Kitap
Her Şeyin Sonundayım

Her Şeyin Sonundayım

Tezer Özlü - Ferit Edgü Mektuplaşmaları

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.9
356 Kişi
1.167
Okunma
384
Beğeni
9,9bin
Gösterim
111 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 9 dk.
Adı
Her Şeyin Sonundayım (Tezer Özlü - Ferit Edgü Mektuplaşmaları)
Basım
Türkçe · Türkiye · Sel Yayıncılık · Ağustos 2013 · Karton kapak · 9789755704494
Diğer baskılar
Her Şeyin Sonundayım
Her Şeyin Sonundayım
"Sevgili Ferit, Bu sabah mektubunu bulmak, okumak, bana hem yaşamı hem de sonundaki ölümü daha dayanılır kıldı. Birden yüksek dağlar, henüz boz rengi olan yamaçlar, tepelerdeki beyaz kar, sessiz, küçük İsviçre köyleri anlam kazandı ve buraya geldim geleli ilk kez ayağım yere değdi..." Muhteşem Bir Aklın Yansımaları Türk edebiyatının lirik prensesi olarak tanınan Tezer Özlü'nün edebiyatla bütünleşmiş kişiliğinin izlerini bu kez çok yakın bir dostuna yazdığı mektuplarda buluyoruz. Tezer Özlü'nün Ferit Edgü'ye yazdığı ve ondan aldığı mektuplarda hem çok yakın iki arkadaşın birbirlerine açtıkları gizli dünyalarının, hem de iki benzersiz yazı ustasının edebiyat üzerine düşüncelerinin kapıları aralanıyor.  Yaşamın edebiyata, edebiyatın yaşama dönüştüğü bir noktadan okurlarına seslenen Tezer Özlü, hayran olduğu yazarların izlerini yaşadıkları kentlerde aramıştı. Bizler de onun kırılgan ruhunun yansımalarını, yayımlandıkları dönemde birer başucu eseri olan kitaplarında ve mektuplarında görüyoruz. "Her Şeyin Sonundayım"da ilk kez yayınlanan bu mektuplar, Türk edebiyatının iki ustası arasındaki dostluğun derinliğini yansıtmanın yanı sıra, muhteşem bir aklın arka odalarında yaşananları birinci elden göstermesi bakımından da önemli bir kitap. Her edebiyatseverin gençlik yıllarında büyük bir heyecanla keşfettiği, ilerleyen dönemlerinde kütüphanesinin başköşesine koyduğu Tezer Özlü külliyatının yanında, "Her Şeyin Sonundayım"a da mutlaka yer açılmalı.
5 mağazanın 8 ürününün ortalama fiyatı: ₺12,41
8.9
10 üzerinden
356 Puan · 52 İnceleme
Semih
Her Şeyin Sonundayım'ı inceledi.
109 syf.
·
16 günde
·
9/10 puan
Tezer Özlü ile Ferit Edgü arasında 1966-1985 yıllarında gerçekleşen bu mektup yazışmalarıyla birlikte Tezer Özlü'nün yazmış olduğu tüm eserleri okumuş bulunmaktayım. Tezer Özlü okumak isteyenler için önerdiğim okuma sırası şu şekilde: 1- Çocukluğun Soğuk Geceleri 2- Yaşamın Ucuna Yolculuk 3- Eski Bahçe - Eski Sevgi 4- Kalanlar 5- Zaman Dışı Yaşam 6- Tezer Özlü'den Leyla Erbil'e Mektuplar 7- Her Şeyin Sonundayım 8- Yeryüzüne Dayanabilmek İçin Hep söylerim, Tezer Özlü yüreğime dokunabilmiş bir yazar. Onu okurken yeri geliyor hüzünleniyorum, yeri geliyor yaşama sevinciyle doluyorum. Zaten kendisi de manik-depresif bir kişilik. Bu özelliğini yazmış olduğu eserlerde bile görebiliyorsunuz. Zira Tezer Özlü, yaşadıkları eserlerine birebir yansıyan, tüm eserlerinde otobiyografik unsurların yer aldığı bir yazar. Onu tanımlarken "kadın" olduğuna özellikle vurgu yapıyorum. Aslında bu vurgu pek de hayat felsefeme uygun bir vurgu değil. Çünkü erkek yazarları anlatırken niteleme olarak hiçbir zaman onun bir erkek yazar olduğunu ifade etmeyiz. Sanki yazarların erkek olması doğal bir durummuş da kadınların yazar olması olağanüstü bir şeymiş gibi, kadın olan yazarları anlatırken kadın olduklarına ayrı bir vurgu yaparız. Bunlar bizim bilinçaltımızın kötü birer oyunu bana göre... Fakat Tezer Özlü'yü anlatırken özellikle kadın yazar olduğunu vurgulamak istiyorum. Bilinçli bir şekilde. Bunun sebebi ise, çağının önemli bir kadın yazarı olması ve son derece aydın düşüncelere sahip olması. Her Şeyin Sonundayım isimli bu eser, Tezer Özlü ile Ferit Edgü arasındaki mektuplaşmalardan oluşuyor. Aslında mektuplaşmak tamamen özel ve kişiler arasında kalması gereken bir durum. Dolayısıyla yazılmış mektupların sonradan ortaya çıkarılması pek tasvip ettiğim bir eylem değil. Fakat Leyla Erbil'in dediğine göre, Tezer Özlü aralarındaki mektuplaşmaların bir gün ortaya çıkmasını isteyen bir yazar. Böyle olunca da Ferit Edgü baskılara dayanamayarak aralarındaki mektupları ortaya çıkarmış ve böyle bir eser oluşturulmuş. Tezer Özlü'yü veya herhangi bir yazarı yakından tanımak için, yazmış oldukları mektupları okumak, bulunmaz bir nimet. Bu kitap da benim için aynen öyleydi. Tezer Özlü'yü seven ve severek okuyan bir okur olarak mektuplarını okumak da bana ayrı bir keyif verdi. Herkese keyifli okumalar dilerim. Tezer Özlü ile ilgili hazırlamış olduğum ayrıntılı çalışmayı izlemek isterseniz: youtube.com/watch?v=T3Xge-gH6IU
Her Şeyin Sonundayım
8.9/10
· 1.167 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
96
İpek Kamuran
Her Şeyin Sonundayım'ı inceledi.
111 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kitapla ilgili yoruma geçmeden önce kitabı aylar önce bana hediye etme nezaketini gösteren Ferah’a teşekkür ederim. Eskiden burda sıkça gördüğümüz değerli bir okurdu. Çok güzel işler yaptı burda. Ama yordular onu biraz. Sanırım kırgın ya da küs. Artık buralarda değil maalesef. Bazı insanlar yemek yerken bile en güzel lokmasını sona bırakır ya Tezer Özlü de benim en güzel lokmam o yüzden onu biraz beklettim. Tezer Özlü’yü çok sevdiğim halde kitaplarına inceleme yazmak istemiyorum genelde. Onu tam anlatamamak ya da doğru anlatamamaktan korkuyorum esasen. Onu anladığımdan anlamdan da öte hissettiğimden şüphem yok. Neden derseniz.. Daha sadece Tezer Özlü’yü arayıpta bulamadığım, kaybettiğim Burcu’dan dinlemişken ve Çocukluğumun Soğuk Gecelerini okumuşken yalnızca, ilk yazılarımdan biri olan ‘Tezer Özlü’ye Armağan’ ı yazdım. Aylar sonra öğrendim ki kardeşi de Tezer Özlü’ye Armağan diye bir kitap yazmış. Aynı yazıda, ‘belki de Tezer Özlü bu dünyanın tamamını bir açık hapishane ya da tımarhane olarak görüyordu” diye bir cümle yazmıştım. Ferit Edgü’ye mektuplarında hayatı, dünyayı ifade etmek için neredeyse aynı cümleye rastladım. Bu yüzden onu hissettiğimden şüphem yok. Ama doğru şekilde anlatabiliyor muyum onu bilemiyorum işte. Diğer kitaplarıyla bu mektuplara baktığımda kendini ve duygularını biraz sakındığını gördüm. Bu kasıtlı da yapılmış olabilir tabi. Çünkü Ferit Edgü de seçilen mektupların yayınlandığını söylüyor. Hatta bazı mektupların yok edildiğini de. Bazı insanlar üzülebilirdi diyor. Ne yazmış olabilir diye çok düşündüm. Ama Tezer bu her şeyi de yazmış olabilir. Hepsini tüm çıplaklığıyla okuma şansım olmasını çok isterdim. Yinede bir nevi Ferit Edgü’nün deyimiyle bunu herkesin hak ettiğini düşünmüyorum. Kaldırabileceğini de tabi. Tezer Özlü kitaplarıyla kendi üzerimde deneyler yapıyorum bazen :D Çok üzgün olduğum dönemlerde okuduğumda onun kitapları sayesinde hayata daha da tutundum. Hatta içim ferahlıyordu. Genelde aksini iddia ediyor okuyucular. Çok mutlu olduğum dönemlerde okuduğumda ise yazmak konusunda bana inanılmaz ilham verdi kitapları. Her halükarda Tezer Özlü bana iyi geliyor onu anladım :)) Kitapta dikkatimi çeken bir nokta oldu. Ferit Edgü’ye arabesk konusunda dert yanıyordu. Yani arabesk yazarlardan. İntiharı hep arabesk bir eylem olarak tanımlamışımdır oysa. İntiharı defalarca denemiş birinin arabeskten nefret etmesi ilginç geldi bana. İntihar kendi başına arabesk bir olguyken hemde. Demek istediğim, antropolojide ara-besk gecekondu kültürüdür. Gecekondu ise ne şehirli olabilmiş ne köylü kalabilmiş kültürel bir ara form olarak tanımlanabilir. İntiharı da aynı şekilde ne mutlu olabilen ne mutsuz ‘kal’abilen psikolojik bir, ölüm-yaşam ikilemindeki ara formun insanlarının eylemi olarak gördüğümden, hem intihara teşebbüs edip hem ara-beskten hoşlanmaması ilginç geldi. Bu da onun çelişkisidir belki. Ya da arabesk tanımlarımız farklıdır belki. Günümüzde sosyal medyada prim yapan sözleri kitaplaştıranlar gibiler vardı onun zamanında da ve Tezer Özlü de onların yazdığı kitapları arabesk buluyordu. Belki. Yine de mektuplarını okurken kitaplarından daha mutlu buldum onu. Bunu arkadaşını üzmemek içinde yapmış olabilir. Hans Peter’den çok güzel bahseder ama ölmeden önce onu terk etti diye biliyorum. Leyla Erbil’e Hans Peter’i tanıştırırkendi sanırım “bu adam benim ölümüm Leyla” diyordu. Ve arkadaşları.. Ne müthiş bir çevre. Tamda o zamanda yaşamayı çok isterdim. Her şey ne kadar da samimi ve aydın görünüyor. Günümüzün ileri karanlığındansa 60’ların geri(teknolojik olarak) aydınlığını tercih ederim. Kendimi çoğu yaşıtım gibi yanlış zamanda doğmuş olarak görürüm. Benim gerçek zamanım 60’lar. 60’larda lise ya da üniversitede olmalıydım. Bazen bende entellektüelliği soğuk bulurum ama onları tanımlamak için başka kelime bulamıyorum. Arkadaşları ve çevresi entellektüel insanlardan oluşuyor. Hemen herkes bir kitap yazmış, bir film çekmiş, bir resim sergisi açmış.. Belki günümüzde entellektüelliğin içi boşaltılmıştır. Çoğu kavram gibi. Ama ne yalan söyleyeyim şu an bana soğuk burnu hava da bir tanım olarak görünüyor. Kitabın arkasında “Tezer Özlü’yü bağlılıkla seven okurlar için” yazıyordu. Bağlılıkla kısmını “bağımlılıkla” olarak okumuştum :D Benim için bağımlılıkla, bir başkası için bağlılıkla. Ama kitabı okumamış Tezer Özlü severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap (mektuplar) olduğunu düşünüyorum. El yazısını görmek bile benim için müthiş heyecan vericiydi. En az benim kadar kötü bir yazısı var :D Çocukluk fotoğrafı, Deniz’in doğumundan sonraki fotoğrafı.. Ne bileyim her anına tanıklık ettiğiniz bir dost gibi oluyor. Ben öyle hissettim. Maalesef zamanı geriye alıp Tezer Özlüyle ve tüm o güzel insanlarla tanışamam ama bir gün yazmak konusunda kendimi geliştirirsem özellikle ve özellikle Tezer Özlüyle anılmak isterim. Benim için iyi bir dosttur. Dost olmak için iki tarafında yaşıyor olması gerekmez. Gereken tek şey duyulan sevgidir. Ve sevgi ölümün üstündedir. Keyifli okumalar. Kitapla kalın. youtu.be/as7QZM6ItDo (Haris Alexiou vesileyle yangında ölen tüm canlıların acısını ta yüreğimde hissettiğimi de belirtmek isterim. Ezgilerde birleşip acılarda birleşememek ne acı..)
Her Şeyin Sonundayım
8.9/10
· 1.167 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
67
Özge Kutlu
Her Şeyin Sonundayım'ı inceledi.
111 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ah be Tezer'im.. Ne kadar özlemişim.. Ferit Edgü ile karşılıklı mektuplaşmalarından oluşuyor kitap.. Bu mektuplar Tezer'in iç dünyasına bakabilme fırsatı sunuyor, kitaplarından ziyade, arkadaşlığını, anneliğini, eşleriyle olan ilişkilerini.. Kitabı okurken, kendimi birkaç defa, sanki onun mahremine girdiğimi, okumamam gereken mektupları gizlice karıştırıp, bundan da kendimi alamadığımı hissettim.. Birçok yazar ve kitap tavsiyesi vardı. Thomas Bernhard, Kafka(tabiki vazgeçilmez), Robert Walser ( Jakob Bon Gunten kitabını özellikle çok övüp, para almasa da sadece Ferit Edgü için çevirebileceğini söylüyor) gibi yazarların isimleri geçince, ah keşke Tezer yaşasaydı da ondan kitap tavsiyeleri alabilseydim dedim.. Çok güzel bir kitaptı. Tezer ile tanışmış, belli bir yolu katetmiş tüm okurlara öneririm.. Işıklar içinde uyu canım Tezer Özlü
Her Şeyin Sonundayım
8.9/10
· 1.167 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
23
Elif Beğenmiş
Her Şeyin Sonundayım'ı inceledi.
109 syf.
·
3 günde
·
10/10 puan
Merhaba; Kitabın içerisinde Tezer Özlü'nün çocukluk arkadaşı olan Ferid Edgü ile olan mektupları var. Bu mektupların genelini Tezer'in mektupları oluşturuyor, Ferid Edgü'nin az maktubu var. Ben okumaya kıyamadım, neredeyse her mektuptan sonra kendime düşünme molaları verdim. Tezer ile alakalı bilmediğim bir sürü detay öğrendim. Elbette kitaplarından öğrenemeyeceğiniz gündelik hayatına, kişisel düşünceleri ve yaşadıkları ile ilgili detaylar bunlar. Örneğin sevdiği yazarlar, kitaplar ve dinlemekten hoşlandığı şarkılar gibi.. Ayrıca içerisinde çok güzel fotoğrafları da var. Benim gibi sevdiğiniz bir yazar ise zaten çok severek ve hatta kıyamayarak yavaş yavaş okursunuz. Ama ilginizi çekmeyen bir yazar ise tabi ki meltupları da sizi sıkabilir. Benim için son derece keyifli bir yolculuktu. Herkese iyi okumalar dilerim. Youtube kanalım için; youtube.com/channel/UCfOYAdpca9...
Her Şeyin Sonundayım
8.9/10
· 1.167 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9