Çığlık

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.435
Gösterim
Adı:
Çığlık
Baskı tarihi:
Eylül 2007
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750708404
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Çığlık
Çığlık
Uzun zamandır bir şeyler paylaşamıyorum. Bu paylaşamamak eylemi de en çok bana koyuyor. Şu an yazdıklarımı da paylaşmaktan ziyade son zamanlarda okuduğum kitaplara ilişkin bir öneri mahiyetinde kabul edin.

Uzun süredir düşsel düzlemde yaşıyordum, nerdeyse hayatla bağımı kesmiş gibiydim ya da bir diğer deyişle hayatı dondurmuştum. Son iki haftadır hayata yeniden döndüm. Sorumluluklar öyle birikmiş ki anlatamam. Neredeyse günlük 12 saate yakın hayatın zorunlulukları ve şahsıma yüklediği sorumluluklar üzerinde çalışıyorum. Kitap okumaya bile yatmadan önce bir bilemediniz iki saat ayırabiliyorum. Yazmayı bırakın neredeyse düşünmeye bile vaktim yok.

Son zamanlarda okuduğum kitaplara gelince, gömülü şamdan zweig'in muhteşem uslubuyla bir mistik hikaye. Kitabın her yerinde mistik bir havanın içerisindesiniz. Bu arada yedi kollu şamdan yahudilik de çok önemli bir unsur ve hikaye bunun üzerine.

Bernhard'ın kireç Ocağına gelince Bernhard yine o muhteşem uslubuyla karşınızda. Fiilimsi, fiilimsi ve bir daha fiilimsi ile devam eden yaklaşık bir sayfalık akıcı cümleler.

Gorki'nin yaşanmış hikayeleri çok muhteşem benzetmeleri belki başka hiçbir kitapta bulamayacağınız benzetmeleri bünyesinde barındırıyor.

Diğer okuduğum hikaye kitaplarından Şişhane'ye yağmur yağıyordu ve şu an yorum yaptığım çığlık kitabını çok beğendim. İkisi de kütüphaneden aldığım kitaplardı ve ikinci defa gittiğimde Haldun Taner'in bir kitabını daha aldım. Çığlık kitabını da ikinci gittiğimde almıştım. Bu akşam elime aldım ve elimden bırakamadım. Bir daha ki gidişim de bir kitabını daha kesinlikle edineceğim. Zaten beni kitap yorumlamaya iten de bu kitap oldu. Kesinlikle yorumladığım kitaplar içerisinde Çığlık kitabını ayrı bir yere koyarım. Şiddetle de tavsiye ederim.

Seviliyorsunuz. Sağlıcakla..

Herkese keyifli okumalar dilerim..
Ferit Edgü'den okuduğum ilk eser. Okuduğum kitaplar hakkında yazmama kararımı yıktı. Tanımıyorum, bu satırları yazarken hakkında hiçbir şey bilmiyorum ve kendimi test etmek için önce yazıp sonra araştıracağım. Utanmaya, yanılmaya hazırım. Kitabı bitirdikten sonra kahve yapmak için mutfağa gittim, çocuklar için alınmış bir tüp çokokrem gördüm. Yıllar sonra tüp ambalajdan ilk defa çikolata yedim. Bunlar ruh halimi anlatmak için. Kısa öykücülükte bence en önemli isim olabilir sayın Edgü... Bu kadar kısa ve bu kadar etkileyici. Farklı bir şeyler var Ben bu kadar geç ulaştıysam - kendi eksikliğimi göz ardı etmiyorum - yine ülkem de hak ettiği değeri bulamayanları arasında bir yazar tanıdım diye düşüneceğim. Kitaptan çok yazar ilgilendiriyor bu saatte beni...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.328 Oy)19.086 beğeni43.464 okunma3.028 alıntı183.274 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.567 Oy)8.847 beğeni28.768 okunma844 alıntı139.910 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.302 Oy)9.266 beğeni25.686 okunma1.835 alıntı118.984 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.735 Oy)13.441 beğeni34.597 okunma3.421 alıntı146.358 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.672 Oy)5.778 beğeni19.714 okunma847 alıntı101.425 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.472 Oy)8.053 beğeni22.835 okunma834 alıntı89.986 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.912 Oy)8.865 beğeni26.379 okunma2.666 alıntı115.013 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.426 Oy)3.925 beğeni12.998 okunma1.225 alıntı53.090 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.585 Oy)9.092 beğeni25.397 okunma1.545 alıntı126.927 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.030 Oy)6.381 beğeni16.853 okunma2.927 alıntı86.219 gösterim
"Bir kuşum. Uçuyorum. Boşlukta süzülmekten duyduğum mutluluktan soluğum tıkanacak gibi. Uyku ile uyanıklık arasındaki ana (o ara-bölgede) kuş değilim, kuş olmadığımın bilincindeyim, bir başka deyişle kuş olmadığını bilen, ama bir kuş olan, bir kuş gibi uçabilen, boşlukta süzülen bir yaratığım. Kuş olmadığını biliyorsun, diyorum kendi kendime. Uçtuğuna aldanma, insansın. Gördüğün bir düş. Düşte insan da uçabilir. Ama bir kuş olarak değil, diye yanıtlıyorum kendi kendimi."

Kitabın kapağını açtığımda beni karşılayan bu Üç Düş/Üş öyküsüne kapıldım, sonra da peşinden sürüklendim. Çoğu kez yaşadığım ve tekrarlanan düş olayını gözlerim açıkken bana yeniden yaşattı. (O yüzden en sevdiğin öyküsü hangisi diye sorulacak olursa, diğerlerinden az bir farkla bunu seçerdim.)

Öykü kitabı okumaktan çok keyif aldığım söylenemez(di), birkaç kez -belki de yanlış zamanda yanlış isimlerle- denemiştim şansımı olmayınca zorlamadım daha fazla. Ferit Edgü ismini ise Hakkari'de Bir Mevsim kitabıyla duymuştum. Çoğunlukla herkesin başarılı bulduğu bu isimle ben, bir öykü kitabında tanışmanın daha doğru olacağını düşündüm kendi açımdan. Dedim ki, başarısız denemelerimden sonra öykülerinden bir tat alırsam beni öykü kitaplarına yeniden yönlendirebilirse beğenmeyeceğim bir kitabı da olmaz büyük ihtimalle. Sonucunda da o nasıl bir tarz nasıl güzel bir dil demekten kendimi alamadım. Çok keyif aldım kitabını okurken. Kitabın sonunda bulunan tamamlanmamış parça öyküleri için de üzerinde yazılacak oyun, öykü veya romanlar için bir hak iddia etmeyeceğini okur-yazarlara iletmiş olmasıyla da yazarın karakterine hayran kaldım. Bundan sonra okuyacağım tüm kitaplarıyla ilgili olumlu ön yargılara sahip oldum tek kitabıyla. Tavsiye ediyorum kesinlikle.

Herkese keyifli okumalar.
Vay be! diyorum. Kitap beni daha ilk öyküsünde (Üç Düş/üş) etkiledi. Okuduğum bir kaç öykü kitabından biri ve sanırım en etkileyeni. Bu kitabı lise edebiyat kitabımız da yazarın sadece küçük bir bölümü yer alan Çığlık adlı öyküsünü okuyup çok beğendiğim için aldım. Ama içinde birbirinden güzel bu kadar öykü olacağını tahmin etmiyordum. Kitap, Çığlık ve Parçalar olmak üzere iki bölümden oluşuyor. İlk önce Çığlık'tan bahsedeyim; biraz fabl, biraz efsane, biraz anı... Öyküleri o kadar iyi kurgulanmış ama bi o kadar da rastgele ki ifade edecek kelimeyi bulamıyorum. İlk başta gelişi güzel yazıldığı hissini veriyor, o anda aklından geçenleri yazıya döküyormuş gibi. Ama öyle bir bitiyor ki öykü, hayır diyorsunuz; düşünmüş, kurgulamış. Ama nasıl düşünmüş? Nasıl aklına gelmiş? Benim aklıma gelmezdi, öyle ya O, Ferit Edgü. İkinci bölüm Parçalar. Neden bölüme böyle bir ad verdiğini kitabın sonunda anlıyorsunuz. Ama ben burada bu muhteşem fikre değineceğim. Kitaptaki diğer öyküler adına bir zararı olmasa da ben SPOILER uyarımı yapayım. İlk başta okurken anlamamıştım ama birşeyin farkındaydım. İlk bölümde yazılan öyküler uzun iken bu bölümde daha kısa hatta bir öykü için bir yaprak ayrılmıştı. Evet yine muhteşemlerdi, kısa veya uzun olması fark etmiyor. Meğerse bunlar yazarın sonradan yazmak istediği öykülerin taslağıymış. Ama bir nedenden ötürü olduğu gibi yayınlayıp Büyük Ustayı Ziyaret adlı öyküsünde ki ihtiyar ressam gibi (bkz. syf.61 "Hayır, bir başlangıç değil, dedi. Bitmiş bir resim o. Daha doğrusu seyircinin bitirmesini istediğim bir resim. ... Daha doğrusu bitmeden bitiyor resimler.") Ferit Edgü'de bize bırakıyor bu tamken yarım kalmış öyküleri. Bunlardan bir eser çıkartmamıza, bu Parçalar'ın bize ilham olmasına izin veriyor. Ben ise şunu düşünüyorum: Taslağı böyleyse, bu kadar güzelse, öykünün tamamlanmış hali nasıl olurdu kim bilir? Okurken gurur duyduğum bir Türk yazar daha... Daha niceleri olur inşallah :)))
Yine tarih 14.04.2018,yine fuardayım.Ankara Kitap Fuarında daha gözüme kestirmişim Ferit Edgü’nün bu kitabını.İlla da alacağım.Sel yayınevinde uzunca bakıyorum evirip çeviriyorum elimde.Fuarda yayınevi sorumlusu görüyor tabii.Seviyorsunuz sanırım Ferit Edgü diyor.Tam üstüne bastınız diyorum.Öykücülüğünün harikalığından,kendine özgülüğünden,bazı öykülerin illa da bitmesi gerekmediğini hatta onları güzel yapan da öykünün tam bi bitişe ermeyişi konusunda uzlaşıyoruz.Ben öyle orda ne kadar kaldım,ne kadar Ferit Edgü kitaplarıyla bakıştım bilmiyorum.Ama en son görevliye bu olsun diyorum kitabı verip.Size demiştim yapmam gereken onca şey var,hazırlıklar falan var.He biraz bekliyor tabii.Burada parantez açıp affet Ferit Edgü diyorum bu kitap öyle benim çantamda beklemeyi hak etmiyor.
Kitaba başlıyorum dün gece.Aman yarabbi nutkum tutuluyor.Uzun zamandır aradığım o öykü tadını burada buluyorum.Kitabın en sevdiğim kısmı ise en arkasında Ferit Edgünün öyküleri yazarken nelerden esinlendiğine dair Notlar alması.Mükemmel diyorum.Sanki aynı masada çay içiyoruz ben kitabı okuyorum ve o da bak şurda şu olmuştu ve ben bu yüzden yazdım diyor.Bir anda nasıl geçiyor anlamıyorum öyküler.Hepsi ayrı ayrı tadı damağımda kalıyor.Seni sevdiğim için hiç pişman olmadım Ferit Edgü diyorum,sevdirenlere ve siteye bolca minnet demeyi de unutmuyorum.Öyle bir çağdayız ki hasret kaldık böyle güzel öykülere..Okuyunuz derim,kısacık ama etkili.Keyifli okumalar şimdiden :)
Ferit Edgü ile tanışmam "Hakkâri'de Bir Mevsim / O" romanıyla olmuştu. Kendimce hayıflandığım geç bir tanışmaydı bu. Sonrasında Edgü kalemiyle, şiirsel diliyle, seçtiği kısa ve vurucu cümleleriyle diğer kitaplarını okumaya heves ettiğim bir yazar oldu.

Bu öykü kitabını üç bölüm olarak tasarlamış yazar. Öyküler 1981 - 1982 yıllarında yazılmış. İlk bölüm bana değişik gelen (ve çok beğendiğim) on bir hikaye barındırıyor. Özellikle "Üç Düş/üş" "At" "Kör ve Oğlu" ile "Çığlık" en beğendiklerim oldu.

İkinci bölüm "Parçalar" adını taşıyor. Bu bölümde de ileride yazmayı düşündüğü hikayelerin taslaklarını vermiş yazar. Yazamayacağını anlayınca da bu hâliyle yayımlamış. Hatta bu taslakları geliştirip hikâye, roman haline getirenlerden hak iddia etmeyeceğini de belirtmiş.
.
Son bölüm "Öykülerin Öyküsü" adını taşıyor. Burada da öyküleri yazarken nelerden / kimlerden esinlendiğini anlatmış.
Önce herhangi bir yorum yapmaktan çekindim, çünkü cahilliğim bu kitabı lekeler diye korktum. Ama bu kitap insana okuyunca birçok şey kazandırıyor emin olun,hem bir kısmının gerçek olması hemde yazarın ilgi çekici üslubu beni bir hayli etkiledi. Hokusai'yi, o meşhur dalga tablosunun ressamını tanıdım mesela,bu da japon sanatına olan ilgimi bir kat daha arttırdı. Öykü sevenler,az olsun öz olsun diyenler için sonunda "Parçalar" diye bir bölüm de var,yazar bitirmemiş,bitirmek istememiş,olur öyle zaten. Biz de yıllardır kalem oynatamayalım...
Hayvanları seven, insanları da sever, derler.
Yalan.
Bazı hayvanlar sevilir.
Ve bazı insanlar.
Yıllardır
"Bana yaşamımı geri ver" diyeceğim
birini arıyorum.
Gözlerim görseydi eğer
belki bir aynada
bir gün
bir ışıkta
kime seslendiğimi bilebilirdim.
Ferit Edgü
Sayfa 38 - Sel Yayıncılık - İkinci Baskı: Ağustos 2015
Herkes uyurken bak, gece ne denli güzel...
Kitaptan mı bu?
Sanırım. Ama hangi kitaptan bilemiyorum. Belki bir gün benim yazacağım kitaptan.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çığlık
Baskı tarihi:
Eylül 2007
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750708404
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Çığlık
Çığlık

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0