Zozan yiğit

Zozan yiğit
@ZozanG19
Kitapmedic
Paramedic
Mersin üniversitesi
Mersin
146 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Düşman tekrar toplanıyor, karaya çıkartma yapacaklar. tam o dönemde de Mustafa Kemal ,Sofya askeri Ateşesi .diyor ki ‘ben Çanakkale’de bunlar yaşanırken burada ,bu görevde bulunmak istemiyorum.’ bayağı oturuyor, saraya dilekçeler yazıyor. Sonunda onu ordunun yedek tümen komutanı yapıyorlar ve Çanakkale'ye gönderiyorlar. Yedek tümen komutanı. Tamamen donanımsız, tecrübesiz askerlerle dolu bir tümen. Mustafa Kemal sahaya geliyor. Eceabat ve Bigali Köyü nün etrafında yedek ve toplama tümeniyle konuşlanıyor. Düşman çıkartması başlamadan önce, doğal olarak müttefikimiz Almanya'nın generali, Liman Von Sanders ve Türk subaylar, düşmanın nereden çıkartma yapacağını öngörmeye çalışıyorlar. Toplantıda Mustafa Kemal de var. Şimdi bir Alman ve bir general, havalarda bir abimiz. Diyor ki, 'Düşman çıkartmayı yapsa yapsa Saroz Körfezi'nden ve Çanakkale Bolayır'dan yapar.' Fakat bu duruma Mustafa Kemal karşı çıkıyor. Mustafa Kemal kim ya? Bir tane yarbay. Yedek ordular komutanı. O nasıl söze karışabilir ki? Bakın arkadaşlar, bu da ikinci dönüm noktası. Mustafa Kemal diyor ki, 'Düşman, Anafartalar , Alçıtepe ve Kocaçimen bölgesinden çıkartma yapacak.' Tahmin edin düşman nerelerden çıkartma yapıyor: Anafartalar, Alçitepe ve Kocaçimen. Mavi gözleri ya da yürüyüşündeki heybet, bakışındaki asalet değil bizim bilmemiz gereken nokta Atatürk’ün dehasıdır. bu anlattığım o deha‘nın ilk kanıtıdır .25 Nisan sabahı geliyor. Mustafa Kemal inisiyatif alarak, yani emir beklemeden 57. alay ile birlikte insan üstü bir çaba ve süratle kocaÇimen bölgesine intikal ediyor. 57.Alay dinlenmeye çekiliyor. Fakat Mustafa Kemal dinlenemezdi. Yaveriyle birlikte Conk Bayıri na gidiyor. Bir bakıyor ki daha öncesinde küçük savunmalar için kıyılara yerleştirilmiş olan askerler geri çekiliyor. Diyor ki, 'Durun, nereye
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1. Dünya Harbi'nin çıkmasının sebebi de Osmanlı topraklarının, imparatorluğun topraklarının pay edilmesidir. 1914'te Ingiliz Hükümeti günlerce süren toplantılar yapıyor. Dönemin Bahriye Nazırı Winston Churchill, yani Deniz Bakanı diyor ki "Muazzör, devasa, hayvanatlar gibi bir donanmamız var. Bu donanmaya zaten halihazırda kuvvetli devletler bile zor karşı koyabilecekken hiç gücü olmayan bir imparatorluk nasıl karşı koysun? Gidelim, Çanakkaleden girelim, Istanbul'a ulaşalım, Istanbul'u zapt edelim, padişahı hop alalım, Osmanli'yı bitirelim. Mütefikimiz Ruslar için de çok iyi olur.’diyor. Rusların tahılı var, ham maddeleri var, bunları tabii dışarı açmak istiyorlar. Sıcak denizler muhabbeti var ya. 'Rus Çarı Nikola müttefikimiz. Hem ona yardım göndeririz hem de sonrasında yardımını alırız.' diyor. Churchill zeki bir herif. Gerçekten öyle. İsmi komik bir tek. Winston Churchill hani, WC. Öyle. Önerisini kabul ettiriyor ve savaş patlıyor. 103 gemiden oluşan dünyanın en büyük zırhlı donanması, yani Ingiliz ve Fransız gemileri, Şubat 1918'de, Çanakkale Boğazı'nın girişine geliyor ve bombardımana başlıyorlar. Tabii Osmanlı Devleti, daha öncesinde yaptığı hazırlıklardan dolayı, Çanakkale Boğazı'nın girişine mayınlar döşemiş, ama düşman gemileri rahat, çünkü o dönemde Hava Kuvvetleri denilen bir şey yok. Onlarda var. Uçaklar keşif yapıp mayınların yerini tam olarak saptıyor. 'Gidip de gördüğümüz mayına çarpacak değiliz? diye düşünüyorlar. Bizimkiler bir karar alıyor; diyorlar ki, bu ibneler bizim mayınları gördüler. Nusrat mayın gemisi var, herkes bilir, bilmeyen varsa da selamlar. Nusrat mayın gemisinin komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey, tüm ışıklarını söndürerek, 7 Mart'ta bir gece operasyonuyla Fransız ve İngilizlerin katılımıyla oluşan o dev donanmanın arasından hayalet gibi geçip
İtalya ile ayaküstü bir antlaşma yapıyor bizimkiler: Uşi antlaşması. En dikkat çeken tarafı da şu:’ Biz Balkanlar’la mücadeleyi bitirene kadar, Ege’deki 12 adet sizin, İtalya kontrolünde.’ diyoruz. Sebep ne biliyor musunuz? Yaklaşık 30 yıldır, Osmanlı donanmasının büyük ölçüde çürümeye terk edilmesi ve yeni savaş gemisi alınamaması. Kimisi de diyor ki, dönemin padişahı,’ ulan bana darbe yapar bu donanma, o yüzden çok da şey yapmayalım’ diye kenarda tuttuğu için. E elimizde bir donanma yokken, olanı da zaten çürümüş batmışken, biz nasıl adaları savunalım? Belirli bir süre karşılığında iteliyoruz Italya'ya. Ya bir tahayyül et durumu: Yunanistan, guncuk bir ülke, bir tane savaş gemisiyle, Averof savaş gemisiyle, Osmanlı toprağı olan Egedeki bazı adaları abluka altına alıyor. Tek başına. Taş bile atmıyor bizimkiler. Yok! Donanma yok moruk, yok! Bulgarlar, bugünkü Atatürk Havalimanı'nın olduğu yere kadar, Yeşilköy' e kadar ilerlemişler. Hop, aceleyle onlarla da bir barış antlaşmaşı. Barış antlaşması yapıyoruz ama 1913te tekrar saldırıyorlar. Bu arada yaptığımız o akıl oyunları, o antlaşmalar, frenler, gazlar kendi aralarında birbirlerine düşmelerini de sağlamıştır. Bulgarlar geldi ya, Yunanlılar, Sırplar ve diğerleri 'Pastadan daha büyük pay alacağız? "Hayır biz daha büyük pay alacağız" diyerek gidip Bulgaristan'a saldırıyorlar. Biz de bundan istifade ederek, 1. Balkan Savaşı'nda kaybetriğimiz o Kırklareli ve Edirne'yi hop, gidip geri alıyoruz. Birini bir yerde durduruyoruz, birini bir yerde kıstırıyoruz, birine bir akıl oyunu yapıyoruz, 2. Balkan Harbi de bitiyor, ama biz de bitiyoruz. Çünkü çok diş izi var üzerimizde. Diz çöktürüyorlar bize.
Sayfa 143·Kitabı okudu
Mesela ekmek kesiyorsun, bir bakıyorsun: "Ekmeğin üstünde surat gördüm.” Görmedin de, oradaki bazı çizgileri surata benzeten ve beyninden sana sinyal gönderen bölüm varmış. Beynindeki bu bölümün gelişiyorsa senin batıl inancın daha kuvvetli oluyormuş. Batıl inancı dinle harmanladığın zaman da işte ortaya türbeden istenen garip istekler çıkıyor.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Mücadele ,doğruluğuna emin olduğunuz ,farklılıklarıyla birlikte karşılaştırıp benimsediğiniz fikri ,sizden farklı olan insanlara anlatmak .
Sayfa 119·Kitabı okudu