Geri Bildirim

Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini

·
Okunma
·
Beğeni
·
66.208
Gösterim
Adı:
Bin Muhteşem Güneş
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
430
ISBN:
9789752894846
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Thousand Splendid Suns
Çeviri:
Püren Özgören
Yayınevi:
Everest Yayınları
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi. Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden. Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar. Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem. Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman...
64 yaşındaki bir adamın 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlendirilmesi,45 yaşındaki bir adamın 15 yaşındaki yeni adet görmüş bir çocukla evlendirilmesi..neresinden baksan korkunç olayların şeriat kanunlarıyla uygulanması.Okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız ve en kötüsü de bunu yaşayan tüm kadınların durumlarını kabul etmesi ve hatta kendilerini suçlaması. Kısacası şeriatın hakim olduğu Afganistan gibi ülkelerde kız çocukları daha dünyaya geldikleri andan itibaren bu düzene ve kurallara alışmış ve benimseyerek büyüyorlar. Beyinlerine sokulan olgu çocuk yaşta yetişkin bir kadına dönüştürülmelerine sebep oluyor.
Savaş zamanın da herkes acı,üzüntü,yokluk çekiyor ama en acı kısmı kadınlara ve çocuklara kalıyor.Afganlının kaleminden yansıtılması okunası romanlardan zaman zaman şiddetin bu kadarı olamaz dedirten bir roman.

Benzer kitaplar

  • 1984
    8.9/10 (4.637 Oy)4.853 beğeni12.542 okunma1.229 alıntı66.261 gösterim
  • Sefiller
    9.1/10 (3.531 Oy)4.148 beğeni13.846 okunma1.821 alıntı90.103 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (3.609 Oy)4.372 beğeni15.873 okunma500 alıntı66.212 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.7/10 (4.438 Oy)4.597 beğeni15.451 okunma474 alıntı78.162 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (4.093 Oy)4.618 beğeni11.974 okunma970 alıntı52.905 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (5.281 Oy)5.891 beğeni16.784 okunma430 alıntı97.194 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (6.091 Oy)6.905 beğeni20.184 okunma914 alıntı86.793 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (5.270 Oy)6.348 beğeni17.193 okunma1.967 alıntı98.520 gösterim
  • Tutunamayanlar
    9.0/10 (2.600 Oy)4.054 beğeni6.334 okunma3.099 alıntı101.757 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.318 Oy)5.002 beğeni15.856 okunma543 alıntı87.111 gösterim
Yazarın betimlemeleri çok hoşuma gitti her satırında sanki bir film izliyormuşum gibi hissettirmeyi başardı. Çoğu yerde gözyaşlarına hakim olamayacağınız gerçekten beklenen bir roman herkese tavsiye ederim.
Kadın olmak; bana göre hep idare eden taraf olmak demek. Karşılıksız feda etmek hayatını, gençliğini, hayatının en güzel günlerini belki sevmediğini bile bile belki hiç sevmeyeceğini bile bile... Bir de savaşta kadın olmak var tabii daha çileli Meryem ve Leyla'nın- bu iki mücadeleci kadının- kaderini anlatan kitapta yazarımız bir önceki kitabında olduğu gibi yine Afganista'nın siyasi durumu üzerinden bir kurgu yapmış bu kurguyu gerçekten çok seviyorum.Savaşın acı gerçeklerini yüzüme çarpan bu kitabı okuduğum sırada ara ara zorlandım okuduklarımı kaldıramadım ama ne yaparsın 'SAVAŞ' işte dedim kendi kendime. Khaled Hosseını 'nin kendine özgü anlatımıyla damağımda konusuyla dimağımda yer etmiş bir eser.
Spoiler Uyarısı!

Savaşın, yasakların ve zor hayat şartlarının olduğu bir ortamda kaderine razı olmuş iki kadın : Meryem ve Leyla. Bu kadınların şiddete ve acıya rağmen sabırları ve dostlukları ...

Bin Muhteşem Güneş'te yazar, Afganistan' da kadınının statüsünü ve kadına verilen değeri bütün çıplaklığıyla tasvir etmiş. Baş karakter Meryem'in çaresizliği, insanın yüreğini burkacak cinsten. Kadına yapılan şiddet sahnelerini okurken çok duygulandım ve üzüldüm. Kitaptan etkilenmemek elde değil.

Afganistan'ın iç savaşına ve Taliban'ın halka yaptığı zulme de yer vermiş yazar. Ancak burada esas olarak vurguladığı konu kadının toplumdaki yeri ve önemidir. Yazar yine okuyucuya bütün duyguları yaşatmayı başarmış. Khaled Hosseini'nin o kendine has tarzı yine beğenimi kazandı. En az Uçurtma Avcısı kadar başarılı buldum. İlk kitabından sonra kalite ve okunulurluk açısından hiçbir şey kaybetmemiş.
Elime aldığım zaman anlatınlar ile asla özdeşemediğimi baştan belirteyim. Zaten anlatınlara çoğumuz okuyarak tanık olmaktan başka bir şey yapamıyoruz. Anlatınlara göre; sizin dişleriniz takır takır kırılıyor mu ?, haftada 3-5 kez suratınıza, sırtınıza kemer şaplatılıyor mu ?, kuytu köşenize çekilip olanlar adına bir kez olsun gözlerinizi yumarak Meryem co gibi ağlıyor musunuz, he ?
Kitap başlar başlamaz; Khaled Hosseini'nin basit ve sade; anlaşılır üslubu ile yeniden bir araya geliyorsunuz. Yazar Leyla'yı mı daha iyi anlatmış; Meryem'i mi bir düşünelim... Gerçekten bu karşılaştırmaya düşürdü beni nedense, bu kitap. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki: İki kadın karakter de, çocukluklarından yetişkin birey oluşlarına dek, netlik ve sadelik ile tamamlanmış.
Yüreğinizin cıs ettiği, acınacak halleri olan; zorluklar içinde devşinen insanların, hayatlarını okumak da ayrı bir hal oluyor. Yazarın bu halleri anlatırken; Raşit'i -bu yan karakteri- öylesine nefret edilesi ve diş kenetlettirici bir uyuz olarak betimlemiş ki, hayran kalmak da sizin haliniz oluveriyor. Romanın birçok sahnesinde, eğitim seviyesi delik deşik edilmiş, kadınların onurları yerle bir edilmiş, erkeklerin yanlışlara karşın cüretkarlığı yıkılmış, çocukların mutluluğu ellerinden elınmış ve sokakların güneş gören yüzlerinin gölgelenmiş olduğu ülkeleri anımsayabiliyorsunuz. Bu hiç de zor değil; sadece Afganistan toprakları da böyle değil... Fakirlik ve açlık içinde gezinen, ülke yöneticilerinin siyaset ve politika açısından Amerika'nın ya da başka bir devletin oyuncağı olma durumundan kaynaklı olarak; ülkedeki insaların zor durumlarını düşünebiliriz. Ülkeleri saymaya ne hacet, şimdi ?
Yeniden kitabımıza bürenelim... Alacağın olsun Khaled! Son sayfaları okurken, büyük zorluklar yaşadım. Sessiz okusam yüreğim titredi, sesli okusam ses tonum titredi. Duyguyu kitabın birçok yerine aşılamış da olsa; esas (Ana) dramatizmi kitabın son 20 sayfasında okudum. Hele o mektup ve Walt Disney yok mu ? Ve tabii Nana'nın olduğu bölümler... Düşünüyorum da bazen insan; çocukken kaderini çiziyor. Hiç mutlu olamıyor... Ne kötü durum. Allah herkesi sevdiğine kavuştursun, ayrılık acısı çektirtmesin, ve tüm tehlikelerden bizleri esirgesin. İncelememi okuduğunuz için teşekkürler :)
Uçurtma Avcısı'nı okuyup bugüne kadar hiçbir kitapta bu kadar huzunlenmedim demiştim. Hatta açıkça söylemem gerekirse bi bölümünü okurken agliyordum. Yillar sonra Ve Dağlar Yankılandı'yı okudum. Neden 2. Kitabi degil de 3. Yu bilmiyorum. Aylar sonra ise Bin Muhtesem Güneş'i okudum. Içimde buruk bir hüzün var. Khaled Hosseini umarım yeni kitaplar da yazar.
3 kitabin da konusu farkli. Bu kitapta Kadınları daha özel anlamda Afganistan da savaşın içinde kalan kadınları anlatiyor.
Ama bu öyle bir anlatiş ki. Sefalet yoksulluk açlık ve bin turlu dert ile mücadele eden bu kadinlara saygi duymamak mumkun değil.
Kitabi okurken bolca halinize sukredeceksiniz.
Bu bazen yaşadığımız bu güzel ulkeye olan bir şükür
Bazen modern ve laik olmamıza olan gurur
Bazen de kadınları sevmeye ve saygi gostermeye çalışmak oluyor.
Kitabin olayini anlatirsam. Zengin bir adamin hizmetcisi ile olan iliskisinden doğan "Haremi" yani piç seklinde isimlendirilen Meryem.
Ve Meryem annesiyle yasiyor. Babasi kendisini utanc olarak gördüğü için. Sonralarda ise pislik bir adamla evlendiriyor. Kelimenin tam anlamiyla pislik.
Oyle ki Burka denilen lanet giysiyi kadinina giydirirken bir yandan da sen benim namusum demesi,diğer yandan cinsel içerikli dergileri dolabinin altinda saklaması.
Tam anlamiyla karaktersiz bi insan. Okurken defalarca kufrettim kendisine istemsizce.
Sonra kendisi olmadan evden çıkmasını yasak koşması gibi.
Yazik ya cidden. Icinde bulundugumuz bu yuzyilda boyle olaylarin olmasi cok uzucu. Hala Kadinlar yeteri kadar özgür değil.
Sonrasinda bu berbat sistem ve gericilik ile yönetilen Afganistanda modern sekilde yetistirilmeye çalışılan Leyla.
Ve bu iki hayatin pislik bir adam yüzünden birleşmesi...
Kitap çok güzeldi. Sizlere tavsiyem kime olursa olsun bi kitabi hediye edin.
Bundan eminim ki hediye ettiginiz kişi kitavi okuduktan sonra değişecek. Bu değişim kadınlara karşı olacak.
Ben bile hayatimdaki kadınlara bu kadar saygılı ve nazik davranirken bu kitaptan sonra bu konuda daha hassas olmaya başladım.
Kesinlikle okumalisiniz. Çok guzel bir kitap olmasinin yaninda çok da bilinçlendirici.
Afganistan'da yaşananları Tarık ve Leyla'nın ızdırap dolu aşkı ve Meryem'in fedakarlığı çevresinde ustaca anlatmayı başarmış bir kitap.Okurken yapılan betimlemeler dolayısıyla olayı yaşıyormuş hissiyatı veriyor.Tavsiye ederim.

"Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir.Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar.."
Afganistan'dan Abd'ye iltica etmiş pek çok göçmenden biri olan Khaled Hosseini'nin Bin Muhteşem Güneş adlı kitabını vakit darlığı nedeniyle uzun uğraşlar sonucu okuyup bitirdim. Aslında yazarın ismi Türkçe karakterlere uyarlanarak Halit Hüseyni şeklinde yazılıyor ancak yayınevi İngilizce versiyonu tercih etmiş. Meryem ve Leyla adında iki kadının hayat hikayelerini okuduğumuz eserde Orta Doğu coğrafyasının tüm sertlikleri bizi karşılıyor. Tanıdığımızı zannettiğimiz Afganistan'ın yetmişlerden milenyuma kadarki ülke siyaseti hakkında önemli bilgiler aldığımız kitapta yazar hiçbir şekilde kişisel görüşüne yer vermemiş. Tarafsız bir şekilde olayları anlatması takdirimi kazanırken, ataerkil bir toplumun fırsat buldukça karşı cinse neler yapabileceğini okumak oldukça trajikti. Yazarın sade ve anlaşılır dili, güzel tasvirleri, duyguları yoğun yansıtması gibi unsurlar hikayeyi merak ettirmeye yetiyor. Çocuk gelinler ve terör örgütlerinin zorbalıkları yürek burkuyor, kötü olansa bunların aslında kurgu olmaması. Kitap sonlara doğru biraz uzuyor gibi geldi fakat okunmayacak kadar değil. Bin Muhteşem Güneş bizlere insan hayatının ne kadar değersiz olduğunu anlatan eserlerden birisi.
Merhaba sayın okurlar bu kitapta bir ülkenin varlığı ve yok oluşu anlatılıyor. Acaba Afganistan diye bir ülke kaldı mı? Evet ben bu soruyu sordum kendime. Romanda geçenler bu dünya da yaşanabilecek en kötü şeylerin bu ülkede yaşandığını anlatıyor. Büyük devletlerin ölüm alanı haline getirilmiş bir ülke. Roman konusu, anlatımı ile çok iyi bir eserdi. En etkileyici yerlerinden birisi de kadınların kendileri ile ilgili bir kararlarının olmaması, sadece itaat kocaya, babaya, okuyanlar bilecektir. Meryem eşini öldürdükten söylediği bir cümlesi var. 'Tek başıma kendi aldığım ilk karar' şeklinde söylüyor. Bunca acıya, zorluğa direnen yine de yaşama umudunu kaybetmeyen tüm Afganistan kadınlarına ve halkına selamlar..
Sürekli seni düşünürdüm. Yüz yaşına kadar yaşaman için dua ederdim. Bilmiyordum. Benden utandığını bilmiyordum ki.
Çoğu günler yataktan hiç çıkmıyor, kendini yapayalnız, terk edilmiş hissediyordu; akıntıya kapılmış
sürükleniyordu.
Ben hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.
Khaled Hosseini
Sayfa 287 - Everest Yayınları(cep boy)
(Bu kurallar Taliban tarafından Afganistan'a girildikten sonra açıklanmış.)
Vatanımızın adı bundan böyle Afganistan İslam Emirliği’dir. Bunlar da bizim koyduğumuz, sizin uyacağınız yasalar:
Bütün vatandaşlar, günde beş vakit namaz kılacaktır. Namaz vakti başka bir iş yaparken yakalanan, kırbaçlanacaktır.
Bütün erkekler sakal bırakacaktır. Meşru ölçü, çenenin altında, en az bir sıkılı yumruk uzunluğundadır. Bu emre uymayanlar, kırbaçlanacaktır.
Bütün erkek çocuklar türban takacaktır. Birinciyle altıncı sınıf arasındakiler siyah, daha yukarı sınıftakiler beyaz türban takacaktır. Bütün erkek çocuklar İslami kılıklar giyecektir. Gömlek yakaları düğmelenecektir.
Şarkı söylemek yasaktır.
Dans etmek yasaktır.
iskambil oynamak, satranç oynamak, kumarın her türü ve uçurtma uçurmak yasaktır.
Kitap yazmak, film izlemek, resim yapmak yasaktır.
Evinizde kuş beslerseniz, kırbaçlanacaksınız. Kuşlarınız öldürülecek.
Çalarsanız, eliniz bilekten kesilir. Bir daha çalarsanız, ayağınız kesilir.
Müslüman değilseniz, Müslümanların görebileceği bir yerde dua etmeyin. Bunu yapanlar kırbaçlanacak ve hapse atılacaktır. Bir Müslüman’ı kendi dinine döndürmeye çalışan kişi, idam edilecektir.

Kadınların dikkatine: Evinizden dışarıya çıkmayacaksınız. Kadınların sokaklarda amaçsızca dolaşması, caiz değildir. Dışarıya çıkarsanız, yanınızda mutlaka bir mahrem, erkek akrabanız bulunacak. Sokakta tek başına yakalanan kadın dövülecek ve evine gönderilecektir. Her ne şart altında olursa olsun, asla yüzünüzü göstermeyeceksiniz. Dışarıdayken, burka’yla örtüneceksiniz. Aksi halde, şiddetle kırbaçlanacaksınız. Makyaj malzemeleri yasaktır. Mücevher yasaktır. Çekici, gösterici giysiler giymeyeceksiniz. Sizinle konuşulmadan, konuşmayacaksınız. Erkeklerle göz göze gelmeyeceksiniz. Uluorta gülmeyeceksiniz. Gülenler, kırbaçlanacaktır. Tırnaklarınızı boyamayacaksınız. Boyarsanız, bir parmağınız kesilecektir. Kızların okula gitmesi yasaklanmıştır. Bütün kız okulları derhal kapatılacaktır. Kadınların çalışması yasaklanmıştır. Zinadan suçlu bulunursanız, taşlanarak öldürüleceksiniz.

Dinleyin, iyi dinleyin, itaat edin. Allah-ü ekber.
"Bu ülkeyi bu kadar çok sevmeme karşın,bazen çekip gitmeyi düşünüyorum,"dedi Babi.
"Nereye?"
"Unutmanın kolay olacağı bir yere..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bin Muhteşem Güneş
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
430
ISBN:
9789752894846
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Thousand Splendid Suns
Çeviri:
Püren Özgören
Yayınevi:
Everest Yayınları
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi. Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden. Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar. Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem. Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman...

Kitabı okuyanlar 13.114 okur

  • Berat Oruç
  • Tuba Yıldız
  • Merve Pürsal
  • Fatih SARIER
  • Sevde Solmaz
  • Gülsüm Demir
  • ZİYNİP
  • Esra Erdoğan
  • Ayşe Nur ERYILMAZ
  • Fadime Balcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%31.9
14-17 Yaş
%10.1
18-24 Yaş
%17.7
25-34 Yaş
%15.3
35-44 Yaş
%14.6
45-54 Yaş
%7.8
55-64 Yaş
%0.8
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.6
Erkek
%18.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.5 (1.826)
9
%24.5 (983)
8
%17.7 (709)
7
%7.2 (288)
6
%2.7 (107)
5
%1.3 (54)
4
%0.4 (17)
3
%0.3 (12)
2
%0.1 (6)
1
%0.2 (9)

Kitabın sıralamaları