1000Kitap Logosu
Resim
Ferit Edgü

Ferit Edgü

Yazar
Derleyen
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.5
5,2bin Kişi
16,2bin
Okunma
1.509
Beğeni
35,1bin
Gösterim
Unvan
Türk Öykücü, Şair, Romancı, Deneme Yazarı, Çevirmen
Doğum
İstanbul, Türkiye, 1936
Yaşamı
İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde başladığı eğitimini Paris'te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu'de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne'da felsefe, Louvre'da sanat tarihi kurslarına katıldı. Yedek subay öğretmen olarak Hakkari ve Beypazarı'nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris'te kalıp İstanbul'a yerleşti (1968). Man Ajans'ta reklam yazarlığı yaptı. Buradan ayrılıp kendi reklam şirketini kurdu. Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. 1977 'den beri Ada Yayınları'nı yönetiyor. Kaynak dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü ocak 1954'te Yeni Ufuklar dergisinde çıktı . Aynı yıllarda Şairler Yaprağı (1954), Mavi'de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları Yeni Ufuklar, Vatan Sanat Eki, Mavi, Pazar Postası, Dost'taki öyküleriyle (1954-1959); Ataç, Yeni Dergi, Eylem, Papirüs, Ant, Soyut, Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı. Bir Gemide kitabıyla 1979 Sait Faik Hikaye Armağanı, Ders Notları'yla 1979 TDK Deneme Ödülü, Eylül'ün Gölgesinde Bir Yazdı adlı??seriyle Sedat Simavi 1988 Edebiya Ödülü'nü aldı. Ayrıca O adlı romanı Hakkari'de Bir Mevsim adıyla ve Onat Kutlar'ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali'nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali'nde ödüller aldı (1984). Ferit Edgü Eserleri Roman Kimse (1976) O/Hakkari'de Bir Mevsim (1977) Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı (1988) Öykü Kaçkınlar (1959) Bozgun (1962) Av (1968) Bir Gemide (1978) Çığlık (1982) Binbir Hece (1991) Doğu Öyküleri (1995) İşte Deniz, Maria (1999) Do Sesi (2002) Avara Kasnak (2005) Nijinski Öyküleri (2007) Senaryo Hakkâri'de Bir Mevsim (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte) Deneme Tüm Ders Notları (1978) Yazmak Eylemi (1980) Şimdi Saat Kaç? (1986) Yeni Ders Notları (1991) Seyir Sözcükleri (1996) Devam (2001) Sözlü/ Yazılı (2003) İnsanlık Halleri (2003) Şiir Ah Minel Aşk (1978) Dağ Şiirleri (1999) Anı Görsel Yolculuklar (2003) Biyografi Abidin (2003) Avni Arbaş (2001) Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri (1986) Çocuk Kitabı Doğa Dostları (2004) Çeviri Düşüş (Albert Camus, 1961), Godot'yu Beklerken (Samuel Beckett, 1963), Bugünün Dünyasında Felsefe (Jean Wahl, 1965), A Aydınlar ve Toplum, (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran'la, 1967), Amerika: Şiirler (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976). Monografi Bunların dışında Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri var. Ödülleri Sait Faik Hikâye Armağanı 1979 (Bir Gemide) Türk Dil Kurumu Deneme Ödülü 1979 (Tüm Ders Notları) Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü 1988 (Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı)
250 syf.
·
4 günde
Çaresizliğin fotoğrafı çekilebilir mi?
Bir yandan dışarıda yağan karı seyrediyorum, bir yandan da
Ferit Edgü
’nün “
Hakkari'de Bir Mevsim
” kitabında yazdıklarını düşünüyorum. “Neydi okuduğum bu böyle?” diyorum kendi kendime. Bir şiir mi, bir hikâye mi, ya da bir roman mı? Kitabı bitirene kadar şaşkınlık üzerine şaşkınlık yaşadığımı belirtmeliyim. Zira kitap, çok fazla türün iç içe girdiği, bazen anlatıcı, bazen gerçek şahıs, bazen şiirsel bir dil, bazen düz bir yazım tekniğinin kullanıldığı; kimi zaman sembolizmin, kimi zaman da dümdüz bir anlatım tekniğinin hâkim olduğu şu ana kadar okuduğum en ilginç ve en orijinal eserlerden biriydi.    • • • Ferit Edgü, okuyup bitirdiğimde hâlâ etkisinden çıkamadığım bu eserinde Hakkâri’nin Pirkanıs köyüne ne zaman ve nasıl geldiği dahi belli olmayan bir öğretmenin hikâyesini anlatıyor bizlere. Bu öyle bir hikâye ki bir anda kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ başında buluyorsunuz kendinizi. Burası her daim soğuğun ıslık çaldığı; hastalığın ve ölümün sürekli kol gezdiği; yoksulluğun, sefaletin, törenin ve çaresizliğin insanları yorgun düşürdüğü bir yer. İnsanın yalnızlığı, kimsesizliği ve gurbeti iliklerine kadar hissettiği; duygularını bembeyaz bir kar tabakasının kapladığı ve yaşamını esareti altına aldığı bir yer.        • • • Edgü, bir öğretmenin hikâyesi üzerinden bir yandan acımasız bir coğrafyada yaşam mücadelesi veren çocukların, kadınların ve erkeklerin hallerini resmediyor, bir yandan da onların yalnız, çaresiz ve kendi kaderleriyle nasıl baş başa bırakıldıklarını anlatıyor. Bir öğretmenin onların yaşamının her anına dokunabilen bir kahramana nasıl dönüşebileceğinin fotoğrafını çekiyor. Tüm bunların yanında bir insanın yersizliğini, yurtsuzluğunu, varoluşunu, yabancılaşmasını ve yaşamın anlamını sorguluyor. Bir dağ başı yalnızlığında insanı geçmiş, gelecek ve şimdide bir benlik yolculuğuna çıkarıyor ve insanın kendisini nasıl var edebileceğini gösteriyor.         • • • Doğrusu kimi zaman gerçeğin düş ile birleştiği, kimi zaman doğayla zamanın bütünleştiği bu eserde inanılmaz bir gözlem gücüne şahit oluyorsunuz.  Edgü, adeta uzaklarda yaşananları bir sinemada izler gibi gözünüzün önüne getiriyor. Bunu, “Yağan karın fotoğrafını çektim. Ve eriyen karın fotoğrafını çektim. Ve karda yalınayak yürüyen çocukların fotoğraflarını çektim. Kanayan yaraların fotoğrafını çektim. Ölen bebelerin fotoğraflarını çektim. Ot bitmez, kar tutmaz kayaların fotoğrafını çektim. Karın üstüne yansıyan ay ışığının fotoğrafını çektim. Gündoğumunun fotoğrafını çektim. Donan gözyaşlarının fotoğrafını çektim. Bitlerin fotoğrafını çektim. Ellerin fotoğrafını çektim. Yalnızlığın fotoğrafını çekemedim. Türkülerin, ağıtların fotoğrafını çekemedim. Çaresizliğin fotoğrafını çekemedim” sözlerinde de açık bir şekilde görüyorsunuz. • • • Kitabı okurken bir ara Edgü’nün, “Hakkâri’nin bir köyünü ve o köyde yaşananları bu kadar gerçekçi anlatabilmesinin altında yatan nedir?” diye sordum kendi kendime. Küçük bir araştırma sonrasında onun askerliğini 1965 yılında öğretmen olarak bu köyde yaptığını öğrendim. Gerçekten de o, bir coğrafyanın yalnızca tanığı olarak değil, aynı zamanda bir yaşayanı olarak gözlemlerini ve yaşadıklarını, düşle gerçeği harmanlayarak öyle güzel sunuyor ki sizi adeta o diyara kadar götürüyor. Kimsesizliğin, yalnızlığın, çaresizliğin, yoksulluğun, eğitimsizliğin coğrafyasında dolaştırıyor. Öyle ki bu yolculukta şahit olduğunuz acıları, gözyaşları ve ağıtları adeta size yaşatıyor. O nedenle kitabı bitirdiğinizde yüreğinizin yarısı o coğrafyada yaşananlarda kalıyor. • • • Özcesi, Boşnakça, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve Japonca gibi birçok dile çevrilen, okurken düşüncelere dalıp sarsıldığım, şiirsel diline hayran kaldığım ve bir oturuşta okunabilen bu eseri tüm okurlara mutlaka okumalarını tavsiye ederim. Başrolünü Genco Erkal’ın oynadığı 1977 yılında çekilen filminin* ise kitabı okuduktan sonra izlenmesini öneririm. Süryani kitapçının da söylediği gibi “Kitaplarını da dostlarını seçer gibi seçmeli kişi, öyle değil mi? Ben öyle yaparım.” Kitaplarınızı dostlarınızı seçer gibi seçmeniz dileğiyle…   Keyifli okumalar dilerim! ......................................... *youtu.be/e4OKClhdRp0
Hakkari'de Bir Mevsim
8.7/10 · 7,5bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.