"Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir dilber kalesinin burcunda
Vazgeçilmez belaya nazır
Topuklarım boşluğun avcunda
Derin yar adımı çağırır
Kaldım parmaklarımın ucunda
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gamzelik rüzgar yeticek
Ha itti beni, ha iticek
Uçurumun kenarındayım Hızır
Divan hazır ferman hazır kurban hazır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenarındayım Hızır
Ben fakir en hakir bin taksir
Cahil cesaretimi alem tanır
Ateşten kalleşten
Mızrakla gürzden Dabbetülarzdan
Deccal'dan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce'den"