İnsan, cennet gibi bir yer bulduğunda ilk iş orayı cehenneme çevirmek için mi uğraşır? Son Ada, tam olarak bu korkutucu sorunun peşine düşüyor. Zülfü Livaneli, baskıcı yönetimlerin, doğa katliamının ve toplumun derin uykusunun resmini o kadar sade ve keskin çiziyor ki, okurken kendi rahat hayatlarımızı sorgulamaya başlıyoruz. Kitapta barış dediğimiz o hassas dengenin, tek bir gücün emriyle nasıl vahşi bir çılgınlığa dönüştüğünü görüyoruz. Martılar sadece birer kuş olmaktan çıkıp sistemin uydurduğu hayali düşmanlara dönüşüyor. Ada halkı ise masum kurbanlar olmanın çok ötesinde, kendi rızasıyla özgürlüğünü teslim eden birer suç ortağı haline geliyor. Livaneli, insanın içindeki o karanlık boyun eğme isteğini ve doğadan üstün olma çabasını yüzümüze çarpıyor. Bu kitap, kitaplıklarda tozlanan hayali bir ülke olmaktan çok uzak, her sabah uyandığımız, beton binalarımızda sessizce onay verdiğimiz o bildik ve gri gerçeğin ta kendisi.
Güç, zalimin elinde bir silaha, korkağın elinde bir kalkana dönüşür.
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462bin okunma