Adı:
İyi Hissetmek
Alt başlık:
Yeni Duygudurum Tedavisi
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759893729
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Psikonet Yayınları
Baskılar:
İyi Hissetmek
İyi Hissetmek
Feeling Good : The New Mood Therapy
İşte size iyi bir haber: kendinizi kaygı, suçluluk, kötümserlik, erteleme, düşük benlik saygısı ve depresyonun diğer "dipsiz kuyu"larından ilaçsız kurtarabilirsiniz! İyi Hissetmek'te, psikiyatrist David Burns duygularınızı harekete geçirecek ve hayata daha olumlu bakmanızı sağlayacak, bilimsel olarak test edilmiş teknikler sunuyor.
412 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
İnanamıyorum...
Bu kitabı sıraya koyduğumda, önceki sıradaki kitapların bitmemesini çok istiyordum. Sıradan, kapak satan( kitabı hediye almıştım ve kitabı hiç araştırmamıştım) bir kitap olduğunu düşündüm ve kitabın 412 sayfa oluşu, sanırım okumamı psikoljik olarak hep öteledi... Kitabı elime aldım ve küçük bir araştırma yapınca, kitabın antidepresan etkisi yarattığını öğrendim. Resmî olarak kanıtlanmıştı...

Şu anda kitabın büyüsü bana "evreka" sevinci yaşatıyor açıkçası. "Yaş geçtikçe insan kendisini daha iyi tanır" derler. Kendimle yeni tanıştım sanırım. Ağır depresyon yaşıyordum şu sıralar. Ve çok önceleri kendimi sorguladığımda çok ciddi tespitlerde bulunmuştum ama çözüm yoktu. Bunlar temel fakat mühim problemlerdi. Kitabın ilk 100 sayfasında, hayatımda kimseye kuramadığım, kendime bile itiraf edemediğim cümleleri çevremdeki(yakın çevrem) insanlara anlatınca hafifledim. Bu daha önceden hissetmediğim bir duyguydu. Kendimi eleştirmekten korkmuyor ve zevk alıyordum. Yaşamım boyunca birçok psikoloji kitabı okudum. Sorun "Gegenbesetzung" tu. ID'imde bastırdığım bir durum karşısında bilişsel işlevim bu durumu gün yüzüne çıkarmak için sürekli enerji harcıyor ve Ego' mda gün yüzüne çıkmak isteyen bu durumu baskıladığından sürekli karşılıklı olarak danışıklı dövüş halindeydi. Süperego da tabii olarak, vicdanî bir yükümlülükle kendimi suçlamam için "psikolojik etiketleme" ile yaftalıyordu beni. Az çok durumum hakkında bildiğim şeyler vardı yani. Ama çözümü Dr. Burns' ün "iyi hissetmek" kitabında buldum sanırım. Tabi ki çözümü anlatarak kitabı özetlemek okurlara haksızlık olacağı için susmak zorundayım (: Bu kitap, artık uyandığımda göz hizamda olacak şekilde kitaplığıma en ön sıraya yerleşti. "Klasik kişisel gelişim" kitaplarından çok daha fazlası.
Kesin kelimeler kurmayı seven biri değilim ama bu sefer bir istisna yapmak isterim.
"(ŞİDDETLE TAVSİYE EDİYORUM)"
408 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Bir yıl da bitirdiğim (bilinçli bir şekilde) başarılı bir bilişsel ve davranışçı terapi kitabı.
Okuduğum süre içerisinde gerek günlük hayattımda yaşadığım sorunların mücadelesinde gerekse içsel bakış açıma ve dolayısıyla farkındalık sürecime çok şey kattığını gözlemliyorum.
Kitap bilişsel terapi uygulamalarını kendi başınıza nasıl yapabileceğinizi, uygulaması kolay testler ve alıştırmalar ile birlikte veriyor. Ayrıca insanları depresyona iten yanlış bakış açılarını gözler önüne sürerek, daha gerçekçi bir pencereden kendimize bakmanın yollarını göstetiyor.

Sıradan kişisel gelişim kitaplarından bilimsel bakış açısı ve metodları ile tamamem ayrı bir noktada olan bu kitap tam da bu noktada 'iyi hissetme' nin ne demek olduğunu keskin bir biçimde bize gösteriyor.
412 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10 puan
İyi Hissetmek 'iyi hissettiriyor'. Kitabın arka kapağındaki bu birkaç kelime kitap hakkında söylenecek en güzel cümle olmuş aslında.

Öncelikle kitap kapak ve isim itibariyle çokça bir kişisel gelişim kategorisinde görülüyor olabilir ama tabii bu tamamen bir yanılsama. Kişisel gelişim kitaplarının 'bu kitabı okudum hayatım değişti' şeklindeki çok satanlar klişelerinden değil elbette. İyi hissetmek yazarında belirttiği gibi bir kendine yardım kitabı.

Kitabın yazarı Dr. David Burns bilişsel terapiyi benimsemiş bir terapist. Danışanlarına uyguladığı depresyon tedavisinde seanslar arasında bibliyoterapi(okuma terapisi) olarak ev ödevleri vermek için bu kitabı kaleme almaya başlıyor ve kitabın bu kadar geniş çaplı 'iyi hissettirme' etkisi yazarı da şaşırtıyor.

Peki bu kitap ne yapıyor? Kitapların genel olarak iyi hissettirme etkisine zaten çoğumuz inanıyoruz ama bu kitap okuyucuya başka bir düşünme şeklinin var olduğunu söyleyerek size daima bir iyi olma halinin kapısını aralıyor. "Düşünceler duyguları yaratır." diyen bilişsel terapist David Burns mantık dışı düşüncelerin farkına vararak duygu durumumuzu değiştirebilmek için size yol gösteriyor ve uygulayabileceğiniz bilişsel etkinlikler öneriyor. Başta etkinliklerin basitliğiyle başarısı arasındaki ters orantıya inanamayabilirsiniz ama hepsi denemeye değer. Burns çalıştığı hastaların bu etkinlikleri uyguladığında elde ettiği sonuçlara da yer veriyor kitapta.

Hayat boyu uygulayabileceğim birçok şey öğrendim bu kitaptan. Olaylara başka açıdan bakabilmeyi, doğruluğunu savunduğum düşüncelerimdeki devasa bilişsel çarpıtmalarımı görebildim. Daima elimin altında bulunacak bir başucu kitabı benim için. Şimdi çevremdeki herkese bu kitabı okumasını önereceğim çünkü İyi Hissetmek iyi hissettiriyor!
408 syf.
·15 günde·Puan vermedi
İYİ HİSSETMEK ~ DR. DAVİD D. BURNS

*Bilişsel terapi ve bibliyoterapi alanında çok meşhur ve okunulabilir bir kitap. Kitap, depresyonun ve benzeri zihinsel rahatsızlıklarının sebebinin bilincimiz ve algılarımızdaki çarpıtmalar sonucunda meydana geldiğini ve bunun çözümünün diretk kendi benliğimizde bulunduğunu söylüyor ve bunun kanıtlarını öne sürüyor. İçerisinde depresyon ölçeği ile öfke ölçeği(IQ)bulunduruyor. Bizi depresyona ve husursuzluğa sürükleyen düşüncelerimizi, mükemmelliyetçilik, onay bağımlılığı, sevgi bağımlılığı gibi ve zihinsel çarpıtmalar olan, hep ya da hiç düşünme, aşırı genelleme, zihinsel filtreleme, kişiselleştirme gibi sebeplere yoruyor ve size yardım edebilecek tek şeyin kendiniz olduğunu söylüyor. Kitabı okurken sadece düz bir okuma değil de size önerilen basit uygulamaları da uygulamanızı ve bunun sonuçlarını alabileceğinizi öne sürüyor. Hepimiz gerek toplumsal, gerek bireysel olarak zihin yorgunluğu yaşıyoruz ve devamında depresyona sürüklenme ihtimalini bulunduruyoruz. Kitap depresyon hastalarına önerilen ve okuma tedavisiyle duygudurumlarında olumlu yönde değişiklik yaptırıyor. Psikolojiyle ilgilenenler için ve bilişsel terapi alanında bilgi edinmek isteyenler ve kendi psikolojisine okuyarak yardımcı olmak isteyenlere önerilir.
408 syf.
·6 günde
Bitirdim.. bitirdim.. bitirdim..
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, popüler kişisel gelişim kitaplarından nefret ederim ve ilk birkaç sayfasında bile birçok mantık hatası bularak bırakırım. (En azından benim mantığıma yatmıyor, ki ben de okuyucu kitlenin içinde olduğuma göre bu önemli bir kriter.)
Bu kitap ise belki onlarca yıldır yüzlerce hastayla terapi yapmış bir terapiste ait. Kitabın ana konusu 'Depresyon'. Yazar edindiği tecrübelerden yola çıkarak depresyona sebep olan şeyin kendi yanlış düşünce tutumumuzdan kaynaklandığını söylüyor ve bilişsel terapi yöntemiyle bu düşünceleri nasıl doğru şekle sokacağımızı gösteriyor. Bunu yaparken de kendi tecrübeleriyle edindiği teknikleri kullanıyor ve bu tekniklerin hastaları üzerinde nasıl etkileri olduğunu ayrıntılarıyla anlatıyor.

Ayrıca kitapta da yer verilen birçok araştırmayla kanıtlandığı üzere, uyguladığı bu terapi çoğu vakada depresyon ilaçları kadar etkili olmuş.

Kesinlikle kendini mutlu etmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.
(Okurken bilimsel terimler ve çeviri dili biraz zorlayabilir, ama kazandırdıklarına değer bence)
408 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10 puan
⠀⠀⠀⠀⠀
İyi Hissetmek. Modern dünya; insanı anlamsız kategorilere ayırırken, fiziksel olarak mükemmel olmayanı dışlarken, sosyal medyada herkes mutluyken İyi Hissetmek ne kadar da zor bir hale geldi değil mi? Okulda mükemmel öğrenci, evde mükemmel anne-baba, iş yerinde mükemmel bir çalışan olmak artık bir zorunluluk. Hep daha iyisini hep daha tepedekini istiyoruz. Böyle bir dünyada depresyonun önemli bir sağlık problemi haline geldiğinin, bilinçsiz antidepresan kullanımının ne kadar da arttığının farkında mıyız?

Mükemmeli arayan olmak ciddi bir stres kaynağı. Bunu yaşayan ve bu probleminin gerçekten farkında olan biriyim. Her ne kadar bu yönümü törpülemeyi öğrenmiş olsam da beni olumsuz duygu durumuna sürükleyen diğer faktörlerin farkında değildim. Ayda bir PMS ile gelen duygu değişikliğinin süresi uzamaya, bazen anlık olabilecek kadar kısa bir süreye düştü bu değişimler. Bunun için bir kaynak ararken rastladım bu kitaba.

Kişisel gelişim kitaplarına karşı ön yargılı olabilirsiniz. Hatta anlık gaza getirmelerinden faydalanıp sonra balon gibi sönmüş birçok kitap okumuş da olabilirsiniz. Ama bu kitap farklı. Çünkü bu kitap sadece bunu bunu yap, ya da bunu yok say gibi şeyler söylemiyor. Öncelikli amacı kişinin kendisinin farkına varmasını sağlamak. İçeriğindeki ölçekler, hasta odaklı yaşanmış diyaloglar ile ilerleme kaydedebileceğiniz bir kitap. Böyle söylerken şunu belirtmeliyim ki bu ilerleme, aldım kitabı okudum bir haftada hoop gelsin değişiklik diyebileceğiniz bir kitap değil. Yavaş yavaş, bölümleri bitirdikçe, anlatılan yöntemleri uygulayarak ilerleyin.

Kitaptaki tüm sorunlara sahip olmayabilirsiniz. Ama çevrenizdeki birinin böyle bir sorunu olup sizin için sorun oluyor olabilir. Kısacası sadece okuyan kişinin değil yakın çevresinin de faydalanabileceği bir kitap. Dili de oldukça sade. Okuyacak kişilerin terminoloji bilmediği düşünülerek yazılmış.

Hayatınıza değer katmak isterseniz okuyabileceğiniz bir kitap bu. Sevgiler (:

https://www.instagram.com/...?igshid=5c81w3qlmtok
408 syf.
·9 günde·9/10 puan
En başta şunu söyleyeyim, kitap klasik kişisel gelişim safsatalarından değil asla. Şimdi devam edelim :))

Ben normalde incelemeleri kitabın özeti olacak şekilde yazmayı tercih ediyorum. Ama bu seferkini 2 bölüm şeklinde yazıp ilk bölümde kitap hakkında bilgi vereceğim, ikinci bölümde ise kendi durumumdan ve bana ne gibi katkıları olduğundan bahsedeceğim. Dileyen ilk bölümü okumakla da yetinebilir.

1.
Psikolojik destek alan insanların, uzmanların yanına gider gitmez ya da bir iki seanstan sonra hemen iyileşeceklerine dair umutları oluyor. Ama elbette böyle bir şey mümkün değil. Bu açıdan da kitabın girişinde şu söze yer verilmesi gayet isabetli olmuş.

" Hiçbir tedavi sihirli bir değnek değildir."

Kitap hiçbir şekilde, bunu okuyunca tüm dertleriniz son bulacak veya bambaşka bir hayata kapı açacaksınız gibi iddialarda bulunmuyor. Aksi halde zaten başladığım gibi okumayı bırakırdım. Yazar, kitabı yazmaya başlarken kişilerin kendi başlarına da bir şeyler yapabileceklerini düşünerek değil de kendi terapilerinde "okuma terapisi" olarak hastalarının kullanması umuduyla yazmış. Ancak kitap çok okunmuş ve terapilerle sınırlı kalmamış. Bu durum yazarı bile çok şaşırtmış.
Belli gruplar oluşturularak kitabın insanlar üzerindeki etkisi araştırılmaya çalışılmış ve kitabın başlarında bu araştırmaların ve sayısal verilerin sonuçlarına da yer verilmiş. Bu verilere göre oldukça fayda sağlandığı görülmüş. Tabi ben bunları okurken her zamanki gibi gayet şüpheyle yaklaştım. Yani bir kitap insanın psikolojisine ne kadar iyi gelebilir ki sonuçta değil mi? Bunun cevabını 2. bölümde vereceğim.

Peki bilişsel terapi nedir? Yazar şöyle tanımlıyor: Kendi kendinize öğrenebileceğiniz, çabuk etkili, duygudurum düzenleyici yöntemdir.

Benim de tam olarak istediğim şeydi bu. Kendi kendime öğrenebileceğim bir yöntem.

Kitapta yazarla hastalarının diyaloglarına ve yazarın konuya uygun olarak kendiliğinden oluşturduğu diyaloglara yer verilmiş. Geçen günlerde çeviriye ilişkin bir eleştiri yapan arkadaş oldu. Ama bence herhangi bir problem yoktu, yani benim dikkatimi çeken bir durum olmadı. Yalnızca bahsettiğim diyaloglar yabancı filmlerdekine benziyor. Bu birazcık sıkabilir, ben de ilk başlarda diyalogları okurken zorlandım ama daha sonra alıştığımı gördüm. Bir de kitapta okurların uygulaması için belli tablolar ve yöntemler var. Ben açıkçası çok uygulayamadım. Çünkü bunu yapmak için epey düşünmüş olmak ve yazmak gerekiyordu. Benim de bu kadar sabrım yok. Ama zaten önemli olan yazmaksa, ben kitabın sonunda kendi duygudurumuma ilişkin bol bol yazı yazdım ve bunu herkese tavsiye ederim, çok işe yarıyor.

2.
Ben kitaptan ne aldım, şimdi ona gelelim.
Şu alıntıyla başlamak istiyorum:

"Hepimiz farklıyız ve bir kitabın ya da belirli bir tip terapinin, herkes için çözüm olacağını düşünmek gerçekçi olmaz."

Evet, ben kitabı aşırı beğendim, kendimde düşünsel olarak farklılıklar gördüm ve duygudurumum üzerinde de gayet tesirli oldu. Ama bu alıntıdan da anlaşıldığı üzere bu demek değildir ki herkes aynı etkiyle kapatacak kitabın kapağını. Bunun da bilincinde olarak kitabı birçok kişiye tavsiye ettim ve etmeye devam edeceğim.

Peki bu kitap neler söylüyor da beni bu kadar etkiliyor? Öncelikle şunu söyleyeyim ki ben uzun zamandır psikolojik olarak iyi hissetmediğim bir dönemden geçtim. Şu an daha iyiyim ama bunu tamamen kitaba bağlamak da doğru olmaz tabi ki. Çok öncesinden kendimi anlamaya çalıştığım, sancılı bir süreçten geçtim zaten. Yani ben ön hazırlığı aslında yapmıştım. Belki de kitapla bu duruma son noktayı koyduğum için oldukça fayda sağlamıştır bana. Umarım benim şu an hissettiklerimi sizler de yaşarsınız.

" İyileşme yolundaki en önemli etken, kendine yardım etmek için azimli bir istek göstermektir." diyor David Amcamız :)

Bende bu azim yeterince vardı çünkü gerçekten artık olur olmaz şeyleri problem haline getirmekten, ufak detaylara takılmaktan, her gün ağlamaktan bıkmış usanmıştım. İlk başlarda bu durumdan kurtulmak için çaba göstermeye bile mecalim yoktu ama çeşitli sebeplerle "ben artık bu durumda olmak istemiyorum" diyerek ayağa kalkmaya başladım. Bence herkesin böyle hissettiği dönemler olmuştur. Sorun şuradaydı ki ben daha önce de bu tarz şeyler yaşadım ancak hiçbiri bu kadar uzun sürmemişti. Artık insanların bana yol göstermeye, yardımcı olmaya çalışması bile beni sinirlendiriyordu. Çünkü bildiğim şeyleri duyuyordum sürekli. Ha kitap çok mu farklı şeyler söylüyor, muhtemelen hayır ama ben alıntıdaki azmi duyduğum için tüm algılarımı açarak faydalanabileceğim her şeyden faydalanmaya çalıştım ve güzel bir netice de elde ettiğimi düşünüyorum.

"Şu an böyle hissetmenizin nedeni, şimdi düşünmekte olduğunuz şeylerdir."
"Nasıl düşünüyorsanız öyle hissedersiniz."
"Hisleriniz tamamen olaya bakışınızla ilgilidir."

Bunlar o kadar doğru ki. Ben bunu hayatımda uygulamaya başladım, umarım dileyen herkes de bu konuda başarılı olur. Çünkü cidden üzüntü duyduğum anda ne düşündüğüme odaklandım hemen. Ve inanın o kadar yersiz ve saçma şeyleri düşünüp kendimi harap etmişim ki. Dert yaratmak için çaba harcamışım bildiğiniz. Kitabın sonlarında şöyle bir söz geçiyor:

"Gerçek sorunlar sizi, az bile olsa, depresifleştiremez. Yalnız çarpıtılmış düşünceler, geçerli umutlarınızı ve özgüveninizi sizden çalabilir."

"Aslında tüm gürültü çarpıtılmış düşüncelerden kopmuştur."

Kitabın başlarında bilişsel çarpıtmalardan teker teker bahsedilmiş. Ben isimlerine yer verip gerisini okuyanlara bırakacağım.

1. Hep ya da hiç düşüncesi
2. Aşırı genelleme
3. Zihinsel filtre
4. Olumluyu geçersiz kılmak
5. Büyütme ve küçültme
6. Duygusal kararlar
7. Etiketleme
8. Kişiselleştirme

Ben bunların birçoğunun bende olduğunu gördüm. Ama benim asıl problemim "hep ya da hiç düşüncesi" altında yer alan mükemmelliyetçilikmiş. O konuyu okurken her satırda kendimi gördüm. Hayatım boyunca kusursuz olmak için çaba göstermişim, sadece kendi hatalarımdan değil başkalarının hatasından da ders alarak, "ben asla onun yaptığı hatayı yapmamalıyım" düşüncesiyle hareket etmişim. Ciddi manada hata yapmaktan korktuğumu fark ettim. Başarısızlığa tahammülüm yok ve her başarısız olduğumda psikolojik olarak çöküntü yaşıyorum ya da ertelemek gibi bir huyum var ne yazık ki. O da bundan kaynaklanıyormuş. Ona ilişkin de şöyle bir alıntı var:

"Mükemmelliyetçi iseniz bir şeyi eksiksiz yapmak konusunda o kadar ısrarcısınız ki onu ertelemeye başlarsınız."

Bu da benim için çok geçerli bir durum. Okulda sunum yaparken ya da ödev hazırlarken o kadar ince çalışıyordum ki üzerinde ve dört dörtlük olmazsa olmaz diyerek hep erteliyordum. Son günlere kalıyordu tabii :) Bu incelemeyi yazarken bile "olmadı bu, ben bunu niye yazdım, saçma sapan bir şey oldu" diyerek içten içe kendimi yiyorum ve asla tatmin olmuyorum ama yayımlamaktan vazgeçmeyeceğim.

"Mükemmelliyetçiliğin arkasında her zaman korkunun yattığının farkında olmayabilirsiniz."

Benim korkum da hata yapmak ve başarısız olmak.
Bununla baş etmenin bir yolu olarak kendini açmak, gergin veya yetersiz hissettiğimizde bunu başkalarıyla paylaşmak olarak ele alıyor yazar. Ben bu konuda da pek başarılı değildim. Eskiden beri iyi bir dinleyiciyim ama söz konusu ben olunca hep kaçamak davrandım. Ama kendimi anlamaya çalıştığım şu dönemde herhalde yaptığım en doğru şey çok güvendiğim arkadaşlarıma içimi açmak oldu. Davranışlarım üzerinde beraber düşündük, anlamaya çalıştık ve kitabın da bana kattığı farkındalıkla artık kendimi gerçekten anladığıma inanıyorum. Hem anladım hem de hak verdim.

Hata yapmaktan hala korkuyorum ama geçmişte yaptığım hataları düşündükçe aynı acıyı duymuyorum şu an. Bu da bir gelişmedir herhalde :)

Neyse destanın sonuna geleyim artık, yeterince uzattım.
Dilerim bu kitabı okuyan herkes aynı şekilde farkındalık kazanır, kendini anlar, kendine değer vermeyi öğrenir. Sadece şunu söyleyebilirim, düşüncelerimizi kontrol etmeyi öğrenebilirsek yaşadığımız hiçbir üzüntü bizi yıkmaya yetmez ve yazarın şu sözüyle son veriyorum:

"Denemeden mutluluğu yıkma!"

Hem bedenen hem de ruhen sağlıklı günler dilerim. Keyifli okumalar.
408 syf.
·10/10 puan
Kendimizi terapi ile tedavi edebilmek. İnsan olmanın temel sarti da bu değil midir?
Sen kendine iyi hissetiremezsen sana kim yardımcı olabilir? Kim yaralarını sarabilir?

*her bireyin, istikrarlı bir şekilde terapiyi takviye alması gerek. Günlük terapi dozunu almadan hayatla baş etme zorluğuna kendimizi atmamali. Sevmek için yaşamalı, yasayabilmek için sevip, saygı duymaliyiz. Önce kendimizi, kendi değerlerimizi.

* sevgiler..
632 syf.
·17 günde·9/10 puan
Varoluşuma dair gözümde canlanan ilk olay, o zaman için oturduğumuz evin bahçesinde yürüme engeli olan amcamın kızı ile oynadığımız anlar. O 13 yaşındaydı, ben 0 -1.5 arası. Aba derdim ona, enteresan bir biçimde hatırlamakta güçlük çekmem gereken olayı net bir biçimde hatırlıyorum. O dönemler içinde hatırladığım başka bir net olay ise yine "aba"mın cenaze günü. Tarihler çok yakın. O anları net bir biçimde keskin hatırlasam da, onunla oynarken veya cenaze günü yaşadığım hissiyatlarım açısından soyut ve fluyum. Yani mutlu, üzüntülü... Hiç bir şey hatırlamıyorum. Ama kim bilir içimde bir yerlerde neler neler olduki gelecekteki hayatımı etkiledi. Ki bu kitap ve bunun gibi bir sürü kitap, makale, dergi, dizi, film vs.vs...sayesinde mevcut hayatımı o gün yaşadığım olay ne yönde etkiledi bunu çok etkili bir biçimde anladım. BİLİNÇALTI kavramı ile tanıştım mesela. Meşhur çocukluğuna inme söylemi ne demek bunu anladım.

Günlük hayatın akışını etkileyen olumsuz düşünceler, duygudurum bozukluğu gibi sorunlar yaşayan herkes bu kitabı okusun. Bunlar X kişide olmuyor da neden bende oluyor, o X kişi böyle düşünmüyor da neden ben böyle düşünüyorum, bu durumu nasıl aşarım, nasıl kurtulurum, nasıl mücadele ederim... (Tabi işin uzmanlarına gidip bizzat tedavi olmak, onlardan destek istemek en başta olması gereken.) Eğer kişi başarabileceğine inanır, farkındalığın farkına varır, iç sıkıntılarına teslim olmak yerine "ben daha güçlüyüm ve ben başarırım" ilkesine bir şekilde inanmayı başarabilirse -ki farkındalığın farkına derken bunu demek istedim- bu kitap sonrası bir sürü olumsuz düşüncenin etkisinden kurtulur ve daha kaliteli bir hayat yaşama şansı artar...

- "Sorunlarımın çaresi yok, bu yüzden ne ilaç ne de psikoterapi bende işe yaramaz."
+ Depresyonunuz konuşuyor, gerçekler değil! (s/454)

Herkese iyi okumalar...
408 syf.
Merhaba,elimde harika bir kitap var.
Kolay kolay harika demem daha 100.sayfada.
Beklerim,çünkü bazı kitaplar çay gibidir demlenmesi gerekir.
Ama ama bu kitap direk enfes dememe sebep oldu.
Neden mi?
~
Depresyonda değilim gerek yok demeyin?
En büyük hata hiçbir şeye gerek duymayacak kadar iyi olduğunu kabullenmekmiş.
Kendi iç sesinizin gün içinde sizi suçlayan söylemlerinin farkına varacak ve zihninizde nasıl sanal bir gerçeklik oluşturduğunuza inanamayacaksınız.
~
Belki de bazen karşınızdakinin başarısızlığı için yada mutsuzluğu için ;iyi bir eş,iyi bir anne,iyi bir arkadaş,iyi bir evlat olmadığınızı düşünüyor ve bu etiketleme yüzünden çözüm üretemiyorsunuz.
Daha neler neler..
~
Ufacık bir seyi kaçırdığımızda yada yapamadığımızda ;benim hatam biraz daha erken yapmalıydım yada hep böyle yapıyorum iste gibi cümlelerle kendimizi aşırı genelleme,duygusal kararlar,etiketleme gibi tanımların oçine sokuveriyoruz.
Bunların neler olduğunu,neden yanlış olduğunu,nasıl düzeltilmesi gerektiğini kitapta öğreniyor ve Dr.David Burns sayesinde duygularınızın hangi otomatik düşüneceye ait olduğunu öğreniyorsunuz!

~
Bu kitabı okurken neden sinirlendiğinizi ve o anda neler yaptığınızı ,yazar verdiği örnek konulu sorularla ilgili bizzat size bulduruyor.
Enfes bir akıcılığa sahip.
Okurken adeta kendinizi bir psikoterapist olarak hissedebilir.
Kendinizi kendinizin açıkladığı bir terapide bulabilirsiniz benden demesi
Tevrat'ta şu cümleyi görebilirsiniz. "Çünkü içinden nasıl düşünürse kendisi de öyledir."
David Burns
Sayfa 14 - (Süleyman'ın meseleleri, 23:7)
Depresyondaki bireylerin büyük bir çoğunluğu aslında çok sevilen insanlardır, fakat bu hiç işe yaramaz; çünkü, kendilerini sevmezler ve kendilerine güvenleri eksiktir. Aslolan, ancak kendinize verdiğiniz değerin nasıl hissettiğinizi belirlediğidir.
David Burns
Sayfa 78 - Psikonet Yayınları - 19.basım: Ocak 2015

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İyi Hissetmek
Alt başlık:
Yeni Duygudurum Tedavisi
Baskı tarihi:
Eylül 2015
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759893729
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Psikonet Yayınları
Baskılar:
İyi Hissetmek
İyi Hissetmek
Feeling Good : The New Mood Therapy
İşte size iyi bir haber: kendinizi kaygı, suçluluk, kötümserlik, erteleme, düşük benlik saygısı ve depresyonun diğer "dipsiz kuyu"larından ilaçsız kurtarabilirsiniz! İyi Hissetmek'te, psikiyatrist David Burns duygularınızı harekete geçirecek ve hayata daha olumlu bakmanızı sağlayacak, bilimsel olarak test edilmiş teknikler sunuyor.

Kitabı okuyanlar 4.828 okur

  • bulutc
  • İkikedibiroyuncu
  • İlknur
  • ceren babur
  • Nilüfer Genç
  • Esra Güven
  • nebihe
  • Mert Şahiner
  • Lavinia
  • Ebru Gökalp

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%8.6
13-17 Yaş
%5.1
18-24 Yaş
%21.8
25-34 Yaş
%28.9
35-44 Yaş
%27.4
45-54 Yaş
%5.6
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.1
Erkek
%33.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.9 (465)
9
%19.5 (284)
8
%17.6 (256)
7
%6.9 (100)
6
%2.7 (40)
5
%2.1 (30)
4
%0.8 (11)
3
%0.4 (6)
2
%0.3 (5)
1
%0.2 (3)

Kitabın sıralamaları