Yıllar sonra öğrendim ki bağırıp çağırmana gerek yok, sesini duymak isteyene bir fısıltın yeter.
O küsmüş bu darılmış şu mesafe koymuş, zerre umrumda değil..
Taşın çiçek açmadığını, suyu boşa harcayınca anladım.
Yaşadığım süre boyunca hep merhametimin arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada bıraktım.
Kimseden bir şey beklemedim, doğrusu bu sanıyordum çünkü.
Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı içimde sakladım, sustum, bastırdım, “olsun” dedim. İnsanlık bende kalsın.
Ben en iyisini yaşatayım ki istemeye yüzüm olsun, dedim.
Verdim, hep verdim. Karşılığını alıp almadığıma bakmadan.
Aslında güçlü olmak değildi istediğim, ama olmak zorundaydım ve bırakıldım.
Kendimi hep erteledim.