Eski Bahçe Eski Sevgi

7,8/10  (87 Oy) · 
351 okunma  · 
82 beğeni  · 
2.972 gösterim
Tezer Özlünün Bütün Yapıtlarını yayına hazırlayan Yapı Kredi Yayınları, yazarın kısa anlatılarını bu ciltte topladı. Yaşamöyküsel esintilerin coşkusundan delici gözlem gücüne kadar, yazarın iç dünyasının panaromasını sunuyor bu kitap.
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • ISBN:
    9789753631901
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
İpek Kamuran 
30 Oca 09:43 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bu aslında bir inceleme değil. Bir kayıp ilanı sayılır. Ne zaman Tezer Özlü okusam bana çağrıştırdığı her şeyin yanında hep aynı insanı hatırlarım. Fakültede sınıf arkadaşım. İki zıt kutup olmamıza rağmen kitapların birleştirdiği iki insandık. Okul bitince birden ortadan kaybolduğunda anladım ki hakkında hiç bir şey bilmiyordum ve onu bulmam imkansız sanırım. Yine de burdan bir selam yollamış olmak isterim. Tüm sınıfı Tezer Özlüyle tanıştırdığı için. Ve bir de deliliğini meşrulaştırarak yaşama cesaretine sahip olduğu için. Hala ordaysan Edirne'ye özlemli bir selam gönderirim.. Güzel dosttun.

Kitaba geçecek olursam. Uzun bir süre okuduğum kitabın bu olup olmadığına emin olamadım. Benim okuduğum pdf kitaptı ve adı 'Eski Bahçe'ydi. Hal böyle olunca incelemelere baktım. İncelemeleri genelde kitabı bitirdikten sonra okurum. Hiç kimsenin etkisi altında kalmadan okuyabilmek için kitabı. Bendeki ilk basımın pdfsi olabilir bilemiyorum. Çokta önemli değil. Tezer Özlü mevzü bahis. Yemek tarifi yazsa okunur :) (Gerçekten yemek tarifi yazsa bol acılı bir yemek olurdu herhalde)

Eski Bahçe'de hayatındaki bir çok insanın portresini çizmiş. Babaanne, baba, kardeş,arkadaşlar. Aileden en çok babası ve babaannesi dikkat çekerken arkadaşlarından en çok Hayalet Oğuz ve Zeynep dikkatimi çekti. Oğuz Atay'ın Selim'i gibiydi bence Hayalet Oğuz. Ve başka biri gibi çok yakından bildiğim biri. O pek Hayalet gibi geçmez insanların hayatından. Onun geçtiği yer bellidir. Sevgi değil ot bile yeşermez onun geçtiği yürekten belli bir süre. Ama hayata, eşyaya, paraya ve insanlara verdiği değer açısından çok benzer buldum ikisini. Hayalet Oğuz'a O'na üzüldüğüm gibi üzüldüm.

Ve Zeynep, benim gibi miydi sanki biraz ? Bazı noktalarda ayrılsakta ortak noktalarımız vardı. Acı bir gülümsemeyle okudum Zeynep'i. İlk kez bir Zeynep hakkında iyi bir şey yazıyorum. Kitap karakterleri dahil :) Zeynep'le ayrıldığımız noktalarda Tezer'le ortaklaştık. Her anlattığı kişide, şehirde aslında bir köşesine kendini iliştirmişti yazdığı tanımların. Yani Hayalet Oğuz, Zeynep, babası, babaannesi, İstanbul, İzmir, Antalya, Termessus.... hepsini toplarsanız Tezer eder.

Bazen Tezer Özlü müstehcen yazıyor diyen arkadaşlarla karşılaşıyorum. Bilmiyorum müstehcenin tanımını nasıl yapmalıyız ? Ve eğer öyleyse bile beni rahatsız etmiyor hiç Tezer'in müstehcenliği. Böyle yazmasını gerçekçi oluşuna ve bazı psikolojik sebeplere bağlıyorum. Bahsettiği rüyaların psikolojik çözümlemesini yapan olursa bizde anlarız derdi neymişte böyle yazmış :) Benim için sorun teşkil etmiyor velhasıl. Bence Tezer Özlü okunmalı. Hem de bir kere değil ara ara tekrar tekrar okunmalı. Ama gerçekçi olanlar okumalı. Hayatın toz pembe olduğuna inanmak isteyip, o toz bulutu içinde önünü görmeden, gireceği çukura kadar manasızca yürüyenler değil. Zira onların canını benimkini acıttığından daha çok acıtacaktır Tezer.

Ben Tezer Özlü'ye bir şarkı armağan etsem Yasemin Levy'den olurdu çünkü aynı içsel acıyı yansıttıklarını düşünüyorum;
https://youtu.be/uQYQT83rzs4