Zehranur Kızıl

Zehranur Kızıl
@Zqnn
İnsan doğası gereği biyolojik, duygusal, zihinsel, sosyal ve aşkın bir varlıktır. Niyetimizin kaynağı açlık, susuzluk gibi biyolojik olabilir; güven ya da sevgi arayışı gibi duygusal olabilir; merak edilen bir sorunun cevabını bulma ihtiyacı gibi zihinsel olabilir; arkadaşla bir kahve içip sohbet etmek gibi sosyal olabilir ya da aşkınlık boyutunda inancı gereği namaz kılmak olabilir.
Reklam
Hüzün, kendi başına müthiş bir deryadır. Hüzünlenemeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özlemin farkında değildir.
İşte hayatın o noktasında artık numara çekemiyorsun. Ömürünün son anında şunun farkına vardığını düşün "Ben aslında hiç yaşamamışım ki." Dahası bunu da o an idrak ediyorsun. Bence mecazen de olsa cehennemin kapısı işte o zaman açılıyor, yani içindeki cehennemin.
İnsanın geçiçi değil; kalıcı, sürdürürebilir keyif halini hissedebilmesi için "biz" sorumluluğuyla ilgili bir şey yapması lazım. Beyin üzerine yapılan araştırmalar da gösteriyor ki, kişi ne zaman "biz" ile ilgili bir şey yaparsa beyin dopamin salgılamaya başlıyor. Tek koşulu bu "biz" in onun içinde, varoluşunda yer alması.
Korkutmaya meraklı kişinin en büyük korkusu nedir biliyor musunuz? Kendi yetersizliği ile yüzleşmek. Bir gün gelir de ondan korkmazlarsa ne halt edeceğini bilemez çünkü.
Reklam