Bin Muhteşem Güneş

8,9/10  (2.728 Oy) · 
8.839 okunma  · 
3.060 beğeni  · 
46.194 gösterim
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan’ın Khaled Hosseini’de yaşadığı gibi… Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı’yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini’nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden… Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar… Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem. Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman...
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    430
  • ISBN:
    9752894846
  • Orijinal Adı:
    A Thousand Splendid Suns
  • Çeviri:
    Püren Özgören
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:

64 yaşındaki bir adamın 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlendirilmesi,45 yaşındaki bir adamın 15 yaşındaki yeni adet görmüş bir çocukla evlendirilmesi..neresinden baksan korkunç olayların şeriat kanunlarıyla uygulanması.Okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız ve en kötüsü de bunu yaşayan tüm kadınların durumlarını kabul etmesi ve hatta kendilerini suçlaması. Kısacası şeriatın hakim olduğu Afganistan gibi ülkelerde kız çocukları daha dünyaya geldikleri andan itibaren bu düzene ve kurallara alışmış ve benimseyerek büyüyorlar. Beyinlerine sokulan olgu çocuk yaşta yetişkin bir kadına dönüştürülmelerine sebep oluyor.

Murat Sezgin 
03 Şub 16:11 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

‘Erkekler şarkı söyleyemez. Satranç oynamak yasak. Kuş beslemek yasak. Film izlemek yasak. Resim yapmak yasak. Uçurtma uçurmak yasak. O yasak, bu yasak, her şey yasak. Nefes alabilirsiniz.
Kadınların dikkatine: Kadınlar evden çıkamaz. Uluorta gülerseniz kırbaçlanacaksınız. Tırnaklarını boyayanların parmakları kesilecektir. Kızların okula gitmesi yasaktır. Evde oturup 14 yaşında evlenmeyi bekleyeceklerdir. Kadınların çalışması yasaklanmıştır. Sokakta tek başına yakalanan kadınlar dövülecek ve evine gönderilecektir. Dinleyin. İtaat edin.’ Bunları okumaya başlayınca gözleriniz yuvasından fırlayacak gibi oldu, şaşırdınız. Olabilir mi böyle şeyler? Oluyor: Afganistan Devrimi sırasında çıkan birkaç tane emir.

Spoiler yok. Meryem, yasak bir ilişki sonucu doğmuş, kitaba göre ‘harami’, bir çocuktur. Annesi ile şehirden uzak bir kulübede yaşamaktadır. Babası Celil’in kendine köle aldıkları yani eşleri, sayısını unuttum, Nana’yı ve Meryem’i evlerinde istememişlerdir. Celil de onları şu anda yaşadıkları kulübeye yerleştirmiştir. Her hafta Meryem’i kulübelerinde ziyaret etmektedir. Meryem daha çocuk tabii, hiçbir şeyden haberi yok. Celil’in, Nana’yı kullanılmış mal gibi kenara atmasını anlayamıyor. Celil kızını, Meryem’i, seviyor. O yüzden çocuk yaşta evlendiriyor! Olan Meryem’e oluyor. Yazık. Leyla, Afganistan Devrimi gecesinde doğmuştur. Sovyetler Afganistan’a girmiş, Leyla birçok çocuk gibi savaşın gölgesinde büyümüştür. En yakın arkadaşı, sonradan aşkı olacak olan Tarık’tır. Savaşın her gün şiddetini arttırdığı ülkede Tarık ve ailesi daha fazla dayanamaz, ülkeyi terk ederler. İşler bu olaydan sonra iyice dramatikleşiyor. Ve sonunda kader, hayatları zindana dönmüş iki kadını yan yana getiriyor. Bundan sonra ikisinin beraber yaşadıkları olaylar anlatılıyor. Kitap boyunca size eşlik eden dramatizm sonunda daha da alevleniyor.

‘Anne ya da baba bir hata yapmış. Umurlarında değil. Hep kendilerini düşünmüşler. Arkalarında bıraktıklarına hiç dönüp bakmamışlar. Olan çocuklara olmuş. Onları kendi sessizliğinde boğulmaya bırakmışlar. Her şeyi içlerine gömmelerine yardım etmişler, toprağı üstlerine kendileri atmışlar. Bunlardan haberleri de yok. Sorana iyi bir anne babalar.’ İster kitapta, isterse hayatta bu durumda olan bir sürü çocuk var maalesef. Kocamış kişileri uyarmak da çocukların görevi olmasa gerek. Hem kişi kendi hatasını görmüyorsa uyarmak ne işe yarar ki?

Kitapta Leyla’nı Babisi kızına şunu söylüyor: "Bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur." Bu Babi’den yüzlerce, binlerce gerek.

Kitap boyunca ille de erkek çocuk isteyen hemcinslerimi, kadına değer vermeyip eşya gibi kullanan kişileri, ‘kız çocuğu okur muymuş?’ diyenleri, hurafeleri, bağnazlıkları çokça gördüm. Ayrıca küllerinden alevlenen bir aşka, savaş olsa da güzel olaylara şahit oldum. Kitap okuyanı sıkmıyor. Gerçekleri insanın yüzüne yüzüne çarpıyor. İyi okumalar.

Melisa... 
 19 Nis 09:41 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 6/10 puan

Savaş zamanın da herkez acı,üzüntü,yokluk çekiyor ama en acı kısmı kadınlara ve cocuklara kalıyor.Afganlının kaleminden yansıtılması okunası romanlardan zaman zaman şiddetin bu kadarı olamaz dedirten bir roman.

senanur 
16 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yazarın betimlemeleri çok hoşuma gitti her satırında sanki bir film izliyormuşum gibi hissettirmeyi başardı. Çoğu yerde gözyaşlarına hakim olamayacağınız gerçekten beklenen bir roman herkese tavsiye ederim.

Merve 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kadın olmak; bana göre hep idare eden taraf olmak demek. Karşılıksız feda etmek hayatını, gençliğini, hayatının en güzel günlerini belki sevmediğini bile bile belki hiç sevmeyeceğini bile bile... Bir de savaşta kadın olmak var tabii daha çileli Meryem ve Leyla'nın- bu iki mücadeleci kadının- kaderini anlatan kitapta yazarımız bir önceki kitabında olduğu gibi yine Afganista'nın siyasi durumu üzerinden bir kurgu yapmış bu kurguyu gerçekten çok seviyorum.Savaşın acı gerçeklerini yüzüme çarpan bu kitabı okuduğum sırada ara ara zorlandım okuduklarımı kaldıramadım ama ne yaparsın 'SAVAŞ' işte dedim kendi kendime. Khaled Hosseını 'nin kendine özgü anlatımıyla damağımda konusuyla dimağımda yer etmiş bir eser.

Apollo 
12 Tem 00:05 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

İstediğinize Tapın Ama Adam Olarak...

Ah Khaled, yine o gerçekci, hüzünlü yazılarınla kalbime işlemeyi başardın. Ağlatarak, sevindirerek, üzerek okuttun o kitaplarını. Ve hayatın gerçeklerine de değindin. Müslümanlara...

Küçüklüğümden beri şunu bilir, şunu söylerim; en çok Allah'ı sverim,Peygamber'i severim deyip gezenlerden korkacaksınız. Bunun en büyük göstergesi de bu kitap. Raşit, karılarını çarşafa büründürdü ve onlara dedi ki: Siz benim namusumsunuz ve bir kadının bakacağı tek erkek yüzü kocasının yüzüdür. Meryem (karısı) odasına temizlik yapmak için girdiğinde çıplak kadın dergileri buldu. Hani bir kadınn bakacağı tek erkek yüzü kocasının yüzüydü? Bu kadnlarn da kocası yahut erkek kardeşi yok muydu? O zaman o da bu müslümanlık kuralını çiğnemişti. Kolayınıza geliyor değil mi yapamayacağınz şeyi sizden güçsüzlere yaptrmak müslüman (?!?!?) erkekler? Müslümanlık, kız çocuğunu hor görüp, erkek çocuğunu başm gözm yapaym, karım zaten saf, sesini çıkartamıyor deyip döveyim demek midir? "Çok eşlilik islamda haram değil deyip kumayı hayatına sokmak mıdır müslümanlk? Siz kendi işinize geleni hayatınıza sokuyor, geri kalanını da boş veriyorsunuz. Evet peygamber efendimiz (sav) çok eşliydi ve bu Kuran da yasak değil ama peygamberin bunu yapmasının o zamnki şartlar gereği bir sebebi var ve Kuran da da şu şekilde izin verilmiştir: Kocanın maddi durumu elverişli ve karısının da gönlü varsa kabul görülmüş geri kalan yani bunları taşmayan evliliklerin de tabii ki hoş görüleceğini düşünmeyin.

Ne kadar da yarglyoruz ateistleri, hristiyanları, yahudileri... Hiç demiyoruz acaba bunlar müslümanlardan hoşnut olmadıkları için inanmıyor olabilirler mi? Nasl davranyoruz onlara? "Ben Allah'a inanmıyorum." tmm kızım inanma. Herkes tek bir şeye inanmak zorunda değil sonuçta. "Ben Kuranı okudum yeterli bulmadım." Tmm kızım, inanma o zaman. Vereceğiniz cevap bu. Hiç kendinizi yırtmayın ona inandırtmak için. İnann bana insan inanmak istediğini duyar!! Bunu hiçbir zaman unutmayın. Eşinizi, kızınızı sevin... Onlarn size hiçbir kötülüğü yok. Allah tan gelen yine O'na gider.Bu bilinçle yaşayın.

Dünyada çok pislik var. Ve şeytan tövbe etmediği sürece de asla bitmeyecek. Savaşlar, ardndan yaplan geçici barışlar. Sevgiler, ardından duyulan nefretler. Paralar, ardndan gelen kıskançlklar, hırslar, korkular...vb. Hep bunlar hayatımızı mahvediyor. İstediğinizi sevin, istediğinize tapn, ama lütfen bunları Adam olarak yapn. Size yaplmasını istemediğiniz şeyi siz de başkasına yapmayn. İşte asl adamlk bu!!!

Elif Kimya S. 
 05 Eyl 2015 · Kitabı okudu

Khaled Hosseini, gerçekten iyi bir yazar. Uçurtma Avcısı kadar olmasada
iyi bir kitap. Afganistan da kadın olmak çocuk olmak zordur.``Afganistan gerçeği 1m²1000 trajedi düşüyor``diyor yazar. Gerçekten bütün kitap boyunca boğazınızda bir yumru ve gözyaşıyla okuyorsunuz. Çünkü dünyanın bir yerinde gerçekten bunlar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Meryem ve Leyla' nın yaşadığı acıları, savaşı çok içten anlatan bir hikaye. Aynı adamla evlenmek zorunda kalan iki kadının birlik olup verdikleri hayat mücadelesi. Kesinlikle herkesin okuması ve kitaplığında olması gerektiğini düşünüyorum.

Mehmet Admış 
 02 Ağu 16:44 · Kitabı okudu · 4 günde · 6/10 puan

Dün yaşama gözlerini yuman usta çevirmen Ahmet Cemal (Allah rahmet etsin), ‘Novalis’in “Geceye Övgüler” adlı eserinde, “Romantizm, Novalis ve ‘Geceye Övgüler’” adlı giriş bölümünde, usta yazar Stefan Zweig’den yaptığı şu güzide ve özetleyici alıntı ile incelemeye başlamak istiyorum.

Yukarıda belirtilen kaynakta Stefan Zweig; “...edebiyatta hızlı modanın, ‘sezonun başarılı kitabının’ modası geçerli. Daha şimdiden artık insanlar için kitaplar değil, fakat giderek artan ölçüde ‘sezonun kitabı’ düşünülüyor..” şeklinde durumu açıklıyor. Hatırlıyor musunuz? Uçurtma Avcısı için “İyice Vasat” tabirini kullanmıştım. Sanırım onun yerine Zweig’in kullandığı (ve benim de hoşuma giden) ‘sezonun kitabı’ ifadesini kullanacağım. Peki nedir sezonun kitabı? Benim bu sözden çıkarımım şu şekildedir; bu tarz kitaplar, zamana meydan okuyan kitaplar değildir. Ömürlük değildir. Bir Jane Austen gibi 200 yıl sonra da hayranlıkla okunacak ve etkisini sürdürecek kitaplar değildir. Bugün etkisi son derece yüksektir. Başarılı olarak nitelenir. Fakat 20-30 yıl sonra? Bu olaylar yaşanmaz olunca!? Artık Afganistan ve yaşadığı iç savaşlar unutuldu unutuluyor. Çocuk gelin sayısı eskiye oranla yok denilecek kadar azaldı. (Dikkat! Yok demiyorum. Eskiye oranla sayıda yüksek bir azalma olduğunu söylüyorum. “En azından Türkiye’de bu böyle..”) Eğer bu azalma düzenli olarak artarsa, (yani daha da azalırsa) dediğim gibi bu kitap da ömrünü tüketir. Sezonu oldukça yaşamını sürdürebilecektir. Ama ya ömrü biterse?

“KAHROLSUN SOVYETLER, KAHROLSUN KOMÜNİZM! YAŞASIN AMERİKA, YAŞASIN KAPİTALİZM!”

Khaled, hala aynı Khaled. Burada aklıma şu şarkı geldi nedense, (daha doğrusu şu nakaratı) “Sevemedim kara gözlüm seni doyunca...” bu kadar tek.. Devamı değil. Sevemedim şu adamı gitti yahu! Neyse, konumuz sevip sevmemek değil sonuçta... Ama “yiğidi öldür hakkını yeme” diye boşuna dememişler. O zaman ben de hakkını iade edeyim adama. Uçurtma Avcısı’na kıyasla kalemine güç katmış. Betimleme açısından... Betimleme gücü daha iyi bir hal almış. Ama adam her şeye rağmen Amerika’yı savunmaya devam ediyor yahu!.. Kelimenin tam manasıyla (kimse kusura bakmasın ama) “Yalak” bu adam...

Yaşadığın acıya saygımız var. Bir savaştan kaçmışsın ve adamlar sana kapısını açmış. Eyvallah! Yalnız, 2001’de yaşanan (sahte) ‘İkiz Kule’ saldırısını (elinden gelse) Afganistan’ın yok olmasından daha büyük bir felaket olarak niteleyecek... Ya da, romanda Tarık gibi, Amerika’nın Afganistan’a savaş açmasının iyi olacağını söyleyecek.. Her yalanın bir gerçeklik payı vardır. Bir yandan sevinirken (Tarık ile) öbür yandan utanç duyuyor bu isteğinden (Leyla ile)... Hiçbir -izm’i savunmam. Ne olduklarını bile bilmem. Yalnız, dinsiz bir adamın, komünistleri dinsiz diye küçük görüp dışlaması bana çok komik ve ironik geliyor. Yani düşünün ki, Müslüman olmayan bir vatandaş size, “Sen Müslüman değilsin. Sen kötüsün.” demesi gibi bir şey bu...

Kitabın esas konularından biri olan ‘kadın’ veya ‘çocuk gelin’ mevzularına ise hiç değinmeyeceğim. Korkuyorum çünkü. Son zamanlarda “yoğurt beyazdır” dediğimde bile insanlar sözlerimi çarpıtıyorlarsa ve zaten yukarıda yeterince açık hedef yapıp eleştirilmeyi göze almışken, bunun üzerine (son zamanların en en en hassas konusu olan) ‘kadın’ ile ilgili ağzımı açmaya korkuyorum. Çünkü bu öyle bir konu ki günümüzde, “yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal...” mevzusuna dönmüş. Bunun için de incelemeyi (korktuğum için) yarıda kesiyorum...

Kitabın genel anlamında, betimlemesi iyi. Hikayesi güçlü. Yalnız daha da iyileştirilebilirdi. Çeviri çok başarılı değildi. İdare ederdi. Kurguda bazı sıkıntıları vardı. Daha da iyileştirilebilirdi. Ama ‘sezonunun kitabı’ olarak çok başarılı bir kitap. Ömrünü tüketmek üzere olması kötü.. (kitabı sevenler için..) Edebi anlamda yine vasat. Başarılı değil. Zaten edebi bir eser ortaya koyma ve zamana meydan okuma kaygısı yok...

“Biz Afganistan’ız, kötü bir savaştan çıktık.
Amerika olmasa, kıçımızı kurtaramazdık.
Kadın üzerinden biraz da prim kastık,
mı tamamdır. Bestseller'daki yerimizi kaptık.”
temalı bu yapım, okunmadığı takdirde bir kayıp yaratmaz!.. Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim. İstemeyenlere de daha kaliteli bir kitapta keyifli okumalar dilerim... Sağlıcakla kalın..

Ömer Gezen 
 28 Ağu 02:18 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Uçurtma Avcısı'nı okuyup bugüne kadar hiçbir kitapta bu kadar huzunlenmedim demiştim. Hatta açıkça söylemem gerekirse bi bölümünü okurken agliyordum. Yillar sonra Ve Dağlar Yankılandı'yı okudum. Neden 2. Kitabi degil de 3. Yu bilmiyorum. Aylar sonra ise Bin Muhtesem Güneş'i okudum. Içimde buruk bir hüzün var. Khaled Hosseini umarım yeni kitaplar da yazar.
3 kitabin da konusu farkli. Bu kitapta Kadınları daha özel anlamda Afganistan da savaşın içinde kalan kadınları anlatiyor.
Ama bu öyle bir anlatiş ki. Sefalet yoksulluk açlık ve bin turlu dert ile mücadele eden bu kadinlara saygi duymamak mumkun değil.
Kitabi okurken bolca halinize sukredeceksiniz.
Bu bazen yaşadığımız bu güzel ulkeye olan bir şükür
Bazen modern ve laik olmamıza olan gurur
Bazen de kadınları sevmeye ve saygi gostermeye çalışmak oluyor.
Kitabin olayini anlatirsam. Zengin bir adamin hizmetcisi ile olan iliskisinden doğan "Haremi" yani piç seklinde isimlendirilen Meryem.
Ve Meryem annesiyle yasiyor. Babasi kendisini utanc olarak gördüğü için. Sonralarda ise pislik bir adamla evlendiriyor. Kelimenin tam anlamiyla pislik.
Oyle ki Burka denilen lanet giysiyi kadinina giydirirken bir yandan da sen benim namusum demesi,diğer yandan cinsel içerikli dergileri dolabinin altinda saklaması.
Tam anlamiyla karaktersiz bi insan. Okurken defalarca kufrettim kendisine istemsizce.
Sonra kendisi olmadan evden çıkmasını yasak koşması gibi.
Yazik ya cidden. Icinde bulundugumuz bu yuzyilda boyle olaylarin olmasi cok uzucu. Hala Kadinlar yeteri kadar özgür değil.
Sonrasinda bu berbat sistem ve gericilik ile yönetilen Afganistanda modern sekilde yetistirilmeye çalışılan Leyla.
Ve bu iki hayatin pislik bir adam yüzünden birleşmesi...
Kitap çok güzeldi. Sizlere tavsiyem kime olursa olsun bi kitabi hediye edin.
Bundan eminim ki hediye ettiginiz kişi kitavi okuduktan sonra değişecek. Bu değişim kadınlara karşı olacak.
Ben bile hayatimdaki kadınlara bu kadar saygılı ve nazik davranirken bu kitaptan sonra bu konuda daha hassas olmaya başladım.
Kesinlikle okumalisiniz. Çok guzel bir kitap olmasinin yaninda çok da bilinçlendirici.

Zehra Baysan 
31 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Afganistan'da yaşananları Tarık ve Leyla'nın ızdırap dolu aşkı ve Meryem'in fedakarlığı çevresinde ustaca anlatmayı başarmış bir kitap.Okurken yapılan betimlemeler dolayısıyla olayı yaşıyormuş hissiyatı veriyor.Tavsiye ederim.

"Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir.Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar.."

Kitaptan 483 Alıntı

Sadettin TANIK 
 10 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşam
Sürekli seni düşünürdüm. Yüz yaşına kadar yaşaman için dua ederdim. Bilmiyordum. Benden utandığını bilmiyordum ki.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Mehmet Serhat Ercan 
03 Haz 15:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çoğu günler yataktan hiç çıkmıyor, kendini yapayalnız, terk edilmiş hissediyordu; akıntıya kapılmış
sürükleniyordu.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 149)Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 149)
Sadettin TANIK 
14 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bazen...bana dünyada sahip olduğum tek şey senmişsin gibi geliyor.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Murat Sezgin 
02 Şub 00:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ben hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 287 - Everest Yayınları(cep boy))Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 287 - Everest Yayınları(cep boy))
Apollo 
11 Tem 10:59 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Bilmiyorsun, Leyla."
"Neyi?" kız hızla döndü, annesinin karşısına geçti. "Neyi bilmiyorum?"
Anne'nin eli göğsüne kondu, orayı usulca dövdü. "Burayı. Buradakini." Sonra el gevşedi, durdu. "Bilemezsin."

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 128)Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 128)
Hacı Seydaoğlu 
 10 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Taliban
(Bu kurallar Taliban tarafından Afganistan'a girildikten sonra açıklanmış.)
Vatanımızın adı bundan böyle Afganistan İslam Emirliği’dir. Bunlar da bizim koyduğumuz, sizin uyacağınız yasalar:
Bütün vatandaşlar, günde beş vakit namaz kılacaktır. Namaz vakti başka bir iş yaparken yakalanan, kırbaçlanacaktır.
Bütün erkekler sakal bırakacaktır. Meşru ölçü, çenenin altında, en az bir sıkılı yumruk uzunluğundadır. Bu emre uymayanlar, kırbaçlanacaktır.
Bütün erkek çocuklar türban takacaktır. Birinciyle altıncı sınıf arasındakiler siyah, daha yukarı sınıftakiler beyaz türban takacaktır. Bütün erkek çocuklar İslami kılıklar giyecektir. Gömlek yakaları düğmelenecektir.
Şarkı söylemek yasaktır.
Dans etmek yasaktır.
iskambil oynamak, satranç oynamak, kumarın her türü ve uçurtma uçurmak yasaktır.
Kitap yazmak, film izlemek, resim yapmak yasaktır.
Evinizde kuş beslerseniz, kırbaçlanacaksınız. Kuşlarınız öldürülecek.
Çalarsanız, eliniz bilekten kesilir. Bir daha çalarsanız, ayağınız kesilir.
Müslüman değilseniz, Müslümanların görebileceği bir yerde dua etmeyin. Bunu yapanlar kırbaçlanacak ve hapse atılacaktır. Bir Müslüman’ı kendi dinine döndürmeye çalışan kişi, idam edilecektir.

Kadınların dikkatine: Evinizden dışarıya çıkmayacaksınız. Kadınların sokaklarda amaçsızca dolaşması, caiz değildir. Dışarıya çıkarsanız, yanınızda mutlaka bir mahrem, erkek akrabanız bulunacak. Sokakta tek başına yakalanan kadın dövülecek ve evine gönderilecektir. Her ne şart altında olursa olsun, asla yüzünüzü göstermeyeceksiniz. Dışarıdayken, burka’yla örtüneceksiniz. Aksi halde, şiddetle kırbaçlanacaksınız. Makyaj malzemeleri yasaktır. Mücevher yasaktır. Çekici, gösterici giysiler giymeyeceksiniz. Sizinle konuşulmadan, konuşmayacaksınız. Erkeklerle göz göze gelmeyeceksiniz. Uluorta gülmeyeceksiniz. Gülenler, kırbaçlanacaktır. Tırnaklarınızı boyamayacaksınız. Boyarsanız, bir parmağınız kesilecektir. Kızların okula gitmesi yasaklanmıştır. Bütün kız okulları derhal kapatılacaktır. Kadınların çalışması yasaklanmıştır. Zinadan suçlu bulunursanız, taşlanarak öldürüleceksiniz.

Dinleyin, iyi dinleyin, itaat edin. Allah-ü ekber.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Taliban yasaları)Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Taliban yasaları)
Apollo 
10 Tem 22:51 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Allah böyle yarattığı için, Meryem onu suçlayabilir miydi?

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 87)Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 87)
Sadettin TANIK 
10 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Geldiğim yerde, bir kadının yüzü sadece kocasını ilgilendirir.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Murat Sezgin 
31 Oca 14:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Önce vatanınız gelir, unutmayın!

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 130 - Everest Yayınları(cep boy))Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 130 - Everest Yayınları(cep boy))
49 /