Kalanlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
11171
Gösterim
Adı:
Kalanlar
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
76
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753633084
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Doğumum bile bir kökünden kopma idi. On yaşıma kadar, çevremi, özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım... Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım... Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. Dünyayı kavradığını sandım... Kırk yaşındayım. Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum... Kendimi öldürmeye çalışıyorum... Özlemlerim kalmadı. Bıraktım. Hepsini kendi ve benim dünyamı anlamaları için bıraktım... Ve bana ölümsüzlerin sonsuz acıları kaldı." Efsane sahibiyle yüzleşiyor.
76 syf.
·2 günde·Beğendi
*Bu incelemenin çok büyük bir kısmı Tezer Özlü'nün kitaplarında geçen sözlerden oluşmaktadır. Tezer Özlü okumayanların içi rahat olsun, hangi cümlenin alıntı olduğu anlaşılmayacağından spoiler mevzusu yoktur.

O kendini anlattı. Ben yazdım. Siz de dinleyin:

"Ölemiyorum... Eylül 1943. Doğdum. Nerde doğduğumun önemi yok. Ben belli bir ülkesi, yeri olmayanlardanım. Daha doğduğum zaman koptum köklerimden, annemden, babamdan, insanlardan. Ne kadar yaklaşırsam o kadar koptum. On yaşıma kadar çevremi, çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım. Büyüdü, büyüdü, büyüdü. Bu sessizlikte kayboldum. Ölemiyorum... Yirmi ile otuz yaşına geldim. Aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım. Ama ne garip sınırlar kadar hiçbir sınırlamadan sıkılmadım. Kurallara karşı çıktım. Ve beni okyanus gibi yalnız bıraktınız. Ölmek istedim, dirilttiniz. Aç kaldım, serum verdiniz. Delirmek istedim, kafama elektrik verdiniz. Yazı yazmak istedim, tutunamazsın dediniz. Ama yazdım. Neden yazdım peki? Dünya acılı olduğu için, duygular taştığı için. Sözcüklerin tümü içimden çıkmadan uyuyamayacağım için. Neden yazdım? Karşıma çıkan her şey yetersiz. Soluduğum her şey yetersiz. Dalgalar, odalar, mekanlar, sevgiler yetersiz. Suların tadı yetersiz. Günlerin uzunluğu yetersiz. Haftaların günleri yetersiz. Bu boşluğu doldurmak için yazdım. Artık sokaklardayım. Yaşamın olduğu sokaklarda. Kaçıyorum ve kaçmıyorum. Birbirine yabancılaşmış, çürümüş, fabrika insanına dönmüş sizden; düzeninizden, okul anlayışınızdan, namus anlayışızdan, başarı anlayışnızdan kaçıyorum ve kaçmıyorum. Aranızda dolaşmak için giyindim. Hem de iyi giyindim sırf iyi giyinene iyi değer verdiğiniz için. Ölemiyorum... Sevdim, aşık oldum. Aşk acısıda çekmedim. Nasıl çekerdim dünyanın verdiği acı daha güçlüyken? Bu acı da olmasa yeşil yapraklar üzerindeki güneş ışınlarının anlamı olmazdı. Pavese'yi Torino'da, Svevo'yu Trieste'de, Kafka'yı Prag'da sevdim. Peşlerinden gittim. Onların acısını aradım. En çok Pavese'yi sevdim. Pavese'nin intihar acısını buldum. Ondan sonra acıyı mutluluk olarak tanımladım. Sonra kendi mutluluğumu, intiharımı aramaya başladım. Ölüm düşüncesi izledi beni. Gece gündüz kendimi öldürmeyi düşündüm. Ama ölemedim, ölemiyorum...
Kırklı yaşlardayım. Uzun zamanım kalmadı. Kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum. Çok yoruldum. Taşıyamayacağım kadar yaşantı üslendim. Artık ağır geliyor. İnsanları kendi dünyalarını anlamaları için bıraktım. Anlamadılar. Ve bana ölümsüzlüklerin sonsuz acıları kaldı. Size ne bıraktım? Birkaç kitap, birkaç söz, birkaç anı.(Bu kitapta da size yayımlanmamış anılarımı, öykülerimi, sözlerimi bıraktım.) Bu tarihi unutmayın: 18 Şubat 1986. Küçük dünyanız sizin olsun dostlarım. Öldüm."
76 syf.
·11 günde
Tezer Özlü nedense kafamda Nilgün Marmara, Sylvia Plath ve intihar üçgeninde yer alıyordu. Sylvia' yı özellikle seviyorum, Nilgün Marmara, Virginia Woolf, Didem Madak ve Tezer Özlü de ona bağlı olarak ilgimi çeken yazarlar arasında. Ve bir incelemede aşağıdaki gibi bir yazıya denk gelince ve yazılanlar tam olarak benim Sylvia ile ilişkimi anlattığını görünce etkilenip, okumaya başlamak için gecikmemeliyim diye düşündüm.

<Depresif haldeyken hep Tezer okurum, yalnızlığımı onunla paylaşmak için belki, belki de yalnız olmadığımı anlamak için.

Mazoşistim, onun acısını kendi acıma katıp içinden çıkılmaz bir hale getiriyorum.

Bu kitapta Tezer’den kalanlar var.
Ardında bıraktıkları.
Yaşadığı anların notları.
Anlarının anıları.
Başkaldırma anları.>

Kitaba gelince ise yazarı sevdiğim yazarlarla anıldığı için ve bu kitap ondan geriye kalanlar olduğu için benim de sevdiğim kitaplardan biri olacak duygusuna kapılmıştım, ancak ilk başlarda kitaba dahil olamadım(benden mi, kitaptan mı kaynaklı bilemem). Kitabın ortalarına doğru sanırım Sylvia gibi sevemeyeceğim diye düşünüyordum. Fakat sonlara doğru ilgimi çekmeye başladı. Ancak yine de özellikle bir duygusal bağ kuramadım. Sanırım bir insan olarak değil bir yazar olarak sevdiklerim arasında yerini alacak.

Tezer Özlü okumaya yanlış kitapla da başlamış ola bilirim. Diğer Kitaplarını okuduktan sonra bunu okumak kitabı daha anlamlı kılacağını düşünüyorum.
76 syf.
·Beğendi·8/10
Canımın içi Tezer Özlü


Bu kitapta tezerden kalanlar var
Ardında bıraktıkları. Yaşadığı anların notları. Hiç yayımlanmamış. Ama yayımlanmak üzere yazılmış.
Evet, anları severdi tezer.
Onları yazdı. Acıyla, Yalnızlıkla, ama aynı zamanda coşkuyla, aşkla dolu anlarını.
Anlarının anlarını
Başkaldırma anlarının....


Kitap kısa kusa 7 bölümden oluşuyor.
. gece, gündüzün devamı değildir.
. Ben, belli bir ülkesi olmayan insanlardanım.
. Özlem’in içindeyim şimdi. Ama özlemeye gene de devam ediyorum.

Okunası kitap
76 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
ARTIK BENİ BENDEN ALSINLAR. ATSINLAR BİR ÇÖP TENEKESİNE!!!

42 yaşında öldü...
İntihar değil onu öldüren, kanser.

Canın acısın ama ağlama!
Vurul ama ölme!
Ateşe versinler ama yanma!

Direndikçe karanlığa gömülen bu genç ve ölü kadın, yalnızlığını ve mutsuzluğunu Pavese ve Kafka İle pekiştirir.
Damarlarına ölüm enjekte edilmiş , hayatı kendinden çekip alınmış Tezer acıyla bağlantılı bir mutluluğu yaşar.

Pek çoğumuz gibi aydınlık bir sabaha uyanır ama her akşam
acı bir yorgunluğun kucağına büzülür.

Sonra da gökyüzünde, gün batımında, karanlıklarda yitip gitmek ister.

Beş yıl tıbbi yardım görür , elektrik şoklarıyla acıları silinmeye çalışılır.
Onunki sessiz bir acıdır...
Ama iki dünyaya da ait hissetmez kendini ve “hiçbir yerde yaşamamaya” hüküm giyer.

Yolcudur Tezer...

Bitirilmişliğin yolcusu...
Başlangıcı olmayan yolculuğun yolcusu...
Kendi çevresinde dönen yolculuğun yolcusu...

“Dünyanın benden ne istediğini, benim de ondan ne isteyeceğimi öğreneceğim.” der de hangimiz öğrendik ki?
Dünyanın bizimle bir zoru varsa umarım öğreniriz ölüm bizi bulmadan!

Nasıl yaşıyoruz?
Boşlukta...
Yitirdiğimiz sevgilerle...
Bizim olmayanla...
Acının sonunda...
Acı ile...

Herkes gibi olmak ister aslında Tezer :
Yollarını yürümeyenler gibi...
Duygularını ölçülü yaşayan...
Acılarına acımayan...
Uykularını uyuyanlar gibi...
Ama olamaz.

ACILARINDAN KALANLAR

Bu kitapta Tezer’den kalanlar var.
Ardında bıraktıkları.
Yaşadığı anların notları.
Anlarının anıları.
Başkaldırma anları.

Kesik cümleler, tek kelimelik cümleler, iç çekişler, kıvranışlar, yalın bir dille ızdırabını haykırdığı anlatılar...

Depresif haldeyken hep Tezer okurum, yalnızlığımı onunla paylaşmak için belki, belki de yalnız olmadığımı anlamak için.

Mazoşistim, onun acısını kendi acıma katıp içinden çıkılmaz bir hale getiriyorum.
ACILARDAN ARTA KALAN.....
76 syf.
·1 günde·7/10
Çeşitli zaman aralıklarında yazılmış olan "Kalanlar" da yaşamı sorgulatan cümleler yer alıyor.
Yer yer günlük tarzında, yer yer sadece cümlelerden oluşan kısımlarıyla ve kısa öyküleriyle de bezenmiştir.
Bazen okuduklarımı anlamak da zorlansam da sevdim.
Tezer Özlü'nün farklı ve insanı içine çeken bir üslubu var.
Derin ve dokunan bir kitap oldu.

*Bu sabah yağmuru neden bu kadar çok sevdiğimi anladım. Ağlayan bir yüreğe benzediği için..
62 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ondan "kalanlar" ı okurken aslında bize "elimizde olanlar"a sahip çıkma duygusunu aşılıyor ..

Onu yıkıma götüren bu "acı" bağımlılığı
Bize "her şey gelip geçer " olarak aksediyor .. bana öyle en azından ..

Bir mekana ,bir duyguya ,bir insana ,bir şehire _ancak_ "bir" "zaman zarfında " bağımlı kalmak gerek .. özellikle seni yoruyor ve yıpratıyor ise .. sonrası bir "çözüm " aşaması olmalı

Bu sebeple duygusal değil "matematiksel " olmalı hayat . . Çöz ve yola devam et ..

Aşılmayacak acılar var mıdır ?

Vardır mutlaka, büyük kayıplar "ölüm" ler yaşıyoruz hayatlarımızda ve belkide en yakınlarında ,hatta kendi bedenimizdeki sinsi hastalıklarla uğraşıyoruz ,savaşıyoruz ...

"Savaşmak " güzel bir kelime aslında insanı dinç tutan ,hayata bağlayan ..

Hayat ..

Bu "acı " ya "aşık olmak" kendini "bırakmak " ve "vazgeçmek" olmamalı .. nefes aldığın sürece her yeni doğan gün senin için bir fırsat ..
değişmek için ..
..güzelleşmek için
.. çalışmak için
... okumak için
...büyümek için vs vs vs ..

Belki de Tezer Özlü okumak ..
bir "kendine gel " tokatı bizler adına ..

Onun vazgeçişleri bize dinamik ..
Belki sırf bu nedenle bile okuyup tanımaya çalışmalısınız Özlü'yü

Herkes yaşaması ne gerekiyorsa onu yaşar çok içsellestirip "ah Tezer" li cümleler kuramıyorum onun hakkında okuduğum üçüncü kitabı henüz ..

Sadece seçtiği yolda ilerlemiş ..

Dönmek isteği zamanlarda ise "çok geç " tabelası çıkmış karşısına .. ışte o kırmızı tabela __kırmızı hattı geçtin !!! demeden bize ...
Doğru yerlerde doğru dönüşler yapmak gerek diye düşünüyorum kitabı bitirdigimde ...

Elden geldiğince ..
hayata sahip çıkıp direksiyonu kimseye vermeden yola devam ...

Şimdi çıkıp gökyüzüne bir bakın ..
Çünkü Gün _Aydın. .


Iyi okumalar ...
76 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Tezer Özlü... İçini döktüğü eseri. Ondan geriye kalanlar. Tezer seni kimseler anlayamaz. Kim bilir ki dünyada hassas olarak yaşayan insanların, derinlerindekileri? Kimler bilebilir ki acılarını? Kadınız ya hani, çok konuşuyoruz ya biz, tek derdimiz anlattıklarımızdan ibaret sanarlar. Acı deyince de sanki sadece aşk acısı yaşıyoruz sanarlar. " Aşk acısı çekmedim hiç, çünkü dünyanın verdiği acı her zaman güçlüydü. " Senin bu cümleni diğer insanlar anlar mı? Dünyanın verdiği acıya katlanabilmek için , ruhsal bunalımlara girip de elektroşok almanı, bunu sana uygulamalarını anlayabilirler mi? Kadın yazar neden mi yok hala yok mu diyorsunuz? Araştırın. Dünyadaki kadın yazar ve şairlerin hiç biri anlaşılamamış olup, sonları klinik tedaviler ve bir şekilde de ya intihar ya da hastalık ile son bulmuştur. Bunların sebebi ne mi ? Tezer Özlü ' nün de dayanamadığı her türlü baskı...Ne yazık ki bu hiç değişmedi....
76 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kalanlar...

Güzel bir kitabı elinize aldınız. Bi kadın var ve de bi isim, Kalanlar...

Kalanlar aslında ne demek? Ya da neden gülüyor bu kadın?
Bazı insanlar gider, bazıları ise çoktan gitmiştir.
Peki ya kalanlar?

İşte o Kalanlar biziz. Geceleri uyuyamayıp gökyüzüyle dolmak isteyenler sonra da yıldızlara taşanlar...
Yahut ölmek isteyip yaşamaya zorlananalar...
Ağır ağır ölenler ya da yavaş yavaş yaşayanlar...
Yalnızlar, Tezer'in de dediği gibi; insanların arasındaki yalnızlar...
İşte Kalanlar bence sen demek. Orada köşe başında bekleyen yalnız çocuk demek.
Ellerini cebine atıpta saatlerce yürüyen yürüyen çocuk adam demek.
Bi' sokak başında sigara içen kadın demek.
Ben demek Biz demek...
O yüzden Kalanlar biziz ve bu kitapta bizi anlatıyor.

Kusura bakmayın bu kitabı başka bir şekilde anlatamazdım. Tezer Özlü'ye ilk gördüğüm anda aşık olmuştum zaten.
Ve benden sebeplerimi açıklamamı beklemeyin.
Şairin de dediği gibi:
"Sebepsiz sevmektir Aşk
Nedeni olmadan bağlanmak birine"

İşte ben Tezer'e böyle bağlandım.
Elinize alıp hiçbir zaman bırakamayacağınız bir kitap...

Bu kitabı da bana hediye eden Beyza Demir'e çok teşekkür ederim.
Tezer Özlü Okuma Etkinliğimize katılmak için buyrun: #30470051

Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim...
76 syf.
Salata suyuna ekmek banmak...

Bol yeşillikli miss gibi bir mevsim salatanın dibinde biriken ekşisiyle, tuzuyla en güzel şey.

Kalanlar'ı bitirdikten sonra aklıma gelen ilk tabir... :)

Kitabı okurken de, okuduktan sonra da diğer Tezer Özlü kitaplarından sonra okumam gerektiği düşüncesi oluştu kafamda çünkü Tezer Özlü'yü diğer kitaplarında daha iyi tanıyabileceğim, diline alışabileceğim gibi geldi.
Yani durum böyle olunca da ben salataya suyundan başladım ve ekmeğimi bandım. :) :)

...
Tezer Özlü'yle iyi ki tanıştım. Onun o kısacık cümlelerinden ve hatta bazı bazı tek kelimelik cümlelerinden öyle keyif aldım ki, gittiği her şehre, her parka ben de gittim, bindiği her trene ben de bindim, konuştuğu her insanın yanında ben de vardım. Her betimlemesi kare kare canlandı tam karşımda...
'Yazdıkları ya yaşamla örtüşür, ya da düşlerle, ya da her ikisiyle de.' kitabına yazdığı bu cümlenin öyle hakkını vermiş ki yaşadığı her anı, düşlediği her hayali ince ince işlemiş...
Kendi için örnek teşkil eden üç yazarın peşini asla bırakmayışı aynı zamanda beni bir hayli etkiledi.

Kitap ve Tezer Özlü için aslında aklımda çok şeyler daha var ama bu kadarını dökebildim kelimelere, çok çalışmam lazım daha fazlası için. :)

Kitapla kalın hep iyi kalın...
76 syf.
·Beğendi·8/10
Hep yanıbaşımda ölüm.
Dinliyorum ağzından çıkanı.
Tek duyduğum kendimim...

Tezer Özlü

Sarı saçları, iri gözlerinde uzun bir şaşkınlık...
Hayatını kendi içinde yaşayan çılgın bir kadın.

Tezer Özlü

Anlıyorum. İç sıkıntın hiç bitmiyor.
Yazmak rahatlatıyor seni.
“İnsanın başkalarına söyledikleri, kendi duymak istedikleridir. Yazdıkları, okumak istedikleridir. Sevmesi, sevilmeyi istediği biçimdedir.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalanlar
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
76
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753633084
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Doğumum bile bir kökünden kopma idi. On yaşıma kadar, çevremi, özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım... Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım... Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. Dünyayı kavradığını sandım... Kırk yaşındayım. Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum... Kendimi öldürmeye çalışıyorum... Özlemlerim kalmadı. Bıraktım. Hepsini kendi ve benim dünyamı anlamaları için bıraktım... Ve bana ölümsüzlerin sonsuz acıları kaldı." Efsane sahibiyle yüzleşiyor.

Kitabı okuyanlar 2.107 okur

  • Doğan Gülhan
  • Melike
  • Deniz Sultan
  • Talha Firat
  • Deniz
  • Dilara
  • Gözde Demir
  • rumeysa
  • Apo Sırtlan
  • Mahsun akın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%32.7
25-34 Yaş
%35.5
35-44 Yaş
%15.3
45-54 Yaş
%6
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%74
Erkek
%25.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.2 (182)
9
%18.2 (100)
8
%25 (137)
7
%12 (66)
6
%5.3 (29)
5
%3.1 (17)
4
%2 (11)
3
%0.4 (2)
2
%0.4 (2)
1
%0.5 (3)

Kitabın sıralamaları