Eski Bahçe Eski SevgiTezer Özlü

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.788
Gösterim
Adı:
Eski Bahçe Eski Sevgi
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753631901
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Tezer Özlünün Bütün Yapıtlarını yayına hazırlayan Yapı Kredi Yayınları, yazarın kısa anlatılarını bu ciltte topladı. Yaşamöyküsel esintilerin coşkusundan delici gözlem gücüne kadar, yazarın iç dünyasının panaromasını sunuyor bu kitap.
Bitti...
Bunu demek benim için ne kadar zor bilmiyorsunuz.
Ama bitti...

https://www.youtube.com/watch?v=YJ__ja4QpMM

Bu bi' inceleme değil. Tezer'e yazmak istediğim bi' mektup ya da içimi dökmek istediğim bi' kağıt...

Ben bi' kadın tanıdım. Gülümseyen bi' kadın!
Öyle hiç fark etmediğim, hazırlıksız olduğum ve beklemediğim bir anda geldi girdi hayatıma.

O kadar güzel anlatmaya başladı ki kendimi hissedemez oldum. Ben kimin,neyim napıyorum diye sormaya başladım.
Bak diyordu "Bir İntiharın İzinde" gidiyorum. Ve bu "Yaşamın Ucuna Yolculuk" diyordu. Sanki beni de o uca taşırmış gibi.
Ve sanki benim de ellerimden tutuyordu.
Ama kabul, ben bu kadınla Yaşamın Ucuna da Yolculuk ederim...

Sonra bak dedi bu da hayatımdan "Kalanlar"
Hayatta hep eksilen insanlar olmuştuk. Eksiliyorduk da...
Ya da eskiden de dediğim gibi

"Eksiktik çoğu zaman
Ondan mıydı ki haykırışlarımız
Çoğu zaman sabaha karşı
Soğukta ve yalnızlıkta
Eksiktik bazen
..."

Ben bu hayata nasıl devam edeceğimi bilemiyordum. Ki hala da bilemiyorum...

Ama o kadın susmuyordu. Ben de susmasın diyordum "Lütfen lütfen hep konuşsun, hiç susmasın! " diyordum.

Bak diyordu bu da "Çocukluğun Soğuk Geceleri" Yalnızlıkla dolu, acıyla dolu, mutsuzlukla dolu.
Ben yine dinliyordum ama bu farklı bir dinleyişti benim için. Hiç bitmesin istiyordum "Lütfen hiç bitmesin!" diye yalvarıyordum.

Sonra da "Eski Bahçe-Eski Sevgi" dedi...
Eskileri anlattı bi' nevi.

Demiştim ya hani, bu bir inceleme değil diye. Bu benim kendime bile söyleyemediklerim, içimde saklı kalanlarım aslında...

Tezer, sen benim saklı yanlarımsın.
Geceleri soğuk ve ıssız kaldırımlarda otururken
Dizine başımı yasladığım kadınsın!
Sabahlara kadar dinlemek istediğim
Ve sabahların hiç olmasını istemediğim
Ki geceleri de hiç sevmememe rağmen...

Tezer sen benim aşık olduğum kadınsın...

Ne diyeceğimi ya da ne hissettiğimi bilmiyorum,bilemiyorum.
Ama hüzün hissediyorum, acı hissediyorum.
Her sözünün ardından biliyorum, bir gün kalkıp gideceksin.
Ve ben bu hayatı yalnız yaşamaya başlayacağım.

Sen Tezer'sin biliyorum.
"Her şeye hazırsındır. Gitmeye. Kalmaya. Yalnızlığa. Aşka."
Ama bi' farklılık olsun Tezer.

Bu sefer gitme, yanımda kal!
Dizlerine başımı koyayım ve ölümü bekleyelim beraber.
Sen yine bir şeyler anlat...

Aşık olunmaya değer tek kadın,
Seni Seviyorum!

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim.
Bu aslında bir inceleme değil. Bir kayıp ilanı sayılır. Ne zaman Tezer Özlü okusam bana çağrıştırdığı her şeyin yanında hep aynı insanı hatırlarım. Fakültede sınıf arkadaşım. İki zıt kutup olmamıza rağmen kitapların birleştirdiği iki insandık. Okul bitince birden ortadan kaybolduğunda anladım ki hakkında hiç bir şey bilmiyordum ve onu bulmam imkansız sanırım. Yine de burdan bir selam yollamış olmak isterim. Tüm sınıfı Tezer Özlüyle tanıştırdığı için. Ve bir de deliliğini meşrulaştırarak yaşama cesaretine sahip olduğu için. Hala ordaysan Edirne'ye özlemli bir selam gönderirim.. Güzel dosttun.

Kitaba geçecek olursam. Uzun bir süre okuduğum kitabın bu olup olmadığına emin olamadım. Benim okuduğum pdf kitaptı ve adı 'Eski Bahçe'ydi. Hal böyle olunca incelemelere baktım. İncelemeleri genelde kitabı bitirdikten sonra okurum. Hiç kimsenin etkisi altında kalmadan okuyabilmek için kitabı. Bendeki ilk basımın pdfsi olabilir bilemiyorum. Çokta önemli değil. Tezer Özlü mevzü bahis. Yemek tarifi yazsa okunur :) (Gerçekten yemek tarifi yazsa bol acılı bir yemek olurdu herhalde)

Eski Bahçe'de hayatındaki bir çok insanın portresini çizmiş. Babaanne, baba, kardeş,arkadaşlar. Aileden en çok babası ve babaannesi dikkat çekerken arkadaşlarından en çok Hayalet Oğuz ve Zeynep dikkatimi çekti. Oğuz Atay'ın Selim'i gibiydi bence Hayalet Oğuz. Ve başka biri gibi çok yakından bildiğim biri. O pek Hayalet gibi geçmez insanların hayatından. Onun geçtiği yer bellidir. Sevgi değil ot bile yeşermez onun geçtiği yürekten belli bir süre. Ama hayata, eşyaya, paraya ve insanlara verdiği değer açısından çok benzer buldum ikisini. Hayalet Oğuz'a O'na üzüldüğüm gibi üzüldüm.

Ve Zeynep, benim gibi miydi sanki biraz ? Bazı noktalarda ayrılsakta ortak noktalarımız vardı. Acı bir gülümsemeyle okudum Zeynep'i. İlk kez bir Zeynep hakkında iyi bir şey yazıyorum. Kitap karakterleri dahil :) Zeynep'le ayrıldığımız noktalarda Tezer'le ortaklaştık. Her anlattığı kişide, şehirde aslında bir köşesine kendini iliştirmişti yazdığı tanımların. Yani Hayalet Oğuz, Zeynep, babası, babaannesi, İstanbul, İzmir, Antalya, Termessus.... hepsini toplarsanız Tezer eder.

Bazen Tezer Özlü müstehcen yazıyor diyen arkadaşlarla karşılaşıyorum. Bilmiyorum müstehcenin tanımını nasıl yapmalıyız ? Ve eğer öyleyse bile beni rahatsız etmiyor hiç Tezer'in müstehcenliği. Böyle yazmasını gerçekçi oluşuna ve bazı psikolojik sebeplere bağlıyorum. Bahsettiği rüyaların psikolojik çözümlemesini yapan olursa bizde anlarız derdi neymişte böyle yazmış :) Benim için sorun teşkil etmiyor velhasıl. Bence Tezer Özlü okunmalı. Hem de bir kere değil ara ara tekrar tekrar okunmalı. Ama gerçekçi olanlar okumalı. Hayatın toz pembe olduğuna inanmak isteyip, o toz bulutu içinde önünü görmeden, gireceği çukura kadar manasızca yürüyenler değil. Zira onların canını benimkini acıttığından daha çok acıtacaktır Tezer.

Ben Tezer Özlü'ye bir şarkı armağan etsem Yasemin Levy'den olurdu çünkü aynı içsel acıyı yansıttıklarını düşünüyorum;
https://youtu.be/uQYQT83rzs4
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.005 Oy)17.371 beğeni39.211 okunma2.047 alıntı164.102 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.793 Oy)8.079 beğeni25.817 okunma614 alıntı125.710 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.954 Oy)12.401 beğeni31.545 okunma2.695 alıntı131.606 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.398 Oy)8.351 beğeni22.637 okunma1.405 alıntı104.627 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.921 Oy)8.304 beğeni23.064 okunma1.114 alıntı111.936 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.935 Oy)3.460 beğeni11.603 okunma1.026 alıntı47.293 gösterim
  • Aylak Adam
    8.3/10 (2.080 Oy)1.866 beğeni6.282 okunma1.261 alıntı28.870 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.565 Oy)4.915 beğeni15.627 okunma807 alıntı53.969 gösterim
  • İçimizdeki Şeytan
    8.6/10 (3.578 Oy)3.853 beğeni11.199 okunma1.762 alıntı60.277 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.776 Oy)7.304 beğeni20.413 okunma657 alıntı78.799 gösterim
Kitap içeriğinde birbirinden bağımsız yaşandığını umduğum hikayelerle dolu. 1970-80'li yıllarda karşılaşmış olduğu gözlemleri farklı bir dille anlatmış. İçinde en çok dikkatimi çeken "Hayalet Oğuz"olmuştur. Yazdıklarında ufku çok geniş ve hoyratça yaşamış bir kadın görüyoruz. Kitap kapaklarındaki gülen yüzlü duruşu sanki gerçekte pek sürmemiş gibi duruyor. Galiba birkaç kitabını daha okuyacağım. Herkese iyi okumalar.
İlk incelememi Tezer Özlü gibi güçlü bir kalemin kitabı hakkında yapmak ne kadar doğru bilmiyorum. Ne kadar yanlış onu da bilmiyorum. Tezer Özlü ile tanışmam aslında biraz komik oldu. Kızılay'da bir kitabevinde Çocukluğumun Soğuk Geceleri kitabının-ve diğer kitaplarının- kapağında basılı olan fotoğrafını gördüm. Yüzü bana önceki yıllarda yayınlanan Behzat Ç. adlı dizideki Savcı Esra karakterini hatırlattı şimdi utanarak söylesem de bunu Tezer Özlü'yü Savcı Esra zannederek kitaba yöneldim. Şimdi bana başka bir bakış açısı kazandıran yazar o gün biraz hayal kırıklığına uğratmıştı. Sonra incelemeye başladım kapağı. Burada bilmediklerime bir yenisini eklemek istiyorum. Bir kitap kapağı insana neleri düşündürebilir ? Tezer Özlü bana insanı ve insana dair her şeyi düşündürdü. Acıyı,sevinci,özlemi,unutmayı,hatırlamayı,yorgunluğu,yoğrulmuşluğu..

Eski Bahçe & Eski Sevgi yazarın öykülerin derlenmesiyle ve bazılarına yayın evinin kendi başlıklarını eklemesiyle oluşturulmuş bir kitap. Yazılan öyküleri okurken başlangıçta kendinizi hayatın tam içinde buluyorsunuz gerçeklik sizi o anı yaşamaya itiyor, biraz ilerleyince bir tiyatro sahnesinde oluveriyorsunuz ve o zaman anlıyorsunuz yazar gerçeği ve hayali iç içe yazmış yetmemiş yaşatmış. Toparlayayım diyorsunuz bir cümleye değiyor gözleriniz ve daha fazla dağıtıyorsunuz.

Kitabı okurken içinde bulunduğumuz ruh hali önemli. Sayfa sayısı az olmasına rağmen sizi günlerce kendinde alıkoyabilecek bir kitap.

İncelememi yazarın " Bu gece düşleyecek hiçbir güzel şey yok. " cümlesi ile bitirip insana dair düşünmeye gidiyorum. Keyifli okumalar. :)
AH Tezer özlü ah sen ne yazarsan içten yazarsın lirik prensesim ama Tezer Özlü tarzını sevmeyen arkadaşlara sıkcı gelebilir..Melankoli vardır kitaplarında dünyayı sorgular kendine dönüktür.
İyi kitap dediklerimizin bile bu kitabın yanında hiç kaldığını görmüş oldum. İyi oldu.. Güzel oldu.. Bu kitapla öykünün bir başka dalına adım atmış oldum.
Bildiğiniz öykü kitaplarından bir değil, yazarın kendi için yazdığı notlar gibi sanki, okurken kendi iç dünyasına, bilinç altına yolculuk yapıyorsunuz, bu yüzden bazen zorlayabilir. Şimdiye kadar okuduğum kitaplarında olduğu gibi burada da yazar cinsellikle ilgili o kadar rahat yazıyor ki, kitapları yazdığı yıllara göre ve üstelik kadın yazar olmasından dolayı, cesaretine şaşırıyorum. Farklı, sıradışı bir insan ve sıradışı yazılar. Yazarı tam analamak için bir eseri bence bir kaç defa okunmalı ve Tezer Özlü'nün hiç kitabını okumayan bence okumaya bu kitaptan başlamamalı... İlk romanı Çocukluğun Soğuk Geceleri belki de başlangıç için daha iyidir..
Şöyle bir yorumlara göz gezdirdim ama sanıyorum tek beğenmeyen ve ortanın altında bulan tek kişiyim. Birincisi şu kelimeleri tek tek yazma olayının neyi güzel anlam veremedim. Yıkık. Kırık. Çıkık. Vs. Kafiye düzeni mi belirliyoruz acaba? Tek kelimelik bir şey yazılacağı zaman bence uzun cümlelerden sonra vurgu amaçlı olmalıdır. Beni çok rahatsız etti bu durum.
Konulara gelince umarım bu kitabı intihara meyilli birisi okumaz. Çünkü bu kadar melankoli ve ölüm muhabbetini kaldıramazdı. Sürekli kadınları erkek organıyla görme ilginçliğine ise ne denir bilemedim. Şizofreni mi yoksa cinsel bir rahatsızlık mı? Yazarın kendinden, kendi hayatından bir şeyler kattığı doğrudur tabii ki ama bu neden kitabı daha iyi kılsın ki? Bilemiyorum, bunları yazdığım için linç yiyecek gibi hissediyorum… :D
Tezer Özlü'nün bu kitabı diğer kitaplarında olduğu gibi, mekan olay ve zamanı öyle güzel işliyor ki, okuduğunuz anda zamanda yolculuk yapıyorsunuz sanki. Sizi alıp o zamana ve o mekana götürüp size anlattığı hikayeleri o anda yaşıyor hissi veriyor.
Betimlemeleri oldukça başarılı bir şekilde işlenmiş. Tezer Özlünün bu yapıtında da o hüznü buram buram hissedeceksiniz. Keyifli okumalar dilerim şimdiden
Tezer... "Canım yazarım" diyorum ben ona. Her kitabı bittiğinde "keşke daha fazla eser bıraksaydı" diyorum. Ardında kalanlar bizler için yeterli değil. Tezer severler için yeterli değil maalesef.
.
.
Ablası Sezer Duru'nun yazmış olduğu Tezer Özlü'ye Armağan kitabını okurken bu kitabının ismi çok geçiyordu. Özellikle de Hayalet Oğuz adlı hikâyeyi merak ediyordum. Doğrusunu demek gerekirse ben Hayalet Oğuz'u, Oğuz Atay sanmıştım. Böyle ufak karışıklıklar olur ama ya. Hayalet Oğuz çok zayıf olduğu için bu lakap ile çağırılıyormuş. Kitapta da en sevdiğim hikâyelerden biri oldu zaten.
.
.
Bu kitabı da sevdim ama yazarın diğer kitapları daha da güzeldi bana göre. Kısa kısa öyküler mevcut kitapta.
Türk edebiyatının gamlı prensesi...
"Yaşamı cesur yaşamak gerek. Yaşamı doyarak yaşamak gerek. Yaşamı insafsızca yaşamak gerek. Yaşamı sert. Yaşamı sert yaşamak gerek. "
O kadar güzel ve o kadar zor ki onun cümlelerini sindirebilmek...
Yazarın anlatımının başarılı olduğunu, kitabını okurken içimi kaplayan melankoliyi farkettiğimde anladım.Hele "Navona Meydanı"nı öyle bir betimlemiştir ki, Roma'ya gidip gezmekle eşdeğer diyebilirim.
Yaşamı cesur yaşamak gerek. Yaşamı doyarak yaşamak gerek. Yaşamı insafsızca yaşamak gerek. Yaşam sert. Yaşamı sert yaşamak gerek.
" Çevremde, çocukluğumun geçtiği kentlerde, insanlarda bir tatsızlık, bir anlamsızlık var. "
Bütün büyük olayları güncel olaylar gibi algılamaya koşullandırıldık. Evimizin kapısı kırılabilir. Silahlar üzerimize dayanabilir. Bunlar günlük olay. Neresinden tutacağız bu ülke üzerine kabus gibi çöken yaşamı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eski Bahçe Eski Sevgi
Baskı tarihi:
Mayıs 2015
Sayfa sayısı:
124
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753631901
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Tezer Özlünün Bütün Yapıtlarını yayına hazırlayan Yapı Kredi Yayınları, yazarın kısa anlatılarını bu ciltte topladı. Yaşamöyküsel esintilerin coşkusundan delici gözlem gücüne kadar, yazarın iç dünyasının panaromasını sunuyor bu kitap.

Kitabı okuyanlar 469 okur

  • Kerem Bilaloglu
  • Esengül Özçelebidir
  • feyza d.
  • İlgi Uğuroğlu
  • Ecemsu Seda Güngör
  • Mehmet Anbarcı
  • Alaattin Demirci
  • Ekin Solmaz Taze
  • Nur Akdemir
  • Furkan Deniz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.1
14-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%34
25-34 Yaş
%38.8
35-44 Yaş
%13.3
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.8
Erkek
%28.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (31)
9
%18.5 (23)
8
%22.6 (28)
7
%20.2 (25)
6
%6.5 (8)
5
%2.4 (3)
4
%1.6 (2)
3
%0.8 (1)
2
%1.6 (2)
1
%0.8 (1)

Kitabın sıralamaları