Yaşamının son günlerinde sonunda en büyük hayalini gerçekleştirmişti : canı ne zaman isterse ve istediği süre boyunca, her şeyini vererek tüm yüreğiyle, tüm ruhuyla piyano çalmak. Tek dinleyicisinin bir şizofren olması önemli değildi; delikanlı müziği anlıyor gibiydi, önemli olan da buydu.
“Tüm sevgisini bana veren birinden nasıl nefret edebilirim?“ Diye düşündü Veronika; kafası karışmıştı, duygularına gem vurmaya çalıştı. Ama geç kalmıştı, nefret taşmıştı bir kez, kendi özel cehenneminin kapılarını sonuna dek açmıştı. Kendisine sunulan sevgiden nefret ediyordu, çünkü hiç karşılık beklemeyen bir sevgiydi bu, saçma, gerçek dışı, doğa yasalarına aykırıydı.