Çığlık

8,1/10  (10 Oy) · 
39 okunma  · 
13 beğeni  · 
818 gösterim
Konuşan hayvanların, susan insanların,

sesli ve sessiz çığlıkların öyküleri var bu kitapta.

Öykü sanatının, öykünme değil yaratma olduğunun

bilincindeki bir kalemden çıkan yirmi-iki öykü.

Bir okuma şöleni.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    94
  • ISBN:
    9789755706313
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!) 
22 Tem 01:14 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Uzun zamandır bir şeyler paylaşamıyorum. Bu paylaşamamak eylemi de en çok bana koyuyor. Şu an yazdıklarımı da paylaşmaktan ziyade son zamanlarda okuduğum kitaplara ilişkin bir öneri mahiyetinde kabul edin.

Uzun süredir düşsel düzlemde yaşıyordum, nerdeyse hayatla bağımı kesmiş gibiydim ya da bir diğer deyişle hayatı dondurmuştum. Son iki haftadır hayata yeniden döndüm. Sorumluluklar öyle birikmiş ki anlatamam. Neredeyse günlük 12 saate yakın hayatın zorunlulukları ve şahsıma yüklediği sorumluluklar üzerinde çalışıyorum. Kitap okumaya bile yatmadan önce bir bilemediniz iki saat ayırabiliyorum. Yazmayı bırakın neredeyse düşünmeye bile vaktim yok.

Son zamanlarda okuduğum kitaplara gelince, gömülü şamdan zweig'in muhteşem uslubuyla bir mistik hikaye. Kitabın her yerinde mistik bir havanın içerisindesiniz. Bu arada yedi kollu şamdan yahudilik de çok önemli bir unsur ve hikaye bunun üzerine.

Bernhard'ın kireç Ocağına gelince Bernhard yine o muhteşem uslubuyla karşınızda. Fiilimsi, fiilimsi ve bir daha fiilimsi ile devam eden yaklaşık bir sayfalık akıcı cümleler.

Gorki'nin yaşanmış hikayeleri çok muhteşem benzetmeleri belki başka hiçbir kitapta bulamayacağınız benzetmeleri bünyesinde barındırıyor.

Diğer okuduğum hikaye kitaplarından Şişhane'ye yağmur yağıyordu ve şu an yorum yaptığım çığlık kitabını çok beğendim. İkisi de kütüphaneden aldığım kitaplardı ve ikinci defa gittiğimde Haldun Taner'in bir kitabını daha aldım. Çığlık kitabını da ikinci gittiğimde almıştım. Bu akşam elime aldım ve elimden bırakamadım. Bir daha ki gidişim de bir kitabını daha kesinlikle edineceğim. Zaten beni kitap yorumlamaya iten de bu kitap oldu. Kesinlikle yorumladığım kitaplar içerisinde Çığlık kitabını ayrı bir yere koyarım. Şiddetle de tavsiye ederim.

Seviliyorsunuz. Sağlıcakla..

Herkese keyifli okumalar dilerim..

Ferit Edgü'den okuduğum ilk eser. Okuduğum kitaplar hakkında yazmama kararımı yıktı. Tanımıyorum, bu satırları yazarken hakkında hiçbir şey bilmiyorum ve kendimi test etmek için önce yazıp sonra araştıracağım. Utanmaya, yanılmaya hazırım. Kitabı bitirdikten sonra kahve yapmak için mutfağa gittim, çocuklar için alınmış bir tüp çokokrem gördüm. Yıllar sonra tüp ambalajdan ilk defa çikolata yedim. Bunlar ruh halimi anlatmak için. Kısa öykücülükte bence en önemli isim olabilir sayın Edgü... Bu kadar kısa ve bu kadar etkileyici. Farklı bir şeyler var Ben bu kadar geç ulaştıysam - kendi eksikliğimi göz ardı etmiyorum - yine ülkem de hak ettiği değeri bulamayanları arasında bir yazar tanıdım diye düşüneceğim. Kitaptan çok yazar ilgilendiriyor bu saatte beni...

Yeşim Temiz 
04 Haz 00:48 · Kitabı okudu · 53 günde · 9/10 puan

Vay be! diyorum. Kitap beni daha ilk öyküsünde (Üç Düş/üş) etkiledi. Okuduğum bir kaç öykü kitabından biri ve sanırım en etkileyeni. Bu kitabı lise edebiyat kitabımız da yazarın sadece küçük bir bölümü yer alan Çığlık adlı öyküsünü okuyup çok beğendiğim için aldım. Ama içinde birbirinden güzel bu kadar öykü olacağını tahmin etmiyordum. Kitap, Çığlık ve Parçalar olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İlk önce Çığlık'tan bahsedeyim; biraz fabl, biraz efsane, biraz anı... Öyküleri o kadar iyi kurgulanmış ama bi o kadar da rastgele ki ifade edecek kelimeyi bulamıyorum. İlk başta gelişi güzel yazıldığı hissini veriyor, o anda aklından geçenleri yazıya döküyormuş gibi. Ama öyle bir bitiyor ki öykü, hayır diyorsunuz; düşünmüş, kurgulamış. Ama nasıl düşünmüş? Nasıl aklına gelmiş? Benim aklıma gelmezdi, öyle ya O, Ferit Edgü. İkinci bölüm Parçalar. Neden bölüme böyle bir ad verdiğini kitabın sonunda anlıyorsunuz. Ama ben burada bu muhteşem fikre değineceğim. Kitaptaki diğer öyküler adına bir zararı olmasa da ben SPOILER uyarımı yapayım. İlk başta okurken anlamamıştım ama birşeyin farkındaydım. İlk bölümde yazılan öyküler uzun iken bu bölümde daha kısa hatta bir öykü için bir yaprak ayrılmıştı. Evet yine muhteşemlerdi, kısa veya uzun olması fark etmiyor. Meğerse bunlar yazarın sonradan yazmak istediği öykülerin taslağıymış. Ama bir nedenden ötürü olduğu gibi yayınlayıp Büyük Ustayı Ziyaret adlı öyküsünde ki ihtiyar ressam gibi (bkz. syf.61 "Hayır, bir başlangıç değil, dedi. Bitmiş bir resim o. Daha doğrusu seyircinin bitirmesini istediğim bir resim. ... Daha doğrusu bitmeden bitiyor resimler.") Ferit Edgü'de bize bırakıyor bu tamken yarım kalmış öyküleri. Bunlardan bir eser çıkartmamıza, bu Parçalar'ın bize ilham olmasına izin veriyor. Ben ise şunu düşünüyorum: Taslağı böyleyse, bu kadar güzelse, öykünün tamamlanmış hali nasıl olurdu kim bilir? Okurken gurur duyduğum bir Türk yazar daha... Daha niceleri olur inşallah :)))

Edward.Who 
12 Eyl 03:32 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Önce herhangi bir yorum yapmaktan çekindim, çünkü cahilliğim bu kitabı lekeler diye korktum. Ama bu kitap insana okuyunca birçok şey kazandırıyor emin olun,hem bir kısmının gerçek olması hemde yazarın ilgi çekici üslubu beni bir hayli etkiledi. Hokusai'yi, o meşhur dalga tablosunun ressamını tanıdım mesela,bu da japon sanatına olan ilgimi bir kat daha arttırdı. Öykü sevenler,az olsun öz olsun diyenler için sonunda "Parçalar" diye bir bölüm de var,yazar bitirmemiş,bitirmek istememiş,olur öyle zaten. Biz de yıllardır kalem oynatamayalım...

Kitaptan 12 Alıntı

Hayvanları seven, insanları da sever, derler.
Yalan.
Bazı hayvanlar sevilir.
Ve bazı insanlar.

Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 40)Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 40)
seher 
24 Şub 20:05 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir kör için zaman yoktur.
Çünkü gece ve gündüz yoktur.
Ama gören için de zaman yoktur.
Çünkü gün ve gece
zaman değildir.
Yanızca aydınlık ve karanlıktır.

Çığlık, Ferit Edgü (Kör ve oğlu)Çığlık, Ferit Edgü (Kör ve oğlu)
Yeşim Temiz 
03 Haz 23:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Çocukluk anılarım da saklı bir üçüncü ihtiyar daha vardır: bir araba sürücüsüydü. Yoksul doğmuş, yoksul yaşamıştı. (Yeryüzü nüfusunu oluşturan insanların büyük bir çoğunluğu gibi). Onun ikinci yaşamı yoktu.
Nerde doğduğunu bilmiyorum.
Ama nerde yaşadığını, nerde öldüğünü biliyorum: atlarıyla paylaştığı bir ahırda.
Bu üçüncüsü (ki bu yazımı ona adıyorum) çocukluğumun ilk düşünü, daha doğrusu uyandığımda ansıdığım ilk düşü kendisine anlattığımda çok şaşırmış ve kendisinin hiç düş görmediğini söylemişti bana."

Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 92)Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 92)
Yeşim Temiz 
23 Nis 16:59 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Âmâ isen, senin için gören biri vardır.
Sağır isen, senin için duyan biri vardır.
Her iki (ağır) durumda da 'mahcup' olma.
Çünkü senin gözün ve senin kulağın olanlar kerem sahibi kişilerdir."

Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 35 - *Sel yayıncılık)Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 35 - *Sel yayıncılık)
Edward.Who 
12 Eyl 03:19 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Söyler misiniz, her öyküyü ille de bitirmek mi gerek?

Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 29)Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 29)
Edward.Who 
12 Eyl 03:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ölürken hayıflanacağım şu olacak:
Geride hiçbir şey bırakmadım.
Hayıflanmamın nedeni birşey bırakmamış olmak değil
bırakabilecekken, bir şeyler bırakmamış olmak.

Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 42)Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 42)
Edward.Who 
12 Eyl 03:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ölüye Serenad
Bir gün bana demiştin ki, Bırakma elimi,korkuyorum.
İşte elini elimde tutuyorum.
Buz gibisin.
....
Yeter artık
Ölenle ölünmez.

Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 89)Çığlık, Ferit Edgü (Sayfa 89)
2 /