Adı:
Bin Muhteşem Güneş
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
430
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752894846
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Thousand Splendid Suns
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi. Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden. Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar. Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem. Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman...
64 yaşındaki bir adamın 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlendirilmesi,45 yaşındaki bir adamın 15 yaşındaki yeni adet görmüş bir çocukla evlendirilmesi..neresinden baksan korkunç olayların şeriat kanunlarıyla uygulanması.Okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız ve en kötüsü de bunu yaşayan tüm kadınların durumlarını kabul etmesi ve hatta kendilerini suçlaması. Kısacası şeriatın hakim olduğu Afganistan gibi ülkelerde kız çocukları daha dünyaya geldikleri andan itibaren bu düzene ve kurallara alışmış ve benimseyerek büyüyorlar. Beyinlerine sokulan olgu çocuk yaşta yetişkin bir kadına dönüştürülmelerine sebep oluyor.
Savaş zamanın da herkes acı,üzüntü,yokluk çekiyor ama en acı kısmı kadınlara ve çocuklara kalıyor.Afganlının kaleminden yansıtılması okunası romanlardan zaman zaman şiddetin bu kadarı olamaz dedirten bir roman.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.771 Oy)18.382 beğeni41.614 okunma2.745 alıntı175.179 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.398 Oy)12.994 beğeni33.245 okunma3.161 alıntı139.820 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.302 Oy)8.751 beğeni24.361 okunma1.316 alıntı120.065 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.594 Oy)8.551 beğeni25.256 okunma2.335 alıntı109.172 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.249 Oy)8.564 beğeni27.509 okunma783 alıntı134.046 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.471 Oy)11.159 beğeni27.616 okunma1.522 alıntı145.165 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.841 Oy)5.522 beğeni18.044 okunma868 alıntı92.774 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.062 Oy)6.757 beğeni19.599 okunma655 alıntı110.651 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.7/10 (4.144 Oy)4.979 beğeni18.239 okunma761 alıntı74.918 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.076 Oy)5.684 beğeni14.953 okunma1.648 alıntı64.445 gösterim
Yazarın betimlemeleri çok hoşuma gitti her satırında sanki bir film izliyormuşum gibi hissettirmeyi başardı. Çoğu yerde gözyaşlarına hakim olamayacağınız gerçekten beklenen bir roman herkese tavsiye ederim.
Kadın olmak; bana göre hep idare eden taraf olmak demek. Karşılıksız feda etmek hayatını, gençliğini, hayatının en güzel günlerini belki sevmediğini bile bile belki hiç sevmeyeceğini bile bile... Bir de savaşta kadın olmak var tabii daha çileli Meryem ve Leyla'nın- bu iki mücadeleci kadının- kaderini anlatan kitapta yazarımız bir önceki kitabında olduğu gibi yine Afganista'nın siyasi durumu üzerinden bir kurgu yapmış bu kurguyu gerçekten çok seviyorum.Savaşın acı gerçeklerini yüzüme çarpan bu kitabı okuduğum sırada ara ara zorlandım okuduklarımı kaldıramadım ama ne yaparsın 'SAVAŞ' işte dedim kendi kendime. Khaled Hosseını 'nin kendine özgü anlatımıyla damağımda konusuyla dimağımda yer etmiş bir eser.
Bu kitabı bitirmemek için elimden gelen çabayı harcadım fakat bitirmemek üzere yaptığım herşeye rağmen sonuna geldim. İsterdimki bir yüz sayfası daha olsun ve okuyum...
Yazarın kalemine büyük bir saygı duyuyorum. Bir sonraki okuyacağım kitabı da bu kitap sayesinde bulmuş oldum. Siradaki kitap Uçurtma Avcısı. Biliyorumki ayni büyüyü o kitapta da yakalayacağım.
Khaled Hosseini, gerçekten iyi bir yazar. Uçurtma Avcısı kadar olmasada
iyi bir kitap. Afganistan da kadın olmak çocuk olmak zordur.``Afganistan gerçeği 1m²1000 trajedi düşüyor``diyor yazar. Gerçekten bütün kitap boyunca boğazınızda bir yumru ve gözyaşıyla okuyorsunuz. Çünkü dünyanın bir yerinde gerçekten bunlar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Meryem ve Leyla' nın yaşadığı acıları, savaşı çok içten anlatan bir hikaye. Aynı adamla evlenmek zorunda kalan iki kadının birlik olup verdikleri hayat mücadelesi. Kesinlikle herkesin okuması ve kitaplığında olması gerektiğini düşünüyorum.
Spoiler Uyarısı!

Savaşın, yasakların ve zor hayat şartlarının olduğu bir ortamda kaderine razı olmuş iki kadın : Meryem ve Leyla. Bu kadınların şiddete ve acıya rağmen sabırları ve dostlukları ...

Bin Muhteşem Güneş'te yazar, Afganistan' da kadınının statüsünü ve kadına verilen değeri bütün çıplaklığıyla tasvir etmiş. Baş karakter Meryem'in çaresizliği, insanın yüreğini burkacak cinsten. Kadına yapılan şiddet sahnelerini okurken çok duygulandım ve üzüldüm. Kitaptan etkilenmemek elde değil.

Afganistan'ın iç savaşına ve Taliban'ın halka yaptığı zulme de yer vermiş yazar. Ancak burada esas olarak vurguladığı konu kadının toplumdaki yeri ve önemidir. Yazar yine okuyucuya bütün duyguları yaşatmayı başarmış. Khaled Hosseini'nin o kendine has tarzı yine beğenimi kazandı. En az Uçurtma Avcısı kadar başarılı buldum. İlk kitabından sonra kalite ve okunulurluk açısından hiçbir şey kaybetmemiş.
Uçurtma Avcısı'nı okuyup bugüne kadar hiçbir kitapta bu kadar huzunlenmedim demiştim. Hatta açıkça söylemem gerekirse bi bölümünü okurken agliyordum. Yillar sonra Ve Dağlar Yankılandı'yı okudum. Neden 2. Kitabi degil de 3. Yu bilmiyorum. Aylar sonra ise Bin Muhtesem Güneş'i okudum. Içimde buruk bir hüzün var. Khaled Hosseini umarım yeni kitaplar da yazar.
3 kitabin da konusu farkli. Bu kitapta Kadınları daha özel anlamda Afganistan da savaşın içinde kalan kadınları anlatiyor.
Ama bu öyle bir anlatiş ki. Sefalet yoksulluk açlık ve bin turlu dert ile mücadele eden bu kadinlara saygi duymamak mumkun değil.
Kitabi okurken bolca halinize sukredeceksiniz.
Bu bazen yaşadığımız bu güzel ulkeye olan bir şükür
Bazen modern ve laik olmamıza olan gurur
Bazen de kadınları sevmeye ve saygi gostermeye çalışmak oluyor.
Kitabin olayini anlatirsam. Zengin bir adamin hizmetcisi ile olan iliskisinden doğan "Haremi" yani piç seklinde isimlendirilen Meryem.
Ve Meryem annesiyle yasiyor. Babasi kendisini utanc olarak gördüğü için. Sonralarda ise pislik bir adamla evlendiriyor. Kelimenin tam anlamiyla pislik.
Oyle ki Burka denilen lanet giysiyi kadinina giydirirken bir yandan da sen benim namusum demesi,diğer yandan cinsel içerikli dergileri dolabinin altinda saklaması.
Tam anlamiyla karaktersiz bi insan. Okurken defalarca kufrettim kendisine istemsizce.
Sonra kendisi olmadan evden çıkmasını yasak koşması gibi.
Yazik ya cidden. Icinde bulundugumuz bu yuzyilda boyle olaylarin olmasi cok uzucu. Hala Kadinlar yeteri kadar özgür değil.
Sonrasinda bu berbat sistem ve gericilik ile yönetilen Afganistanda modern sekilde yetistirilmeye çalışılan Leyla.
Ve bu iki hayatin pislik bir adam yüzünden birleşmesi...
Kitap çok güzeldi. Sizlere tavsiyem kime olursa olsun bi kitabi hediye edin.
Bundan eminim ki hediye ettiginiz kişi kitavi okuduktan sonra değişecek. Bu değişim kadınlara karşı olacak.
Ben bile hayatimdaki kadınlara bu kadar saygılı ve nazik davranirken bu kitaptan sonra bu konuda daha hassas olmaya başladım.
Kesinlikle okumalisiniz. Çok guzel bir kitap olmasinin yaninda çok da bilinçlendirici.
Afganistan'da yaşananları Tarık ve Leyla'nın ızdırap dolu aşkı ve Meryem'in fedakarlığı çevresinde ustaca anlatmayı başarmış bir kitap.Okurken yapılan betimlemeler dolayısıyla olayı yaşıyormuş hissiyatı veriyor.Tavsiye ederim.

"Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir.Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar.."
Uçurtma avcısından sonra okuma kararı aldığım , beğenerek okuduğum kitap oldu.
Çok büyük beklentilerle aldığım kitap bunu fazlasıyla karşıladı ve bana çok şey kattı diyebilirim.
Bu günlerde kim bana kitap sorsa Halit Hüseyni'nin kitapları diyorum ve susuyorum.
O yüzden okumanızı tavsiye ediyorum.
Kitabın içeriğine gelecek olursak,
Kitap Meryem adlı karakterimizle başlıyor.
Ben bu kitapta Meryemle beraber üzüldüm,
Meryemle beraber acı çektim,
Meryemin kızamadığı yerlerde ben kızdım!
Tam Meryemle özdeşleşmişken günahsız bir Leyla çıktı geldi.
İki kadının yaşadıkları, çektikleri acılar, birbiriyleriyle kesişen hayatları ve belki de yüzlerine gülmeyen ortak kaderleri.. Aslında tam da bunu okuyoruz...

İki kadının ortak kaderini.
Tacik Asıllı Afgan Yazar Khaled Hosseini tüm dünyada (The Kite Runner) Uçurtma Avcısı kitabı ile muazzam bir başarı yakalamış, aylarca kitabı en çok satanlar listesinden inmemişti.
Yazarın ikinci kitabı olan Bin Muhteşem Güneş'de dünya çapında Uçurtma Avcısı kitabına yakın bir performans sergiledi.
Uçurtma Avcısı kitabını okuduysanız bu kitabı elinize yüksek bir beklenti ile alıyorsunuz. Yazarın olay örgüsü, duygusal anlatımı, psikolojik tahlilleri bir önceki eserde olduğu gibi gayet başarılı.
Bin Muhteşem Güneş romanında Khaled Hosseini Afganistan'da yaşayan bayanların, toplumsal baskı, ağır savaş koşulları ve dini rejimin dayatmaları arasında nasıl ezildiğini Leyla ve Meryem karakterleri üzerinden anlatmaktadır.
Eserde Afganistan'daki bayanların toplumsal konumunun yanında, Afgan halkını felaketten felakete sürükleyen rejim değişiklikleri de kronolojik olarak gerçeğe yakın bir şekilde okuyucuya sunulmuş.
Romanda Leyla adlı karakterin çocukluğundan yetişkinlik dönemine kadar olan duygusal süreçlerini bir olay örgüsü etrafında yoğun bir duygusal dille anlatan yazar, savaşın insan psikolojisindeki onarılamaz hasarlarına dikkat çekiyor.
Afganistan'da kadınların bir yok denecek kadar kıymetsiz, kölelerden daha da aşağı bir seviyede görülen toplumsal konumları çok iyi tasvir edilmiş.
Leyla ve Meryem aynı ülkenin ortak kaderine sahip iki kadını olmanın yanında Raşit'in eşleri olarak da aynı evde dönemin tüm ezici ve kahredici zorluklarına birlikte göğüs geren iki kader mahkumu diyebiliriz. Zira yaşamış oldukları hayatın normal bir ülkede hapishanelerde yaşayan mahkumlara bile reva görülmediğini kitabı okuduğunuzda tüm gerçekliği ile anlayacaksınız.
Kitabın birbiri ardına akan sayfaları arasında şeriatın elden ele ve dilden dile nasıl farklı yorumlandığını, dinin cahillerin elinde topluma karşı kullanılan ürkütücü bir canavara dönüşmesini hayretle takip ettim.
Khaled Hosseini ikinci kitabı olan bu eserde yine mükemmel bir iş çıkarmış.
Okumamış olan arkadaşlara Uçurtma Avcısı romanından sonra Bin Muhteşem Güneş'i okumalarını tavsiye ederim
Afganistan'dan Abd'ye iltica etmiş pek çok göçmenden biri olan Khaled Hosseini'nin Bin Muhteşem Güneş adlı kitabını vakit darlığı nedeniyle uzun uğraşlar sonucu okuyup bitirdim. Aslında yazarın ismi Türkçe karakterlere uyarlanarak Halit Hüseyni şeklinde yazılıyor ancak yayınevi İngilizce versiyonu tercih etmiş. Meryem ve Leyla adında iki kadının hayat hikayelerini okuduğumuz eserde Orta Doğu coğrafyasının tüm sertlikleri bizi karşılıyor. Tanıdığımızı zannettiğimiz Afganistan'ın yetmişlerden milenyuma kadarki ülke siyaseti hakkında önemli bilgiler aldığımız kitapta yazar hiçbir şekilde kişisel görüşüne yer vermemiş. Tarafsız bir şekilde olayları anlatması takdirimi kazanırken, ataerkil bir toplumun fırsat buldukça karşı cinse neler yapabileceğini okumak oldukça trajikti. Yazarın sade ve anlaşılır dili, güzel tasvirleri, duyguları yoğun yansıtması gibi unsurlar hikayeyi merak ettirmeye yetiyor. Çocuk gelinler ve terör örgütlerinin zorbalıkları yürek burkuyor, kötü olansa bunların aslında kurgu olmaması. Kitap sonlara doğru biraz uzuyor gibi geldi fakat okunmayacak kadar değil. Bin Muhteşem Güneş bizlere insan hayatının ne kadar değersiz olduğunu anlatan eserlerden birisi.
Sürekli seni düşünürdüm. Yüz yaşına kadar yaşaman için dua ederdim. Bilmiyordum. Benden utandığını bilmiyordum ki.
Çoğu günler yataktan hiç çıkmıyor, kendini yapayalnız, terk edilmiş hissediyordu; akıntıya kapılmış
sürükleniyordu.
Tıpkı kuzeyi gösteren bir pusula gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da her zaman bir kadını gösterir.
"Bu ülkeyi bu kadar çok sevmeme karşın,bazen çekip gitmeyi düşünüyorum,"dedi Babi.
"Nereye?"
"Unutmanın kolay olacağı bir yere..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bin Muhteşem Güneş
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
430
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752894846
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Thousand Splendid Suns
Çeviri:
Püren Özgören
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi. Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden. Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar. Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem. Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman...

Kitabı okuyanlar 15.674 okur

  • Aliyenur Bayramoğlu
  • Ömer Faruk G.
  • Hülya suna
  • Aygül Akın
  • Duygu Boyraz
  • Rozerin Avcı
  • Fatma Sağlamkardeş
  • Emre Karaoğlu
  • Emelk
  • Özge

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%32.3
14-17 Yaş
%15.1
18-24 Yaş
%16
25-34 Yaş
%13.9
35-44 Yaş
%13.1
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%0.5
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81.6
Erkek
%18.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.8 (2.167)
9
%24.6 (1.163)
8
%17.5 (829)
7
%6.9 (328)
6
%2.7 (126)
5
%1.3 (63)
4
%0.5 (22)
3
%0.3 (14)
2
%0.2 (8)
1
%0.2 (10)

Kitabın sıralamaları