Bin Muhteşem Güneş

8,9/10  (1.671 Oy) · 
5.233 okunma  · 
1.600 beğeni  · 
35.247 gösterim
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan’ın Khaled Hosseini’de yaşadığı gibi… Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı’yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini’nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden… Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar… Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem. Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman...
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    430
  • ISBN:
    9752894846
  • Orijinal Adı:
    A Thousand Splendid Suns
  • Çeviri:
    Püren Özgören
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:

64 yaşındaki bir adamın 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlendirilmesi,45 yaşındaki bir adamın 15 yaşındaki yeni adet görmüş bir çocukla evlendirilmesi..neresinden baksan korkunç olayların şeriat kanunlarıyla uygulanması.Okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız ve en kötüsü de bunu yaşayan tüm kadınların durumlarını kabul etmesi ve hatta kendilerini suçlaması. Kısacası şeriatın hakim olduğu Afganistan gibi ülkelerde kız çocukları daha dünyaya geldikleri andan itibaren bu düzene ve kurallara alışmış ve benimseyerek büyüyorlar. Beyinlerine sokulan olgu çocuk yaşta yetişkin bir kadına dönüştürülmelerine sebep oluyor.

Murat Sezgin 
03 Şub 16:11 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

‘Erkekler şarkı söyleyemez. Satranç oynamak yasak. Kuş beslemek yasak. Film izlemek yasak. Resim yapmak yasak. Uçurtma uçurmak yasak. O yasak, bu yasak, her şey yasak. Nefes alabilirsiniz.
Kadınların dikkatine: Kadınlar evden çıkamaz. Uluorta gülerseniz kırbaçlanacaksınız. Tırnaklarını boyayanların parmakları kesilecektir. Kızların okula gitmesi yasaktır. Evde oturup 14 yaşında evlenmeyi bekleyeceklerdir. Kadınların çalışması yasaklanmıştır. Sokakta tek başına yakalanan kadınlar dövülecek ve evine gönderilecektir. Dinleyin. İtaat edin.’ Bunları okumaya başlayınca gözleriniz yuvasından fırlayacak gibi oldu, şaşırdınız. Olabilir mi böyle şeyler? Oluyor: Afganistan Devrimi sırasında çıkan birkaç tane emir.

Spoiler yok. Meryem, yasak bir ilişki sonucu doğmuş, kitaba göre ‘harami’, bir çocuktur. Annesi ile şehirden uzak bir kulübede yaşamaktadır. Babası Celil’in kendine köle aldıkları yani eşleri, sayısını unuttum, Nana’yı ve Meryem’i evlerinde istememişlerdir. Celil de onları şu anda yaşadıkları kulübeye yerleştirmiştir. Her hafta Meryem’i kulübelerinde ziyaret etmektedir. Meryem daha çocuk tabii, hiçbir şeyden haberi yok. Celil’in, Nana’yı kullanılmış mal gibi kenara atmasını anlayamıyor. Celil kızını, Meryem’i, seviyor. O yüzden çocuk yaşta evlendiriyor! Olan Meryem’e oluyor. Yazık. Leyla, Afganistan Devrimi gecesinde doğmuştur. Sovyetler Afganistan’a girmiş, Leyla birçok çocuk gibi savaşın gölgesinde büyümüştür. En yakın arkadaşı, sonradan aşkı olacak olan Tarık’tır. Savaşın her gün şiddetini arttırdığı ülkede Tarık ve ailesi daha fazla dayanamaz, ülkeyi terk ederler. İşler bu olaydan sonra iyice dramatikleşiyor. Ve sonunda kader, hayatları zindana dönmüş iki kadını yan yana getiriyor. Bundan sonra ikisinin beraber yaşadıkları olaylar anlatılıyor. Kitap boyunca size eşlik eden dramatizm sonunda daha da alevleniyor.

‘Anne ya da baba bir hata yapmış. Umurlarında değil. Hep kendilerini düşünmüşler. Arkalarında bıraktıklarına hiç dönüp bakmamışlar. Olan çocuklara olmuş. Onları kendi sessizliğinde boğulmaya bırakmışlar. Her şeyi içlerine gömmelerine yardım etmişler, toprağı üstlerine kendileri atmışlar. Bunlardan haberleri de yok. Sorana iyi bir anne babalar.’ İster kitapta, isterse hayatta bu durumda olan bir sürü çocuk var maalesef. Kocamış kişileri uyarmak da çocukların görevi olmasa gerek. Hem kişi kendi hatasını görmüyorsa uyarmak ne işe yarar ki?

Kitapta Leyla’nı Babisi kızına şunu söylüyor: "Bir toplumun, kadınları eğitimsiz olduğu sürece başarıya ulaşma şansı yoktur." Bu Babi’den yüzlerce, binlerce gerek.

Kitap boyunca ille de erkek çocuk isteyen hemcinslerimi, kadına değer vermeyip eşya gibi kullanan kişileri, ‘kız çocuğu okur muymuş?’ diyenleri, hurafeleri, bağnazlıkları çokça gördüm. Ayrıca küllerinden alevlenen bir aşka, savaş olsa da güzel olaylara şahit oldum. Kitap okuyanı sıkmıyor. Gerçekleri insanın yüzüne yüzüne çarpıyor. İyi okumalar.

Merve 
06 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kadın olmak; bana göre hep idare eden taraf olmak demek. Karşılıksız feda etmek hayatını, gençliğini, hayatının en güzel günlerini belki sevmediğini bile bile belki hiç sevmeyeceğini bile bile... Bir de savaşta kadın olmak var tabii daha çileli Meryem ve Leyla'nın- bu iki mücadeleci kadının- kaderini anlatan kitapta yazarımız bir önceki kitabında olduğu gibi yine Afganista'nın siyasi durumu üzerinden bir kurgu yapmış bu kurguyu gerçekten çok seviyorum.Savaşın acı gerçeklerini yüzüme çarpan bu kitabı okuduğum sırada ara ara zorlandım okuduklarımı kaldıramadım ama ne yaparsın 'SAVAŞ' işte dedim kendi kendime. Khaled Hosseını 'nin kendine özgü anlatımıyla damağımda konusuyla dimağımda yer etmiş bir eser.

Elif Kimya S. 
 05 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Khaled Hosseini gerçekten müthiş bir yazar.Uçurtma Avcısı kadar olmasada çok güzel bir kitap.Afganistan da kadın olmak çocuk olmak zordur.``Afganistan gerçeği 1m²1000 trajedi düşüyor``diyor yazar gerçekten bütün kitap boyunca boğazınızda bir yumru ve gözyaşıyla okuyorsunuz. Çünkü dünyanın bir yerinde gerçekten bunlar yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Meryem ve Leyla nın yaşadığı acıları savaşı çok içten anlatan bir hikaye. Aynı adamla evlenmek zorunda kalan iki kadının birlik olup verdikleri hayat mücadelesi.Kesinlikle herkesin okuması ve kitaplığında olması gerektiğini düşünüyorum.

merve gök 
10 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi…

Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı. Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden…

Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar…

Khaled Hosseini, hasreti, dostluğu, aşkı ve insanlığı en iyi anlatan yazarlardan. Başarıyla kurduğu olay örgüsüyle, çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem.

Bin Muhteşem Güneş, kelimenin tam anlamıyla "beklenen" bir roman…
(Tanıtım Bülteninden)

Zehra Baysan 
31 Ara 2016 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

Afganistan'da yaşananları Tarık ve Leyla'nın ızdırap dolu aşkı ve Meryem'in fedakarlığı çevresinde ustaca anlatmayı başarmış bir kitap.Okurken yapılan betimlemeler dolayısıyla olayı yaşıyormuş hissiyatı veriyor.Tavsiye ederim.

"Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir.Artık siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar.."

Leyla Nur Bilici 
06 May 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Tarık ve Leyla'nın savaşın gölgesinde acı sonuçlarla yaşadığı aşk ve ızdıraptan sonra Meryem'in fedakarlığı ancak bu kadar içten anlatılabilirdi.Kitabı okumadım adeta yaşadım.Şiddetle tavsiye ediyorum

Rumeysa özaçmak 
 03 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

İlk kitabı uçurtma avcısı gibi, ikinci kitabı bin muhteşem güneş kitabında da başarısını gösteren Khaled hosseini, yine doğduğu toprakları anlatan ama bu sefer hayatın başka acı yönlerine, genel olarak kadının toplumsal olarak önyargılarına değinmiş.

Afganistanlı yazar Khaled hosseini, çocukken yaşadığı Afganistanı da değerlendirerek, 1973 yılından 2003 yılına kadar Afganistan topraklarında iki kadının hayatını ele alarak, o dönem de yaşanan savaşı, şiddeti, acıları, zorbalıkla islamlaştırma kurallarını, özellikle kadınların zorluklarını dile getirmiş ama kitabın başka bir yönünü daha ele almış; Kadının toplumda yeri ve önemi, eğitimi, iş hayatı...
Bir erkek yazar olarak, kadının önemine vurgu yapması beni açıkçası kitabın başından sonuna etkiledi.

Afganistan da iki kadersiz kadın: Meryem ve Leyla. Meryem, 4 kadınlı bir adamın yasak aşkı hizmetçiden olma kızı, Afganistan'ın deyimiyle bir harami. Babası, utanıp onu küçük yaşta, yaşlı bir adama verene kadar masum bir kız.
Diğer yanda babası tarafından değer gören, eğitim alan bir kız çocuğu Leyla. Bir topal olan Tarık ile aşkları ve onları ayıran kader. Savaş yüzünden annesini ve babasını kaybeden ve yolları Meryem ile kesişen Leyla. Bakalım kader onları nasıl biraraya getirecek ve ne yol çizecek?

Sabırın, aşkın, sevginin, dostluğun çıkmaz yolların nasıl düzlüklere açılacabileceğini gösteren yaratıcı bir kalem...

Merve 
02 Oca 19:55 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Olayı tüm çıplaklığıyla önümüze sermiş yazar. Tabi bize de okumak düşer. Her sayfasını okurken sanki romanın içinde hissi veriyor okucuya, en azından ben bu hissi iliklerime kadar hissettim.

yonca salman 
22 Tem 2016 · Beğendi · 8/10 puan

Zamanla oluşan dostluklar , hayatın acı gerçeklerini çok güzel bir üslupla gözler önüne sermiş yazar. Okunması gereken kitaplardan biri. Kitapla sürüklenebileceğiniz kadar güzel.

Kitaptan 238 Alıntı

Sadettin TANIK 
 10 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşam
Sürekli seni düşünürdüm. Yüz yaşına kadar yaşaman için dua ederdim. Bilmiyordum. Benden utandığını bilmiyordum ki.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Bihter 
16 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Sadettin TANIK 
14 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bazen...bana dünyada sahip olduğum tek şey senmişsin gibi geliyor.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Murat Sezgin 
02 Şub 00:03 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ben hiçbir şey bilmediğimi biliyorum.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 287 - Everest Yayınları(cep boy))Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 287 - Everest Yayınları(cep boy))
Sadettin TANIK 
10 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Geldiğim yerde, bir kadının yüzü sadece kocasını ilgilendirir.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Murat Sezgin 
31 Oca 14:55 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Önce vatanınız gelir, unutmayın!

Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 130 - Everest Yayınları(cep boy))Bin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini (Sayfa 130 - Everest Yayınları(cep boy))
Mâsiva 
04 Tem 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bu ülkeyi bu kadar çok sevmeme karşın,bazen çekip gitmeyi düşünüyorum,"dedi Babi.
"Nereye?"
"Unutmanın kolay olacağı bir yere..."

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Aysel 
09 Ara 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Onsuz geçirebileceğim onca zaman. O zaman nefes alamıyorum; sanki biri kalbimin üstünde tepiniyor. Elim ayağım tutmaz oluyor. Öyle bitap düşüyorum ki, bir yere yığılıp kalmak istiyorum.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
Sadettin TANIK 
10 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir insanın çekebileceği bütün çilelerin arasında,eli kolu bağlı,öylece beklemekten daha ağırı olmadığı sonucuna vardı.

Bin Muhteşem Güneş, Khaled HosseiniBin Muhteşem Güneş, Khaled Hosseini
24 /