıkça heybetli sevdamın sancısına, hangi rakam hangi rakamın peşinden gelir unutuyorum. Hangi saat, hangi saati seyreder de akar zaman, bilmiyorum. At vurulduğu için mi, içim paramparça ? Yoksa paramparça olmak için bir sebep mi arıyor içim? Kafamın içindekiler giyotin gibi iniyor zihnime. Ortadan ikiye bölünmek öte dursun, kurşun dahi işlemiyor sen varken düşüncelerimde. Bir omuz ver bana, bir el. Geceler soğuk, kaşlarım çatık, beynim bulanık. Odam dağınık, Sen hakim, ben sanık. Ay parıldar gökyüzünde, Gök, senin yüzünde. Güneş vurur Perdesi aralanmış pencerenden saçlarına. Bir Anne gibi ışıldar başucunda. Söylemek istemiyorum Sırladım ismini, bilemez kimse seni. Sen çağırmazsın, ben de gelemem. Anınca adını, durur saatteki salisem Yinede; 'gel' de bana ... yarım bırakıp geleyim, soğusun çayım bardakta. Ne bu hasreti yenebildim ne de diyarından gidebildim. Hangi evrenin geçitidir gözlerin, bilmem, nemenem duygudur bu tarif edemem. Tüm şiirleri toplasam da etmez bir dizen.
Güneş Aya demiş ki: -Yer değişelim mi? Ay: Sen gece ağlayanlara dayanabilecekmisin? Güneş: Sen ağlamak için geceyi bekleyenlerin düşüncelerine katlanabilecek misin?
Vurulduğuma bakma; işte böyle gri bulutlar arasından güneş açarken, biterken savaşları dünyanın bir yerlerinde, sokak köpeklerini birilerinin beslediğini gördüğümde, sevda çiçek açarken varoş yalnızlığında ki yüreğimde, böyle sevinçten vurulurum; kurşunlara değil, sevince, umuda…