Bir alıntıya hayranlık duymak yahut bir anektoda kulak vermek için duraksarım; amacımın yabancısı olan sorular kafamı dağıtır ve bir bağlantılı fikirler akışına kapılıp giderim.
Çoğu zaman kütüphanemin kim olduğuma açıklık getirdiği, bana yıllar içerisinde kendini daima olarak dönüştüren değişken bir benlik verdiği duygusunu yaşamışımdır.
Bir zamanlar başkalarını kurşuna dizme emri veren ama sonra kendileri kurşuna dizilen pek çok insan gördüm. Yakarışlarında korkaklıktan başka bir şey yoktu: " Bu işte mutlaka bir hata olmalı. Devletin çıkarı için öldürülmesi gereken kişi ben değilim ben zamanı gelince kendi kendime de ölebilirim!"