Kendimi hala buraya demirli bir göçmen gibi hissettiğimi söylemiştim size, siz de, öylesine, laf arasında şu cevabı vermiştiniz: Benim çapamsa gittikçe hafifliyor.
Bazen, gazeteyi ona uzatırken gözüm manşetlere takıldığında rahatsız oluyorum. Tanrım, son günlerinde ne saçmalıklar okumak zorunda kalıyor. Babamın böyle bir dünyada ölmesinden utanıyorum.
Ona bakıyorum ve bize nasıl yaşlanacağımızı öğreten kimse olmadı diye düşünüyorum. İnsan hayatının sonunda neler yapar? Nasıl yavaşlanır, artık tek işinin dinlenmek olduğuna nasıl alışırsın ( dinlenmek iş midir)?