Her Şeyin Sonundayım (Tezer Özlü - Ferit Edgü Mektuplaşmaları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4762
Gösterim
Adı:
Her Şeyin Sonundayım
Alt başlık:
Tezer Özlü - Ferit Edgü Mektuplaşmaları
Baskı tarihi:
Ağustos 2013
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755704494
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Her Şeyin Sonundayım
Her Şeyin Sonundayım
"Sevgili Ferit,
Bu sabah mektubunu bulmak, okumak, bana hem yaşamı hem de sonundaki ölümü daha dayanılır kıldı. Birden yüksek dağlar, henüz boz rengi olan yamaçlar, tepelerdeki beyaz kar, sessiz, küçük İsviçre köyleri anlam kazandı ve buraya geldim geleli ilk kez ayağım yere değdi..."

Muhteşem Bir Aklın Yansımaları

Türk edebiyatının lirik prensesi olarak tanınan Tezer Özlü'nün edebiyatla bütünleşmiş kişiliğinin izlerini bu kez çok yakın bir dostuna yazdığı mektuplarda buluyoruz. Tezer Özlü'nün Ferit Edgü'ye yazdığı ve ondan aldığı mektuplarda hem çok yakın iki arkadaşın birbirlerine açtıkları gizli dünyalarının, hem de iki benzersiz yazı ustasının edebiyat üzerine düşüncelerinin kapıları aralanıyor. 

Yaşamın edebiyata, edebiyatın yaşama dönüştüğü bir noktadan okurlarına seslenen Tezer Özlü, hayran olduğu yazarların izlerini yaşadıkları kentlerde aramıştı. Bizler de onun kırılgan ruhunun yansımalarını, yayımlandıkları dönemde birer başucu eseri olan kitaplarında ve mektuplarında görüyoruz.

"Her Şeyin Sonundayım"da ilk kez yayınlanan bu mektuplar, Türk edebiyatının iki ustası arasındaki dostluğun derinliğini yansıtmanın yanı sıra, muhteşem bir aklın arka odalarında yaşananları birinci elden göstermesi bakımından da önemli bir kitap.

Her edebiyatseverin gençlik yıllarında büyük bir heyecanla keşfettiği, ilerleyen dönemlerinde kütüphanesinin başköşesine koyduğu Tezer Özlü külliyatının yanında, "Her Şeyin Sonundayım"a da mutlaka yer açılmalı.
111 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitapla ilgili yoruma geçmeden önce kitabı aylar önce bana hediye etme nezaketini gösteren Ferah’a teşekkür ederim. Eskiden burda sıkça gördüğümüz değerli bir okurdu. Çok güzel işler yaptı burda. Ama yordular onu biraz. Sanırım kırgın ya da küs. Artık buralarda değil maalesef.
Bazı insanlar yemek yerken bile en güzel lokmasını sona bırakır ya Tezer Özlü de benim en güzel lokmam o yüzden onu biraz beklettim.

Tezer Özlü’yü çok sevdiğim halde kitaplarına inceleme yazmak istemiyorum genelde. Onu tam anlatamamak ya da doğru anlatamamaktan korkuyorum esasen. Onu anladığımdan anlamdan da öte hissettiğimden şüphem yok. Neden derseniz.. Daha sadece Tezer Özlü’yü arayıpta bulamadığım, kaybettiğim Burcu’dan dinlemişken ve Çocukluğumun Soğuk Gecelerini okumuşken yalnızca, ilk yazılarımdan biri olan ‘Tezer Özlü’ye Armağan’ ı yazdım. Aylar sonra öğrendim ki kardeşi de Tezer Özlü’ye Armağan diye bir kitap yazmış. Aynı yazıda, ‘belki de Tezer Özlü bu dünyanın tamamını bir açık hapishane ya da tımarhane olarak görüyordu” diye bir cümle yazmıştım. Ferit Edgü’ye mektuplarında hayatı, dünyayı ifade etmek için neredeyse aynı cümleye rastladım. Bu yüzden onu hissettiğimden şüphem yok. Ama doğru şekilde anlatabiliyor muyum onu bilemiyorum işte.

Diğer kitaplarıyla bu mektuplara baktığımda kendini ve duygularını biraz sakındığını gördüm. Bu kasıtlı da yapılmış olabilir tabi. Çünkü Ferit Edgü de seçilen mektupların yayınlandığını söylüyor. Hatta bazı mektupların yok edildiğini de. Bazı insanlar üzülebilirdi diyor. Ne yazmış olabilir diye çok düşündüm. Ama Tezer bu her şeyi de yazmış olabilir. Hepsini tüm çıplaklığıyla okuma şansım olmasını çok isterdim. Yinede bir nevi Ferit Edgü’nün deyimiyle bunu herkesin hak ettiğini düşünmüyorum. Kaldırabileceğini de tabi.

Tezer Özlü kitaplarıyla kendi üzerimde deneyler yapıyorum bazen :D Çok üzgün olduğum dönemlerde okuduğumda onun kitapları sayesinde hayata daha da tutundum. Hatta içim ferahlıyordu. Genelde aksini iddia ediyor okuyucular. Çok mutlu olduğum dönemlerde okuduğumda ise yazmak konusunda bana inanılmaz ilham verdi kitapları. Her halükarda Tezer Özlü bana iyi geliyor onu anladım :))

Kitapta dikkatimi çeken bir nokta oldu. Ferit Edgü’ye arabesk konusunda dert yanıyordu. Yani arabesk yazarlardan. İntiharı hep arabesk bir eylem olarak tanımlamışımdır oysa. İntiharı defalarca denemiş birinin arabeskten nefret etmesi ilginç geldi bana. İntihar kendi başına arabesk bir olguyken hemde. Demek istediğim, antropolojide ara-besk gecekondu kültürüdür. Gecekondu ise ne şehirli olabilmiş ne köylü kalabilmiş kültürel bir ara form olarak tanımlanabilir. İntiharı da aynı şekilde ne mutlu olabilen ne mutsuz ‘kal’abilen psikolojik bir, ölüm-yaşam ikilemindeki ara formun insanlarının eylemi olarak gördüğümden, hem intihara teşebbüs edip hem ara-beskten hoşlanmaması ilginç geldi. Bu da onun çelişkisidir belki. Ya da arabesk tanımlarımız farklıdır belki. Günümüzde sosyal medyada prim yapan sözleri kitaplaştıranlar gibiler vardı onun zamanında da ve Tezer Özlü de onların yazdığı kitapları arabesk buluyordu. Belki.

Yine de mektuplarını okurken kitaplarından daha mutlu buldum onu. Bunu arkadaşını üzmemek içinde yapmış olabilir. Hans Peter’den çok güzel bahseder ama ölmeden önce onu terk etti diye biliyorum. Leyla Erbil’e Hans Peter’i tanıştırırkendi sanırım “bu adam benim ölümüm Leyla” diyordu. Ve arkadaşları.. Ne müthiş bir çevre. Tamda o zamanda yaşamayı çok isterdim. Her şey ne kadar da samimi ve aydın görünüyor. Günümüzün ileri karanlığındansa 60’ların geri(teknolojik olarak) aydınlığını tercih ederim. Kendimi çoğu yaşıtım gibi yanlış zamanda doğmuş olarak görürüm. Benim gerçek zamanım 60’lar. 60’larda lise ya da üniversitede olmalıydım. Bazen bende entellektüelliği soğuk bulurum ama onları tanımlamak için başka kelime bulamıyorum. Arkadaşları ve çevresi entellektüel insanlardan oluşuyor. Hemen herkes bir kitap yazmış, bir film çekmiş, bir resim sergisi açmış.. Belki günümüzde entellektüelliğin içi boşaltılmıştır. Çoğu kavram gibi. Ama ne yalan söyleyeyim şu an bana soğuk burnu hava da bir tanım olarak görünüyor.

Kitabın arkasında “Tezer Özlü’yü bağlılıkla seven okurlar için” yazıyordu. Bağlılıkla kısmını “bağımlılıkla” olarak okumuştum :D Benim için bağımlılıkla, bir başkası için bağlılıkla. Ama kitabı okumamış Tezer Özlü severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap (mektuplar) olduğunu düşünüyorum. El yazısını görmek bile benim için müthiş heyecan vericiydi. En az benim kadar kötü bir yazısı var :D Çocukluk fotoğrafı, Deniz’in doğumundan sonraki fotoğrafı.. Ne bileyim her anına tanıklık ettiğiniz bir dost gibi oluyor. Ben öyle hissettim.

Maalesef zamanı geriye alıp Tezer Özlüyle ve tüm o güzel insanlarla tanışamam ama bir gün yazmak konusunda kendimi geliştirirsem özellikle ve özellikle Tezer Özlüyle anılmak isterim. Benim için iyi bir dosttur. Dost olmak için iki tarafında yaşıyor olması gerekmez. Gereken tek şey duyulan sevgidir. Ve sevgi ölümün üstündedir. Keyifli okumalar. Kitapla kalın.

https://youtu.be/as7QZM6ItDo
(Haris Alexiou vesileyle yangında ölen tüm canlıların acısını ta yüreğimde hissettiğimi de belirtmek isterim. Ezgilerde birleşip acılarda birleşememek ne acı..)
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Veda etmeyi hiç sevmiyorum ya! Zaten veda edeceğim zaman da karşımdakine dolu dolu sarılmak isterim hep.

Keşke bu kitaba ya da Tezer'e de sarılabilseydim :(

Keşke burada olsaydın be Tezer'im...
https://www.youtube.com/...p;list=RD9P16xvwMQ5A

"Her Şeyin Sonundayım" bu söz için neler neler söylenir ama susmayı tercih ediyorum.

12 Haziran günü tanışmıştım Tezer ile ve gördüğüm an aşık olmuştum. Sonra bütün kitaplarını teker teker okumaya başladım ve işte sonuncu kitabını da okudum.

Bunu demek ne kadar da üzücü olsa da Her Şeyin Sonundayım. Çünkü sen benim için her şeysin...

Bundan sonra Tezer'in sevdiği yazarları okuyacağım onunla herhangi bir sokakta aynı kaldırım taşlarına basan insanların bile yazdıklarını okuyacağım.

Hiçbiri yerini tutamaz biliyorum ama son olsun istemiyorum.

Tezer Özlü'yü çok seviyorum ama buraya yazmak ile bitmez.

Dünyanın en güzel kadınından dünyanın en güzel kitaplarını okumak isteyen,
Herkese iyi okumalar dilerim :)
111 syf.
·1 günde
Severek mektup yazılan bir insanın bile olması ne büyük bir olay, söylenen her sözcüğü anlaşılmaktan öte, yaşadığını, dahası sözcüklere bile gerek olmadan yaşandığını bilmek, güç gibi yalınç bir olgu değil, var olmak gibi bir şey.

Kitap,İki yakın arkadaş Tezer Özlü ve Ferit Edgü'nün dönem dönem mektuplaşmalarını içeriyor. Bu mektuplar sayesinde de biz okuyucular Tezer ve Ferit'in dünyasına daha yakından tanıklık etme fırsatı buluyoruz.

Tezer Özlü'nün dünyasını tanımak, onunla tanışmak istiyorsanız mutlaka okumanızı öneririm.Keyifli okumalar...
111 syf.
·Puan vermedi
Tezer'im.Gamlı prensesim.Benim için her zaman Türk Edebiyatının görüp görebileceği en sevilesi,en beğenilesi,en hayran olunası kadın yazarı olarak kalacaksın.Yeryüzüne Dayanabilmek İçin,Kalanlar,Çocukluğun Soğuk Geceleri,Yaşamın Ucuna Yolculuk,Eski Bahçe Eski Sevgi ve daha nice varoluş sancına ortaklık ettim.Her Şeyin Sonundayım kitabını okuduğumda Ferit Edgü'ye mi üzülsem,sana mı bilemedim.İki kadim dost,iki acılı yürek,iki münevver dimağ!Gemide ve Hakkari'de Bir Mevsim kitaplarını okuduğumda,senin gibi varoluş sancısı çektiğini gördüm ben.Aydın bunalımı diyip geçiştirmedim.Canım Aliye Ruhum Filiz mükemmel bir mektup,anı örneğiydi.Bir de senin mektupların benim için çok kıymetli.Aşiyan mezarlığına gelip seni ziyaret ettiğimde epey dertleşmiştik.Tekrar geleceğim yanına Tezer'im...
111 syf.
Kitap Tezer Özlü ve Ferit Edgü'nün kimi zaman özel hayatlarını, kimi zaman duygularını kimi zaman da iş hayatlarını tüm samimiyetleriyle dile getirdiği mektupları içeriyor. Tezer Özlünün yaşadığı boşluğu, öz eleştirilerini ve arkadaşına olan sonsuz sevgisini sonuna kadar hissedebilirsiniz.
111 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Her şeyin sonundayım, kitabın kapağında da yazdığı gibi Tezer Özlü - Ferit Edgü mektuplarının derlenip kitaplaştırılmış şeklidir.

Kitap daha çok Tezer Özlü'nün Ferit Edgü'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor.İkili mektuplaşmalarında genellikle 'Yaşamın Ucuna Yolculuk' kitabının basımı üstüne konuşuyorlar.

Kısacası Tezer Özlü ve hayatı hakkında bilgi almak isteyenler için tavsiye edebilirim.
111 syf.
·Puan vermedi
Bugün eski ben'lerimden biri olduğumu duydum,belki de ben bugün her şeyin sonundayım.Bu beni bunaltıyor.Gözlerinden öperim... özlemle...ne değişebilir ?
111 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Tezer'in cümlelerini her daim hayranlıkla okurum. Ve onun mektuplarının bulunduğu bir kitabı okumak bana sanki ona daha yakınmışım gibi hissettirir. Sanki Aşiyan'da değil de hemen yanı başımdaymış gibi. Ona karşı olan hayranlığım (hayranlık da doğru bir kelime mi emin değilim) kesinlikle nutkumun tutulmasını başaracak düzeyde. Tezer'i iç dünyamda öylesine büyütmüşüm öylesine yüceleştirmişim ki olay kelimelere gelince her biri kifayetsiz kalabiliyor.
Tezer'i daha önce okumamış biri için bu kitap, iki dostun arasındaki dertleşmelerin olduğu yahut özlemlerinin bulunduğu normal mektuplaşmalar olarak görülebilir. Hatta belki okurken okuyucunun sıkılmasına neden de olabilir. Lakin Özlü'yü okumaktan zevk alan, cümlelerine hayran kişiler için bu kitap ona biraz daha yaklaşmak için bir fırsat gibi. Keyifle okuyacaklarına da eminim.
111 syf.
·7 günde·9/10
Anı,mektup,günlük tarzında yazılmış kitapları okumayı seviyorum. Size hem bir dönemle ilgili bilgiler verir hem de yazanın duygularına tanıklık etmenizi sağlar.
Tezer Özlü ve Ferit Edgü edebiyatımızın iki önemli ismi. Bu iki isim arasında yazdıkları kitaplar,yaptıkları çeviriler ve sağlık sorunlarını yazdıkları mektuplara yer verilmiş kitapta. Okunmaya değer bir kitap.
109 syf.
Tezer Özlü sevdiğim yazarlardandır ve hayatını çok merak ettiğim bir yazardır. Eğer siz de merak ediyorsanız muhakkak okumalısınız. Sıradışı bir kadın.
111 syf.
·Puan vermedi
Tezer Özlü ile Ferit Edgü arasında geçen mektuplaşmaları konu alıyor açıkcası ben böyle dostluk görmedim.Bol bol edebiyattan,yazarlardan bahsediliyor.Kafka ve Dostoyevski olan hayranlıklarından.Tezer Özlü’nün o zamanlarda çıkacak olan kitabı “Yaşamın Ucuna Yolculuk”kitabının ilk basımında hatalar olduğunu Ferit’in ilk baskısını Tezere bir türlü ulaştıramamasından da bahsediyor.
Canım işe gitmek istiyor.
Kitaplar beni hiç ilgilendirmiyor,
canım hiç okumak istemiyor
ama birisi bana okusa dinlerdim.
Tezer Özlü
Sayfa 28 - sel yayıncılık
Burada bir ben var. Belki de bana benzemek isteyen birisi. Kafamın içinde her şey bir arada. Çocukluğum. Taşra. Erkekler. Sıkıntı. Ama kafam bomboş. Hiç bu kadar yalnız ve rahat olmamıştım. Bomboş.
Ferit Edgü
Sayfa 14 - Tezer Özlü

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Her Şeyin Sonundayım
Alt başlık:
Tezer Özlü - Ferit Edgü Mektuplaşmaları
Baskı tarihi:
Ağustos 2013
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755704494
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Her Şeyin Sonundayım
Her Şeyin Sonundayım
"Sevgili Ferit,
Bu sabah mektubunu bulmak, okumak, bana hem yaşamı hem de sonundaki ölümü daha dayanılır kıldı. Birden yüksek dağlar, henüz boz rengi olan yamaçlar, tepelerdeki beyaz kar, sessiz, küçük İsviçre köyleri anlam kazandı ve buraya geldim geleli ilk kez ayağım yere değdi..."

Muhteşem Bir Aklın Yansımaları

Türk edebiyatının lirik prensesi olarak tanınan Tezer Özlü'nün edebiyatla bütünleşmiş kişiliğinin izlerini bu kez çok yakın bir dostuna yazdığı mektuplarda buluyoruz. Tezer Özlü'nün Ferit Edgü'ye yazdığı ve ondan aldığı mektuplarda hem çok yakın iki arkadaşın birbirlerine açtıkları gizli dünyalarının, hem de iki benzersiz yazı ustasının edebiyat üzerine düşüncelerinin kapıları aralanıyor. 

Yaşamın edebiyata, edebiyatın yaşama dönüştüğü bir noktadan okurlarına seslenen Tezer Özlü, hayran olduğu yazarların izlerini yaşadıkları kentlerde aramıştı. Bizler de onun kırılgan ruhunun yansımalarını, yayımlandıkları dönemde birer başucu eseri olan kitaplarında ve mektuplarında görüyoruz.

"Her Şeyin Sonundayım"da ilk kez yayınlanan bu mektuplar, Türk edebiyatının iki ustası arasındaki dostluğun derinliğini yansıtmanın yanı sıra, muhteşem bir aklın arka odalarında yaşananları birinci elden göstermesi bakımından da önemli bir kitap.

Her edebiyatseverin gençlik yıllarında büyük bir heyecanla keşfettiği, ilerleyen dönemlerinde kütüphanesinin başköşesine koyduğu Tezer Özlü külliyatının yanında, "Her Şeyin Sonundayım"a da mutlaka yer açılmalı.

Kitabı okuyanlar 515 okur

  • DD
  • Baran Dolaş
  • Fatma ŞAHİN
  • Mustafa Meral
  • Gamze
  • Yıldız
  • Saadet avcı
  • Seher Tülay
  • Cansu
  • Nurgül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0.9
14-17 Yaş
%1.8
18-24 Yaş
%33
25-34 Yaş
%44
35-44 Yaş
%15.6
45-54 Yaş
%3.7
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.4
Erkek
%28.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55 (105)
9
%11 (21)
8
%16.2 (31)
7
%7.3 (14)
6
%3.7 (7)
5
%1 (2)
4
%0
3
%0.5 (1)
2
%0.5 (1)
1
%0